Yargıda Yeni Dönem İddiası: Süresiz Nafaka Uygulaması Kalkıyor mu?
Adalet Bakanlığı ve AK Parti tarafından hazırlandığı iddia edilen yeni yargı düzenlemesi taslağına göre, süresiz nafaka dönemi kapanıyor. Evlilik süresine bağlı olarak 5, 7 ve 12 yıllık sınırların getirilmesi beklenen düzenlemenin, 2026 Mart ayı sonrası TBMM gündemine gelmesi öngörülüyor. Henüz resmiyet kazanmayan bu kulis bilgisi, boşanma davalarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Türk aile hukukunun en tartışmalı başlıklarından biri olan "süresiz nafaka" sisteminde köklü bir değişikliğe gidileceği yönündeki kulis bilgileri, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Adalet Bakanlığı ve AK Parti kurmayları tarafından yürütüldüğü iddia edilen çalışmaya göre, nafaka ödeme yükümlülüğü artık evlilik süresiyle sınırlandırılacak.
Kulislerde Konuşulan Yeni Formül: Evlilik Süresine Göre Ödeme
Henüz resmi makamlarca teyit edilmeyen ancak Ankara kulislerinde paylaşılan taslak metne göre, nafaka süresinin belirlenmesinde "evlilik yılı" temel kriter alınacak. Sızan taslakta öngörülen kademeli süreler şu şekilde sıralanıyor:
- 3 yıllık evliliklerde: 5 yıl nafaka ödemesi,
- 5 yıllık evliliklerde: 7 yıl nafaka ödemesi,
- 10 yıllık evliliklerde: 12 yıl nafaka ödemesi.
Taslağın, 2026 yılının Mart ayından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınması bekleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, mevcut Medeni Kanun’daki "süresiz" ibaresinin yerini "belirli süreli" yükümlülüğe bırakacağı öngörülüyor.
Düzenleme Hayata Geçerse Neler Değişecek?
Hukukçular ve sosyal bilimciler, bu olası değişikliğin yargı süreçleri ve toplumsal yapı üzerinde şu etkileri yaratabileceğini değerlendiriyor:
Finansal Belirsizliğin Giderilmesi: Nafaka ödeyen tarafın ömür boyu süren mali yükümlülüğü ve buna bağlı belirsizliği ortadan kalkacak.
Boşanma Süreçlerinin Hızlanması: Nafaka miktarı ve süresi üzerindeki uyuşmazlıkların belirli bir bareme bağlanmasıyla, çekişmeli boşanma davalarının daha kısa sürede sonuçlanabileceği tahmin ediliyor.
Ekonomik Bağımsızlığa Teşvik: Nafaka alan tarafın, ödeme süresi dolmadan ekonomik özgürlüğünü kazanma noktasında daha aktif bir tutum sergilemek durumunda kalacağı öngörülüyor.
Sosyal Destek Gereksinimi: Çalışamayacak durumda olan veya yaşlılık nedeniyle istihdama katılamayacak taraflar için sistemin nasıl bir koruma sağlayacağı ve yeni sosyal devlet mekanizmalarına ihtiyaç duyulup duyulmayacağı tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Taslak Aşamasında: Nihai Karar Meclis'in
Söz konusu bilgiler henüz bir kanun teklifi niteliği taşımamakla birlikte, hükümetin yargı paketleri içerisinde bu konuyu önceliklendirdiği belirtiliyor. Mart 2026 sonrası Meclis’e sunulacağı iddia edilen düzenlemenin, komisyonlardaki görüşmeler sırasında sivil toplum kuruluşları ve kadın hakları örgütlerinin de görüşlerine açılması bekleniyor.