KUR'AN'A GÖRE MÜ'MİNLERİN SIFATLARI (2)
1. "Hiçbir ticaret mü'mini Allah'ı anmaktan alıkoyamaz." (Nûr Suresi, 37. Ayet) Mü'min; meşru dairede hem dünyası hem de ahireti için çalışır. Rızkın onda dokuzu ticarettedir. Rızık peşinde koşarken keseye, kasaya, mideye haram bulaştırmamalı; helal yoldan rızkını temin etmelidir. Fakirsen camiden, cemaatten ayrılmayıp Karun gibi zengin olunca camiden, cemaatten uzaklaşmamalı; "Ben kazandım" diyerek insanlıktan çıkmamalıdır. Doğruluktan, ahlak ilkelerinden, Allah korkusundan ayrılmamalı; nereden kazandığını, nereye harcayacağını bilmeli, varlık sarhoşluğuyla Allah'ı anmaktan geri kalmamalıdır.
2. "Yalnız Allah'a güvenir." (Tevbe Suresi, 51. Ayet) Mü'min; Allah'a hem inanır hem de güvenir. Ancak her şeyi Allah'a bırakmak, sünnetullaha (Allah’ın koyduğu kanunlara) terstir. İşin özeti; mü'min tedbirini alır, meşru dairede çalışır, sonra takdiri Allah'a bırakır. Dünyalık bir işte emek vermeden, bedel ödemeden "Allah'a güveniyorum" demekle bir şey elde edeceğini sanmak sakat bir anlayıştır. Ülkemizde her gün deprem oluyor, yetkililer tedbir almaya çalışıyor. Yapılan binalar sağlam zemine, sağlam malzemeye, tam işçiliğe ve bilime uygun yapılmıyorsa ve bu binalar depremde yıkılıp mezarlığa dönüşüyorsa bu durum "Allah'a havale" edilemez; çünkü tedbir alınmamıştır.
3. "Ana babasına 'öf' bile demez." (İsrâ Suresi, 23. Ayet) Mü'min; dünyada ana babasına "öf" bile dememeli, kalplerini kırmamalıdır. Çünkü ana baba ailenin temel taşıdır. Her ana baba, doğuştan ölümüne kadar çocuğunu sever, korur, her şeyini dert edinir. İnsan öldükten sonra amel defteri kapanır; ancak geride hayırlı bir evlat varsa dünyadayken ana babasına "öf" demediği gibi, vefatlarından sonra da arkalarından dualarıyla sevap gönderebilir.
4. "Asıl yurt olarak ahireti benimser." (Nisâ Suresi, 74. Ayet) Mü'min; hem dünyası hem ahireti için çalışır. Dünyayı ebedî bir mesken değil, kendisini orada bir misafir olarak telakki eder. Ebedî yurt olan ahirete azık hazırlar. Ahiretteki ebedî huzur da dünyadaki iyi amellerine bağlıdır. Ahirette hiçbir insan Mahkeme-i Kübrada geçerli bir mazeret beyan edemez. Ahiret, dünyadayken kazanılır.
5. "Resullerden hiçbirini diğerlerinden ayırmaz." (Bakara Suresi, 136. Ayet) Mü'min; yeryüzüne gönderilen tüm peygamberlere iman eder, inanır. Aralarında ayrım yapmaz. Yeryüzüne gönderilen yüz binlerce peygamber; insanlar yolunu şaşırmasın, Allah'a karşı isyan etmesin, helal dairede çalışsın, Allah'a gerçek kul olsunlar ve kula kulluk etmesinler diye Allah'ın ilahi kelamıyla insanları irşad etmişlerdir. Mü'minlerin kurtuluşu üç ilkeye bağlıdır: Kur'an-ı Kerim'e, hadis-i şeriflere ve İslam hukukuna bağlılık.
6. "Allah'ın haram kıldığı cana kıymazlar." (En'âm Suresi, 151. Ayet) Mü'min; Allah'ın yasakladığı, haram kıldığı bir cana kıyamaz. İnsan öldürmek en büyük günahlardandır. İslam hukukuna göre suçsuz yere bir insanı öldürmenin cezası: 1. Kısas (nasıl öldürmüşse katil aynı şekilde infaz edilir), 2. Varisler isterse diyet ödenmesi (diyet 100 devedir), 3. Varislerin affetmesi. Katile bu cezai yaptırımlar uygulansa dünyada cinayetler oldukça azalır. Mimsiz medeniyetlerin hiçbiri katile caydırıcı bir ceza verememiş, veremez de. Hatta dünyada katiller hesap vermeden meşhur bile olmaktadırlar. Vesselâm...