Fikirler Günü Değil, Geleceği İnşa Eder
Urfa'da bu atasözünü çok kullanırlar: "Akıl akıldan üstündür." İnsan tek başına bir fikirle bir iş yapabilir ama bir araya gelen fikirler, koskoca bir şehrin geleceğini işini yapar.
Bugün konuştuğumuz her mesele yarının temelidir. Onun için ben hep şuna inanırım: Fikirler günü değil, geleceği inşa eder.
Bakın, bir bina yapılmadan önce temeli atılır. Temeli sağlam olmayan bina nasıl ayakta durmazsa, fikri olmayan şehir de yerinde sayar. Yol yapılır, zamanla eskir; bina yapılır, yıllar içinde yıpranır. Ama doğru fikirler yıllarca yaşar, nesilden nesile yol gösterir. Bir şehri önce planlarsınız. Şehir büyüdükçe, hazırladığınız plan doğrultusunda konutlar, kamu binaları, yollar ve sosyal alanlar inşa edilir. İşte bu, şehrin master gelişim planıdır. Geleceği inşa etmek tam da budur.
Biz Urfalılar çalışkan insanlarız. Toprağı ekip biçmesini de biliriz, ticaret yapmasını da biliriz, misafiri ağırlamasını da biliriz. Ama bazen elimizdeki değerin farkına geç varıyoruz. Göbeklitepe'miz var, Balıklıgöl'ümüz var, bereketli ovalarımız var, genç nüfusumuz var... Allah her nimeti vermiş. Geriye kalan, bu nimetleri doğru fikirlerle değerlendirmektir.
Hele bir de şu "Bana ne?" anlayışını bıraksak... Vallahi memleket bambaşka olur. Herkes kapısının önünü süpürse sokaklar tertemiz olur. Herkes bir fikir üretse, şehir zenginleşir.
Urfa şivesiyle derler ya; "Hele bir daşın altına elini koy, gerisi gelir." İşte mesele tam da budur. Beklemekle hiçbir şey değişmez. Birinin başlaması gerekir. O bir kişi de neden biz olmayalım?
Bugün attığımız küçük bir adım, yarın çocuklarımızın büyük başarısı olabilir. Bugün kurduğumuz bir cümle, yarın bir fabrikanın, bir okulun ya da büyük bir yatırımın başlangıcı olabilir. Çünkü her büyük iş, önce bir fikir olarak doğar.
Ben inanıyorum ki Şanlıurfa'nın geleceği sadece yatırımlarla değil; üreten, düşünen, sorgulayan ve çözüm öneren insanlarla şekillenecek. Gençlerimiz hayal kurmaktan vazgeçmesin. Esnafımız yenilikten korkmasın. Çiftçimiz teknolojiyle buluşsun. Sanayicimiz dünyaya açılsın. Hep birlikte hareket edersek, Urfa'nın önünde durabilecek hiçbir engel yoktur.
Her şeyden önce Şanlıurfamızın reklama değil, kaliteye ihtiyacı vardır. Bir çerezcinin ürününü plastik poşet yerine kente yakışan bir kese kâğıdında sunması bile kalite anlayışının bir parçasıdır. Tarihi Urfa sokaklarının daha düzenli, daha temiz ve estetik bir görünüme kavuşması da aynı anlayışın ürünüdür. Küçük gibi görünen bu ayrıntılar, aslında bir şehrin marka değerini oluşturan en önemli unsurlardır.
Urfa şivesiyle bir cümleyle bitireyim:
"Laf çoğaltmak kolaydır, hele gel bir fikir ortaya Koy da memlekete faydan dokunsun."
Çünkü unutmayalım...
Fikirler günü değil, geleceği inşa eder.