Harran Üniversitesi’nden Kritik Uyarı: Göz Tembelliğinde Erken Teşhis Görmeyi Kurtarıyor
Göz tembelliğinin 9 yaşına kadar sinsi ilerleyebildiğini belirten Doç. Dr. Müslüm Toptan; şaşılık, katarakt ve yüksek göz derecelerinin tedavi edilmediği takdirde çocukların geleceğini karartabileceğine dikkat çekti.
Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müslüm Toptan, çocukluk çağında sık görülen göz tembelliğinin (ambliyopi) erken dönemde fark edilmesi halinde tedavi edilebildiğini belirterek, aileleri düzenli göz muayeneleri konusunda uyardı.
Doç. Dr. Toptan, göz tembelliğinin bir gözün diğerine göre daha az görmesiyle ortaya çıktığını ifade ederek, hastalığın genellikle çocukluk döneminde geliştiğini ve çoğu zaman fark edilmesinin zor olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Toptan, “Göz tembelliği, çocukluk döneminde gözden beyne giden görsel uyarıların yeterince alınamaması sonucu gelişir. Beyin, zamanla az gören gözden gelen görüntüyü baskılar ve bu durum kalıcı görme kaybına yol açabilir” dedi.
EN SIK NEDENLER ŞAŞILIK VE KIRMA KUSURU
Göz tembelliğine yol açan nedenler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Toptan, “Çocukluk çağında görmeyi engelleyen her durum ambliyopiye neden olabilir. Bunların başında şaşılık, doğuştan katarakt, göz kapağı düşüklüğü ve gözlük gerektiren kırma kusurlarının ihmal edilmesi gelir. İki göz arasındaki kırma kusuru farkı 1,5 dereceden fazla olduğunda, yüksek olan gözde tembellik gelişme riski artar” diye konuştu.
Her iki gözde doğuştan yüksek dereceli kırma kusuru bulunması halinde, özellikle 3–5 yaş arasında gözlük kullanılmamasının çift taraflı göz tembelliğine yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Toptan, “Bu yaş grubunda yapılan göz muayeneleri hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.
BELİRTİLER GEÇ ORTAYA ÇIKIYOR
Göz tembelliğinin belirtilerinin çoğu zaman geç fark edildiğini dile getiren Doç. Dr. Toptan, “Hastalık genellikle 6–9 yaş arasında belirti vermeye başlar. Görme keskinliğinde azalma, derinlik algısında bozulma, gözlerde kayma, çift görme ve gözleri kısarak bakma gibi şikâyetler görülebilir. Ancak çocuklar bu durumu ifade edemeyebilir, bu nedenle ailelerin dikkatli olması gerekir” dedi.
TEDAVİDE ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ
Tedavi sürecine de değinen Doç. Dr. Toptan, öncelikle göz tembelliğine neden olan problemin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti. “Eğer tembellik katarakt, şaşılık ya da göz kapağı düşüklüğüne bağlıysa cerrahi tedavi uygulanabilir. Kırma kusuru varsa gözlük ya da kontakt lens tedavisine başlanır. Ardından sağlam gözün kapatılmasıyla zayıf gözün çalıştırılması amaçlanan kapama tedavisi uygulanır” şeklinde konuştu.
Ailelere çağrıda bulunan Doç. Dr. Müslüm Toptan, “Çocuğun gözlerinde kayma, el–göz koordinasyonunda bozukluk ya da görme ile ilgili şüpheli bir durum fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulmalıdır. Erken teşhis, kalıcı görme kaybının önüne geçebilir” dedi.