banner2
Öne Çıkanlar Hollanda Sanlıurfa Haber Sanlıurfa Urfaya GirişÇıkışlar VİRAN VİRANŞEHİR

Mevlid-i Halil (Dergah) Camisinde kadınlara özel sakalı şerif ziyarete açıldı

Günde binlerce yerli ve yabancı Müslümanların ziyaret ettiği Hz. İbrahim Peygamber Makamı ve içerisinde bulunan Mevlid-i Halil (Dergah) Cami içerisinde erkekler ve kadınlar bölümünde Sakalı Şerif yılın 365 günü ziyarete açık bulunuyor.

Kadınlar bölümünde özel koruma içerisinde ziyaretçilere sunulan Sakalı Şerif'e, Şanlıurfalı kadınlar tarafından büyük teveccüh gösterilmektedir.

Şanlıurfa İl Müftüsü İhsan Açık ve Eyyübiye İlçe Müftüsü Adem Dobur beyin talepleri üzerine Mevlid-i Halil (Dergah) Cami Kadınlar bölümüne özel işlenmiş korunması ile beraber Sakal-ı Şerif Abdülhakim Taşkın Hoca tarafından ziyaret için konuldu.

Kadınlar bölümünde ziyarette açılan Sakalı Şerifin senedi Sultan Abdülaziz Han’ın kızı Fatıma Sultan’dan kendilerine geldiğini vurgulayan Abdülhakim Taşkın Hoca: "Mevlid-i Halil (Dergah) Cami içerisinde bulunan Sakalı Şerifi kadınlar ve erkekler beraber ziyaret etmekteydi. Karışıklığa ve dedikoduya sebebiyet vermemesi için Kadınlar Bölümünde de ziyarete açtık. Allah bizleri son peygamber Hz. Muhammed (SAS) ve eshabının yolunda gidenlerden eylesin” dedi.

SAKAL-I ŞERİF NEDİR?

Peygamber Efendimizin (s.a.v) mübarek saçına Saçı Şerif,  sakalına Sakal-ı Şerif denilmekte olup halk tarafından her ikisine genellikle Sakal-ı Şerif denilmektedir.

SAKAL-I ŞERİF SİLSİLESİ VE SENETLERİ

Efendimizin (sav) tıraş olurken, kestiği mübarek sakal ve saçı şeriflerin hepsi sahabeler tarafından itina ile teberrüken saklamıştır.

Eshabı Kiram, Efendimizin (sav) vefatından sonra Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif ve mübarek asası gibi eşyalarının bir kısmını beraberinde kabirlerine defnedilmesini tavsiye etmişlerdir. Mesela kendilerinde bulunan Sakal-ı şerifleri Hz. Muaviye ve Hz. Enes Bin Malik gibi sahabiler de kendileri ile beraber gömülmesini tavsiye etmişlerdir. Kalanlar ise torunlarına ve torunlarının torunları silsile yoluyla geçmiştir. Bu emanetlerden bazıları  da maalesef para ile satılmıştır. Örneğin Peygamber Efendimizin içerisinde su içtiği kabı Basra'da 800 bin dirheme satıldı. Ve bende İzmir'de bir camide bakımını yaptığım bir sakal-ı şerifin sandığında kağıt üzerinde filan ve filanın şahitliği ile filan kişiden alındığının yazılı olduğunu gördüm. Demekki dedelerinden kalan o sakal-ı şerifi para ile satmış. Bununla beraber kim kimden ne aldıysa silsile yoluyla yazıp kayıt altına almışlardır. Osmanlı döneminde ise daha çok paşalar, büyük aileler ve özellikle seyitlerin emanetleri kendi yanlarında muhafaza ettikleri malumdur. Daha sonra Devleti Aliyeyi Osmaniye yıkıldıktan sonra o ailelerin çocukları muhafaza ededemyiz korkusuyla büyük bir kısmını camilere vermişlerdir. Bugün bir çok camide sakallı şeriflerin bulunması da bundan dolayıdır.  Fakat bu camilerdeki sakalı şeriflerin senetleri kimisi ihmalden dolayı kaybolmuş ve az bir kısmı da padişah fermanları üzerinde  olduğundan dolayı  antika olarak satılmıştır" dedi.  

CAMİLERDEKİ SAKAL-I ŞERİFLER SAHİH MİDİR?

Türkiye genelinde bir çok camilerdeki sakal-ı şeriflerinin bakımlarını yapan Abdülhakim Taşkın Hoca: "Bizim müşahede ettiğimize göre ve yaptığımız tetkiklere göre  camilerdeki sakal-ı şeriflerin yüzde 90'nına yakını sahih olup bununla beraber bir kaç tanenin de uydurma olduğunu gördük" dedi.

SAKAL-I ŞERİF NİYE BU KADAR ÇOK?

Aslında elimizdeki sakal-ı şerifler ve saçı şeriflerin çok azının bize ulaştığını bilmemiz gerekir. Sebebine gelince, şimdi siz iki parmağınızla bir tutam saçını tutup kesiniz ve daha sonra tellerini sayınız. En azında 200 tel olacaktır. Peygamber Efendimizin 20 yıldan fazla bir zaman çerçevesinde her traş olduğunda Eshabı Kiram bir tek telini yere düşürmemeye çalışmışlardır. Ve her bir traşta da bilimsel olarak en az 150 bin tel bulunur. Bugünkü Türkiye genelinde 2 bine yakın camide Sakal-ı Şerif vardır. Ve buların hepsi de birer veya ikişer olup, 7 veya 8 tel olanı azdır. Böyle bir hesaplama yaptığımız zaman şuanda elimizdeki mevcut sakalı şerifler Efendimizin bir traşı bile sayılmaz diyen Abdülhakim Taşın Hoca: "Bu konuda bizim mukaddesatımıza olan saygımızı kaybetmemiz için ortaya atılan palavralara itibar etmememiz gerekir" dedi.

Haber: Ali Aslan / www.balikligol.com Özel Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner17