Şanlıurfa'da Dondurucu Soğuk Gazze Sevdasına Engel Olamadı: Binler "İnsanlık" İçin Yürüdü!
Şanlıurfa’yı etkisi altına alan kar yağışı ve buzlanmaya rağmen, kalbi Filistin için atan binlerce vatandaş Eyüp Peygamber Camii’nde buluştu. "Sabır Makamı"ndan tarihi Harran Kapı’ya uzanan yürüyüşte, dondurucu soğuklar yerini tek yürek olan bir vicdan nöbetine bıraktı. Prof. Dr. Celil Abuzar’ın "Bu bir insanlık sınavıdır" sözleriyle damga vurduğu tarihi yürüyüşte Şanlıurfalılar; kar, kış demeden mazlumun sesi oldu.
Şanlıurfa’da etkili olan dondurucu soğuk ve yoğun kar yağışı, Gazze’ye destek olmak isteyen binlerce vatandaşın azmini kıramadı. "Sabır Şehri"nin sakinleri, Filistin halkının yaşadığı insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla buz tutmuş yollarda omuz omuza yürüdü.
Sabır Makamından İnsanlık Onuruna
Etkinlik, Eyüp Peygamber Camii’nde kılınan gıyabi cenaze namazıyla başladı. Namazın ardından tekbirler ve sloganlar eşliğinde harekete geçen kalabalık, karla kaplı yollara rağmen kararlı adımlarla Harran Kapı’ya kadar ilerledi. Ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla soğuğa meydan okuyan Şanlıurfalılar, Gazze’nin yalnız olmadığını tüm dünyaya bir kez daha haykırdı.

"Kudüs, Siyasi Değil Vicdani Bir Meseledir"
Yürüyüşün varış noktası olan tarihi Harran Kapı’da, katılımcılara hitaben bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzar tarafından okunan açıklamada şu satır başları öne çıktı:
Tarihi Sorumluluk: "Kudüs ve Filistin meselesi yalnızca siyasi bir konu değil, Osmanlı’dan devraldığımız manevi bir mirastır."
İnsanlık Sınavı: "Gazze’de yaşananlar sadece bir çatışma değil, topyekün bir insanlık sınavıdır. Bu zulme sessiz kalmak, insanlık onuruyla bağdaşmaz."
Mazlumun Yanındayız: "Bizim safımız dün olduğu gibi bugün de amasız ve fakatsız bir şekilde mazlumun yanıdır."

Dualar Arşa Yükseldi
Program, dondurucu havaya rağmen alanı terk etmeyen vatandaşların hep bir ağızdan ettiği dualarla sona erdi. Şanlıurfa halkı, sergilediği bu duruşla Filistin davasının sadece bölgesel bir mesele değil, insanlığın ortak sancısı olduğunu bir kez daha kanıtladı.