Göbeklitepe’den Yapay Zekâya: Harran Üniversitesi’nde Kültürel Miras Zirvesi!

Şanlıurfa’da düzenlenen "III. Kültürel Miras Sempozyumu" ile tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine uzanan akademik bir köprü kuruldu. Uluslararası güvenlikten yapay zekâya kadar pek çok konunun ele alındığı dev organizasyon, bilim dünyasını Şanlıurfa’da buluşturdu.

Göbeklitepe’den Yapay Zekâya: Harran Üniversitesi’nde Kültürel Miras Zirvesi!

Üniversitenin Osmanbey Kampüsü Fen-Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda açılışı yapılan programa; Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Abdulcenap Cevheri ve Prof. Dr. Ahmet İlyas’ın yanı sıra kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Harran Üniversitesi’nin akademik katkılarıyla yapılan program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda, sempozyumun bu yıl kadim medeniyetlerin önemli merkezlerinden biri olan Şanlıurfa’da düzenlenmesinin ayrı bir anlam taşıdığı vurgulandı.

Yapay Zekâ ve Tarihi Kültürel Mirasın Sürdürülmesi, Kültürel ve Tarihi Mirasın Geleceği: Genç Kuşakların Rolü ve Katılımı, Toplumsal Kimlik ve Kültürel Miras, Kültürel ve Tarihi Miras Müzeciliğinde Yeni Yaklaşımlar, Kültürel ve Tarihi Mirasın Keşfedilmesi, Somut Olmayan Kültürel Miras, Türkiye’nin Kültürel ve Tarihi Mirası, Seyyahlar ve Seyahatnameler, Türkiye’nin Kültür ve Turizm Politikaları, Uluslararası İlişkilerde Kültürel Varlıkların Etkisi konu başlıklarında üç gün sürecek sempozyumun ana teması “Uluslararası İlişkilerde Kültürel Miras ve Kültürel Miras Güvenliği” olarak belirlendi. Kültürel mirasın yalnızca korunması gereken tarihsel bir değer olmanın ötesinde; diplomasi, uluslararası meşruiyet, güvenlik politikaları ve küresel etik tartışmaların merkezinde yer alan stratejik bir alan haline geldiği vurgulandı.

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu konuşmasında Şanlıurfa’nın dünya tarihinin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu zengin kültürel mirasın korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Üniversite olarak bilimsel çalışmaların yanı sıra dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yürütülen projelerle kültürel mirasa katkı sunmaya devam ettiklerini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardındanİstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Taş Tepeler Projesi KoordinatörüProf. Dr. Necmi Karul tarafından “Anadolu’nun Tarih Öncesi Hafızası” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Sempozyum, Prof. Dr. Ahmet İlyas’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumla devam etti.

Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda; Dr. Enis Yeter “Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihî ve Kültürel Mirası”, Prof. Dr. Mehmet Tunçer “Dünden Bugüne Arkeolojik, Tarihî ve Kültürel Mirasın Korunması: Güzel Şehir İlkeleri”, Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe “Silahlı Çatışmalarda Geçmişle Geleceğin Ortak Noktası: Kültürel Mirasın Korunması” ve Prof. Dr. Mehmet Naci Efe “Yapay Zekâ ve Dijital Teknolojilerin Kültür Üzerine Etkileri” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.

Programda çatışma bölgelerinde yaşanan yıkımlar, yasa dışı eser ticareti, dijitalleşmenin getirdiği yeni riskler ve yapay zekâ teknolojilerinin kültürel miras üzerindeki etkileri gibi konular çok boyutlu şekilde ele alındı.Göbeklitepe başta olmak üzere Harran, Balıklıgöl ve Soğmatar gibi insanlık tarihine yön veren önemli miras alanlarının, Şanlıurfa’yı adeta yaşayan bir açık hava müzesine dönüştürdüğü ifade edildi. Bu güçlü tarihsel ve kültürel zemin, sempozyuma hem akademik hem de sembolik açıdan önemli bir derinlik kazandırdı.

Program kapsamında ayrıca, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu bünyesindeki sanatçı, akademisyen ve öğrencilerin eserlerinden oluşan el sanatları ve çini sergisinin açılışı yapıldı. Farklı sanatçıların eserlerinin yer aldığı sergi, Rektör Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ve sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Türkiye’nin kültürel mirasını disiplinler arası bir bakışla değerlendirmek, koruma stratejilerini geliştirmek, güvenliğin önemini vurgulamak ve genç araştırmacıların çalışmalarını görünür kılmak amacıyla gerçekleştirilen sempozyum; karar alıcılara yeni prensipler sunmayı, toplumsal farkındalığı arttırmayı ve kültürel miras bilincini güçlendirmek hedefleyen kapsamlı bir bilimsel iş birliği platformu olarak öne çıkıyor.Farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getiren sempozyumun; kültürel miras alanında bilimsel üretimi artırması, yeni iş birliklerine zemin hazırlaması ve kalıcı katkılar sunması hedefleniyor.