BEŞ ŞEY GELMEDEN ÖNCE BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİLİN
Başlıktaki ifade bir Hadis-i Şerif’tir. İnsanlık için bir pusuladır; yolunu şaşırmışlara sağlam bir hayat yolculuğu, dünyaperestlere ise bir kılavuzdur. Bu beş maddeyi yazarak anladıklarımı paylaşacağım. Mevla'm amel etmeyi nasip eylesin.
1.) İhtiyarlık Gelmeden Önce Gençliğin Kıymetini Bilin
İnsanın hayatında dört evre vardır: Ana rahmi (kapalı devir), çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık. Gençlik, insanın ilkbaharı; ihtiyarlık ise kışıdır. Gençlikte yapılanlar ihtiyarlıkta yapılamaz. Gençliği bir nimet bilip nefsin azgın isteklerine kapılmadan, şehvetin dalgalarında boğulmadan ve şeytanın tuzaklarına özenmeden meşru bir hayat sürmek, gençlikte ahiret için hazırlanan en büyük azıktır.
Gençliğin ıslahı; anne-baba, okul, eğitim, çevre ve maneviyata dayalı yönetim anlayışıyla mümkündür. Bunun tersi ise kindar, başıboş, maneviyatsız, okumayan, yaşamayan, sormayan, sorgulamayan ve ahlaki değerlerden yoksun bir gençlik üretimidir. Geçen günler geri gelmez; ihtiyarlığın dolu tufanı gelmeden gençliğin kıymetini bilin. Sonra ahlar, vahlar fayda vermez.
2.) Hastalık Gelmeden Önce Sıhhatin Kıymetini Bilin
Hastalık iki çeşittir: Maddi hastalık ve manevi hastalık. Maddi hastalığın tedavisi tıbben olur, manevi hastalığın tedavisi ise dinle (maneviyatla) olur. Sıhhat büyük bir servettir. "Acıkmadan yememek, doymadan kalkmak" Nebevi bir ikazdır.
Sıhhati bozan etkenler arasında; hormonlu yiyecekler, gazlı içecekler, temizlik maddelerindeki kimyevi maddeler, çevre ve hava kirliliği, düzensiz beslenme, sosyal medya, ekranlardaki çirkin diziler, kafa karıştıran yalan haberler, aile geçimsizliği, borçluluk ve en önemlisi maneviyatsızlık ile maddi-manevi temizliğe önem vermemek sayılabilir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmek, ancak sağlam ve bilinçli bir yaşamla mümkündür.
3.) Fakirlik Gelmeden Önce Zenginliğin Kıymetini Bilin
Meşru dairede olduğu müddetçe zenginlik de fakirlik de Allah’tandır. Helal dairede çalışmak, çoluk çocuğunun (evladüiyalin) nafakasını emek vererek temin etmek ibadet hükmünde bir ameldir. Emek vermeden, alın teri dökmeden Karun gibi zengin olmak ise sadece bir servet hamallığıdır. Asrımızda bu tarz yanlış zenginleşmeler varken, fakirler de ne yazık ki onlara özenmektedir.
Yunus Emre ne güzel haykırır ölçüyü:
"Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa üzülürüm.
Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni."
Kapitalizmin emici hortumlarına karşı her fert yorganına göre ayağını uzatmalıdır. Yeryüzü sofrasında tüm canlıları doyuracak nimetler varken, bu sofradaki nimetleri hırsızlıkla çalanlara veyl olsun (yazıklar olsun).
4.) Ölüm Gelmeden Önce Hayatın Kıymetini Bilin
İstesek de istemesek de Ölüm Meleği Azrail bir gün kapımızı çalacak. Şair ne güzel söylemiş: "Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara." Ahirete göçerken dünyalık tek bir kefenimiz var. Ahirette bizi kurtaracak olan ise salih amellerimiz ve helal para ile yapılan sadaka-i cariyelerimizdir. Dünya fani, ölüm anidir. Uyanık olalım.
5.) Meşguliyet Gelmeden Önce Boş Zamanın Kıymetini Bilin
İnsan başıboş değildir. Kelam-ı kibarda "Vakit nakittir" denmiş; "İki günü eşit olan ziyandadır" hadis-i şerifi ise bize yön çizmiştir. Hz. Ömer’in (r.a.) "Bugün Allah için ne yaptın?" ifadesi hayatımıza düstur olmalıdır. Dinimizde 24 saatlik zaman dilimi kabaca üçe bölünür: 8 saat dünya (çalışma), 8 saat ahiret (ibadet ve ilim), 8 saat uyku ve dinlenme. Acaba bizimki hangisine ne kadar bölünüyor?
Vesselam.