SALDIM ÇAYIRA MEVLAM KAYIRA
İnsan; hem dünya hem de ahiret ile ilgili yaşam tarzında başıboş değildir. Dünyada kafi gelmese de kanunlar ve kural-kaideler vardır; bunlara uyulmazsa yozlaşma olur, huzur bozulur. Dünyevi kanunlar evrensel değildir. Onun için iktidarlar gücüne güvenerek ikide bir lastik gibi kanun çıkarır, değiştirirler; ihale kanunları gibi... İlahi kanunlar ise evrenseldir, değişken değildir.
Uyuşturucunun her çeşidi, cana kıymak, zina, faiz, hırsızlık, itibar suikastı, zulüm, yalan, suizan, kumar, falcılık, kibir, gurur ve keyfi yönetim anlayışının her biri dinen yasak olup insanlığa zarar verdiği için külliyen haramdır. İlahi ve beşeri yasaklara yönetenlerin ve yönetilenlerin uyması, toplum huzuru için abıhayattır. İslam’da haramları helal saymak, meşrulaştırmak küfürdür.
Bugün dünyada ve ülkemizde suç oranları çok yüksektir. Suçlar işlendikten sonra önlemler almak beyhudedir; suçlulara cezaevlerinde yer bile bulamazsınız. Adaletsizlik, keyfilik, tarafgirlik, adaletsiz paylaşım, kayırmacılık, liyakatsizlik, ahlak ve vicdan yoksunluğu ile maneviyatsızlıklar suç üreme makineleridir. Suçları önlemede yönetenlerin ve yönetilenlerin sorumluluğu aynı olsa da yönetenlerin sorumluluğu daha fazladır, çünkü yönetenlerin yetki alanı daha geniştir. Yönetenler adaletle hükmeder, tarafsızdırlar. Yönetimde hesap vermek, tarafsız denetim yaptırmak esastır. Gündemden fon krizi patlamış, muhalefete gün doğmuş; yalnız sebep olanlar, vurgun yapanların bazıları açıklansa da gözaltı ve tutuklamalar olsa da bazıları meçhul suçlulardır. Onların da açıklanması lazım; tabii ucu kime dayanırsa sözü sadıksa...
İsrail’de seçim olmuş, bir Şaron gitmiş, Şaronlar gelmişse bana ne? Bazı ülkelerde yeni seçimler olmuş, bazıverinde seçim olacakmış, adalet olmadıktan sonra... Seçim olsa bile muhalifler sindirilmiş, zindanı boylamış, kazanma zorbanın cebinde ise seçime ne hacet? Yönetimler, mevki ve makamlar geçici, devletin varlığı esastır.
Şu bir gerçektir: "Midesini doldurmadığınız insanların kafasını dolduramazsınız." Aç kelp ısırır. Yanlış politikalarla varken insanları aç bırakanlardan idareci olmaz, olamaz. Meramımı bir hadis meali ifade ediyor. Rabbim tesirini halk eylesin:
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüs
ünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evini n ve çocuklarının çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Netice itibarıyla hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.»
İnsan öldürmek, nükleer silahlarla ve teknoloji çokluğu ile yarışa girenlerden insanlığa zerre kadar fayda yoktur. İnsanı tuzaklara kaptırmamak için yönetim ve sorumluluk sahipleri el birliğiyle "saldım çayıra mevlam kayıra" anlayışından vazgeçsin!