Şanlıurfa’nın Gönüllü Bakanı: Mehmet Kasım Gülpınar
Şanlıurfa siyasetinde yıllardır değişmeyen, her kabine değişikliğinde yeniden alevlenen o meşhur soru: “Şanlıurfa’nın neden bir bakanı yok?”
Aslında bu soruya takılıp kalırken, burnumuzun dibindeki gerçeği bazen ıskalıyoruz. Şehrin tanıtımı, temsili ve yönetimi noktasında öyle bir figür var ki; ortaya koyduğu performansla bu eksikliği hem şahsi gayretiyle kapatıyor hem de "başkan" sıfatının yanına adeta "fahri bakanlık" rütbesini ekliyor.
Evet, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’dan bahsediyorum.
Kabul etmek gerekir ki; iktidar partisiyle siyaseten ters düşmüş bir belediye başkanı olmak, normal şartlarda büyük bir dezavantaj gibi görünebilir. Ancak Gülpınar, bu durumu bir engel değil, bir kamçı olarak kullanıyor. Ankara’daki protokol koltuklarının boşluğunu, Avrupa turlarıyla, uluslararası diplomasiyle ve Urfa’nın değerlerini dünyaya anlatarak dolduruyor.
O, sadece bir belediye başkanı değil; Urfa’nın kültürünü, tarihini ve vizyonunu uluslararası arenada bir devlet adamı vakarıyla savunan bir isim. Avrupa turnelerinden elde edilen kazanımlar ve Şanlıurfa’nın tanıtımı için harcanan mesai, aslında tam da bir bakanlık vizyonudur.
Ayrıca Belediyenin içerisine girdiğinizde o eski "hantal" yapının yerini, tıkır tıkır işleyen bir disipline bıraktığını görüyorsunuz. Tasarruf tedbirlerini sadece kağıt üzerinde değil, uygulamanın tam merkezinde hayata geçiren bir yönetim anlayışı hakim.
Elbette bu yolun zorlukları yok mu? Var. Beşeri sermayenin, yani kalifiye personel eksikliğinin Gülpınar’ı zaman zaman yorduğu bir gerçek. İmkansızlıklar ve yetersiz kadro yapısıyla boğuşurken dahi başarı çıtasını aşağı çekmemesi, onun hem tecrübesinden hem de kente olan sadakatinden kaynaklanıyor.
Göbeklitepe’den Gastronomi Şehri Adaylığına
Bugün Şanlıurfa, sadece Göbeklitepe ile sınırlı kalmayan, Taş Tepeler projesiyle dünyanın arkeoloji gündemine oturan bir dev haline geldi. Kültür, sanat ve gastronomi anlamında sınırlarını zorlayan bir şehir portresi çiziyoruz.
En son atılan "2029 Dünya Gastronomi Şehri Adaylığı" adımı, sıradan bir belediye projesi değildir. Bu, Urfa’nın lezzetini ve kültürünü dünya markası yapma davasıdır. Gece gündüz bu hedef için koşturan bir başkan, aslında bir şehrin makus talihini yenmeye çalışıyor.
Sonuç Olarak...
Şanlıurfa’nın neden bir bakanı olmadığını sorgulayanlar, bugün Büyükşehir Belediye binasına baksınlar. Orada, kentin her zerresini bir bakan hassasiyetiyle temsil eden, imkansızlıklardan imkan devşiren bir "Gönül Adamı" var.
Mehmet Kasım Gülpınar; hem belediye başkanı hem de Şanlıurfa’nın uluslararası marka elçisi olarak bu şehre yetiyor. Bize düşen ise, bu disiplinli yürüyüşe destek olmak ve Urfa’nın hak ettiği o parlak geleceğe birlikte yürümektir.