Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Ömer YILDIRIM

Yıldızların Yolunda


Ömer YILDIRIM
22 Nisan 2014 Salı 18:55

Birer yıldız olduk, sizleri aydınlatmak için...

Biz vardık...Bedirde, Uhud da, Hendekte, Hayber’de, Mekke’nin fethinde.

Peygamber (s.a.v)bize emredince artık onun sözüne yorum yapmak,başka şekilde düşünmek bize ardı.

Peygamber (s.a.v) emreder, Habeşistan’a, Yesrib’e hicret yollarına düşerdik.

Doğruluk, dürüstlük, sadakat, vefa bizim vazgeçilmez özelliklerimizdi.

Cihad emri verilince çoluk çocuk, evladı ıyalı arkada bırakır Peygamberin emrine uyardık.

Gözümüzde ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu vardı. Tek hedefimiz Allah rızası ve Onun emrine uyma gayreti ve cehdiydi.

Yolumuza çıkan engeller bize birer imtihan basamağı olurdu.

Sevda yoluna hem canımız hem malımız feda olsun.

Çine, Buhara’ ya, Afrika’ya, İspanyaya İslam’ı anlatmak için gider, bir daha geri dönmeyi ar sayardık.

İslam’ı ilk anlatırken çektiklerimiz, döktüğümüz terler, çileler daha sonraları İslam bahçesine en güzel meyve oldular.

Medine’ye hicret edince Medine deki kardeşlerimiz her şeylerini bizimle ortak etmişlerdi.

Mekke’de Peygamber (s.a.v)gelmeden evvel bizler boş bir hayat, çocuklarımıza hayırsız, katil birer baba, karanlıklar içinde bocalayan birer divane, putları kendine yiyecek yapacak kadar akıl alınmaz birer divaneydik.

Yolumuzu aydınlatan ne bir ışık, ne de bir fener vardı.

O doğunca yollar aydınlandı Onun ışığı ile kıyamete kadar yollar parladı. Sevda türküleri söylendi Onun adına, âşıklar Onla divane oldu…

Bizden biri hata yapınca günlerce ağlar, Peygamberden(s.a.v) af diller. Allahtan tövbe ister, Allahtan gelecek müjdeyi beklerdi. Ve Peygamber o müjdeyi verince dünyalar bizim olurdu. Bizim her bir hatamız ayetin ihbarıyla düzeltilir, uyarılırdık.

Biz Peygamberin sohbetindeyken melekler gibi safileşir, günahsız bir kul gibi olurduk. Onun huzurunda bulunmak için arkadaşımızla nöbetleşirdik. Onun ağzından dökülecek bir elmas söz veya altından bir davranışı öğrenmek bizim için en değerli sermaye idi.

Hayırda yarışırdık, ama birbirimizi geçemezdik! En fazla kim İslam’ın istikbali için malını daha fazla verecek diye tatlı bir yarış vardı aramızda.

Hele birde aramızda gencecik bir genç vardı. Mus’ab bin Umeyr vardı. Daha genç yaşında kendini İslam’a feda etmiş. Rahatlığı, ailesinin o kadar zenginliğini, yakışıklılığını bir kenara bırakarak İslam’a hizmet için Yesrib’i, Medine’ye çevirmişti. Vefat ederken kız kardeşi onu parmaklarından tanımış ve o kadar varlık içinde yokluğu tercih etmiş, kefeni bile zor deruhte edilmişti!


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com