Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

PARANIN KİRİ


Cennet NEVA
17 Haziran 2016 Cuma 09:46


Bu mübarek günde ayda sizlerle paylaşmak istediğim bir çok konu var, fakat öncelikle Ramazan'la özdeşleşen zekâta değinmek istiyorum.
Memleketimizde ve tüm dünya da bunca sefaletin, yokluğun ve açlığın başlıca sebeplerinden biri de verilmesi gereken zekâtların verilmemesidir. Allah'ın lütfettiği birikimi verdiğimizde bizim olan paranın kirinin gidip temizleneceğini, aklımıza gelmeden, paramızın tükeneceğini biteceğini düşünürüz.
Zekât nedir ve nasıl verilir? Sorusuna verilecek cevap insanların çoğunun zannettiği gibi değildir…
“Zekât” kelime olarak temizlenme ve bereketlenme manasına gelmektedir. Kısaca malın temizlenmesi İhtiyaç sahiplerinin size Allah'ın verdiklerinin üzerimizdeki haklarıdır.
Bir insan eline geçen her kazancın zekâtını bir defa vermelidir. Yani zekâtı verilen bir paranın ve ya altının her yıl zekâtı verilmez… İnsanlar bilgiyi Kuran'dan öğrenemediği için zekâtlar da seneden seneye verilmez. Yapılan masrafları hariç kişiye gelen her kazancın en az yüzde beşi zekât olarak verilmelidir… Kişi bu parayı vermez ise Allah Teâlâ o parayı kişilerin yaşadıkları imtihanlarla bir şekilde zekâtını vermeyenlerden alır. Mesela, kişinin başına bir kaza gelebilir, bir yakını veya kendisi hastalanabilir, doğal bir afet yaşayabilir, malı çalınabilir…
Bu gibi imtihan ve benzeri olaylar sonucunda zekâtlarını düzgün ve düzenli şekilde vermeyenler o paranın kendilerinden nasıl çıktığını bir türlü anlayamazlar ve buna da bir türlü akıl erdiremezler.
O zaman kişi kendisine haram olan miktarın çok daha fazlasını istese de istemese de kaybetmek mecburiyetinde kalacaktır.
Kıymetli okuyucularım, dini öğrenimlerini haktan almayanların anlattığı gibi zekât 80 gram altını olanlara veya o değerde parası olanlara değil, takva sahibi olan her insana farzdır… Eline para geçen herkesin hatta dilencinin dahi kazanmış olduğu miktarın en az yüzde beşini zekat olarak vermekle yükümlüdür. İlahi kanun yani kur ‘anı Kerim'de Allah bunu emretmektedir.
Kuran’a uymayanları konuşmaya dahi gerek yoktur… Bu öğrendiklerini zikir ehlinden yani Kuran'dan alıp bize öğretmeyen anlatmayalar, bilirler mi bilmem ama iki cihan Serveri Peygamber efendimiz ve sahabesi zekâtlarını en az yüzde beş olarak verirlerdi… Bu zekâtın yüzde iki buçuğu normal zekât, diğer yüzde iki buçuğu ise “Birr” adı altında verdikleri diğer bir çeşit zekâttan oluşmaktaydı.
Allah’u Teâlâ bu konuyu bakara suresi 177 de şöyle beyan eder
“Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) BİRR (ebrar kılacak davranış biçimi) değildir. Lâkin birr, kişinin, Allah'a, yevm'il âhire (Allah'a ulaşılan sonraki güne, hidayet gününe, vuslat gününe) meleklere, Kitab'a ve peygamberlere îmân etmesi ve sevdiği maldan, akrabalara (yakınlık sahiplerine) yetimlere, miskinlere (çalışamaz durumda olan ihtiyarlara), yolda kalmış yolculara, isteyen (muhtaçlara), köle ve (kurtulmaları için) esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir. Ve (Allah'a ve insanlara) ahd verdikleri zaman ahdlerine vefa edenler (yerine getirenler), zorlukta ve darlıkta ve şiddetli savaş halinde sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. İşte onlar muttekilerdir (takva sahibi olanlardır).”
Peki, zekât kimlere verilir işte bu sorunun cevabı ayetimizin içinde yani Ayete dikkat ederseniz Allah’u Teâlâ Birr zekâtı verilecek kişileri saydıktan sonra namaz kılması ve zekat vermesi gerekli olduğunu bildiriyor bize, esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir”
Yani zekât çifttir, 2 çeşit zekât 2 tane zekât vardır ve bu ayette çok net açıklanmıştır.
Zekât, elimize geçen her kazancın belirli oranını ilgili ve gerekli yerlere vermektir. Bu şekilde hem kazancımız temizlenmiş olur, hem de ihtiyacı olan yerlere bir faydası dokunmuş olur.
Bireyin Allaha ruhunu ulaştırmayı isteyerek dalaletten kurtulmuş takva sahibi olan bir kişi 100TL maaş alıyor diyelim…
Bu kişi almış olduğu bu paranın en az yüzde beşini zekât olarak vermek zorundadır. Bu da 5TL yapmaktadır, buna göre siz hesaplayın ele geçen paranın limitine göre.
Kişi bu maaşı her ay aldığı sürece bu miktarı her ay vermek zorundadır. Çünkü o para ona ait değil, ihtiyaç sahiplerine aittir.
Ayrıca bir insan eline geçen her kazancın zekâtını bir defa vermelidir. Yani zekâtı verilen bir paranın ve ya altının her yıl zekâtı verilmez… İnsanların öğrendiği gibi zekâtlar da seneden seneye verilmez… Yapılan masrafları hariç kişiye gelen her kazancın en az yüzde beşi zekât olarak verilmelidir. Bir kişi eline geçen paranın zekâtını vermediği takdirde neler yaşayabileceğini biraz önce değinmiştik.
Hac 78- Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. Dînde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)'ın dînidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah'a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur'ân-ı Kerim'de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah'a sarılın (Allah'ın Zat'ında yok olun). O, sizin Mevlâ'nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.
Beyyine 5- Ve onlar, Allah için Hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emr olunmadılar. İşte kayyum dîn (kıyâmete kadar devam edecek dîn) budur.
Alemlerin Rabbine hamd ve şükrederiz ki Rabbimiz ayetinde…
“Neyi bilmiyorsanız zikir ehline sorun” şeklinde bildirerek emretmesi sonucunda bizlerde o zikir ehlinden bu konunun aslını bu şekilde öğrendik siz degerli kardeşlerimize anlatılmayan bir hakikati de böylece sizlerle paylaşmış ve anlatmış olduk.
Şu da bir gerçek ki diğer insanları bir kenara koyarsak, ben Müslüman’ım diyen insanlar eğer ki zekâtlarını doğru bir şekilde vermiş olsalardı hiç bu derece aç, açıkta ve ihtiyaç sahibi insanlar olmayacaktı dünyamızda. Bu sebepledir ki zekat, Hakiki mümin olan takva sahiplerine farzdır… Diğerleri ise işlerine geldikleri gibi zekatlarını verenlerdir. Zekatı verirken bir elin verdiğini diğer ele bildirmemeliyiz. sadece Allah bilsin yeter bakın çok sevdiğim bir sahabe ne demiş. Cömertliğin aslı, kendi malından verip, başkasının malını korumaktır. (Hz. Ali)
Rabbime hakiki kul olanlardan üzerimize düşen vazifemizi, iş işten geçmeden yerine getirenlerden, olmamız umuduyla, Dilek’leriniz makbul dualımız kabul olsun.


YORUMLAR
  • yorum2016-06-17 11:24:22Faik Şurman

    Değeri hocam zekat Hakkı'ndaki yazınızı okudum bu konuda bir kaç şey eklemek isterim günümüzde zekat Allah Rıza'sı için değilde birileri görsün diye göstermelik bir zekat verilmekte bunu apaçık bir şekilde görmekteyi gıda satanlar tarihi geçmiş malları gelen dilencilere vermekte birinde alacağı olan belli bir miktarı zekata sayan oysaki batmış paranın tümü zekat olurmu bilemiyorum çok ciddi bir bilgi kirliliği yaşanmakta bunlarla ilgili cami imamlarının daha çok çalışmaları gerekmekte saygılar

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com