Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

Mükâfat mı Azap mı?


Cennet NEVA
3 Ağustos 2015 Pazartesi 13:48

Her zaman cennetten bahsederiz çok hoşumuza gider. Cennetin güzelliğini hayal edemesek de, hep cennete gireceğimiz umudunu taşırız. Fakat Gündüzün bitimi gecenin başlangıcı, beyaz siyah, iyi kötü, çirkin güzel gibi, Cennetin karşıtı ise cehennem dir. Cehennemin korkunçluğunu ve çetin azapların da hayalini bile kurmak istemeyiz ve her birimizin duymak bile istemediğimiz aklımıza hiç getirmediğimiz yer cehennemdir. Oysa bize açık delillerle Rabbimizin bildirdiği kitabı Kur'ân'ı kerimi bize açıklayan, Peygamber Efendimizin SAV Miraçta Cehennem bekçisi Malik ile konuşmasını,  aşağıda vereceğim ayeti kerimelerle biz insanlara uyarı ve ikazdır. Konunun tam anlaşılması için belki biraz uzun olacak ama tamamını vermek zorundayım.

1 - 22-HACC / 4:

Onun (şeytanın) üzerine yazıldı ki; kim, ona (şeytana) dönerse, o takdirde onu mutlaka dalâlete düşürür ve onu Cehennem azabına götürür.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) anlatıyor

Malik cehennemden iğne deliği kadar bir yer açtı. Oradan iplik inceliğinden siyah bir duman çıktı. O duman bir saat çıksaydı; bütün yeri ve semaları o dumanın karanlığı sarardı.

2 - 35-FÂTIR / 6: 

Muhakkak ki şeytan, sizin düşmanınızdır. Öyleyse onu düşman edinin. O, kendi hizbini (taraftarlarını) sadece alevli ateş (Cehennem) ehlinden olmaları için çağırır.

Güneşin, ayın ve diğer aydınlık veren şeylerin ziyası ve nuru görünmezdi; mahvolurdu. Ancak Malik, o deliği o anda eli ile sıvadı; o duman yok oldu. 

3 - 48-FETİH / 6: 

Ve münafık erkek ve kadınlara, müşrik erkek ve kadınlara azap etsin. Onlar ki, Allah'a kötü zan ile zanda bulundular. Kötü (zanları) onların üzerine dönsün. Ve Allah, onlara gazaplandı ve onları lânetledi. Ve onlar için Cehennemi hazırladı, ne kötü varış yeri.

Bana şöyle dedi: Bakınca gördüm ki, cehennem birbirinin atında yedi tabakadır. En yukarısı cehennemdir ki; oraya müminlerin en asileri girer. Bunun azabı, diğerlerinden hafiftir.

4 - 67-MULK / 6:

Ve Rab'lerini inkâr edenler için Cehennem azabı vardır. Ve (o), ne kötü varış yeri!

5 lezadır. Buraya Nasara girecektir.

5 - 98-BEYYİNE / 6: 

Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, Cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. İşte onlar, onlar yaratılmışların şerli olanlarıdır.

6 sairdir. Buraya da sabiiler girerler.

 40-MU'MİN / 7: 

Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab'lerini hamd ile tesbih ederler ve O'na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah'tan) mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen her şeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve senin yoluna (Sıratı Mustakîm'e) tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Onları Cehennem azabından koru!”

8 sakardır. Buraya da mecusiler girerler.

7 - 42-ŞÛRÂ / 7: 

İşte böylece sana, Arapça Kur'ân'ı vahyettik, şehirlerin anasını (Mekke halkını) ve onun etrafındakileri, hakkında şüphe olmayan toplanma günü (kıyâmet günü) ile uyarman için. Onların bir kısmı cennette ve bir kısmı alevli ateştedir (Cehennemde)dir.

9 cahimdir. Buraya da müşrikler girerler

67-MULK / 7: 

Oraya (Cehenneme) atıldıkları zaman onun kaynayan korkunç sesini (gürlemesini) işittiler.

8 haviyedir. Buraya da münafıklar girerceklerdir. Bir de İlah’lık davası güdenler girerler. Firavun ve Nemrut gibiler.

Ben, aşağı tabakada olanların azaplarının şiddetinden bakmaya takat getiremedim. Ancak üst tabakada olanlara baktım; buraya ümmetimin asi’leri girerler. Buraya bakınca gördüm ki:

Orada ateşten yetmiş derya var. Her deryanın kenarında ateşten birer şehir var. Her şehirde ateşten yetmiş bin ev var.

9 - 10-YÛNUS / 

İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (Cehennemdir).

Ey Malik, bu sandıkların içinde hapsolanlar kimlerdir?

10 - 17-İSRÂ / 8: 

Rabbinizin size rahmet (merhamet) etmesi umulur. Ve şâyet siz (fesada) dönerseniz, Biz de (cezalandırmaya) döneriz. Ve Cehennemi, kâfirler için kuşatıcı kıldık.

Şöyle anlattı: Bunların bazısı insanlara zulüm edip haksız yere malını alanlardır. Bazısı da büyüklük sayıp zalim cebbarlık edenlerdir. Hâlbuki Büyüklük, celal ve ikram sahibi Yüce Allaha mahsustur.

11 - 39-ZUMER / 8:

Ve insana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek ona dua eder. Sonra (Allah) kendinden bir nimet lütfettiği zaman daha önce ona dua ettiğini (yalvardığını) unutur. O'nun (Allah'ın) yolundan saptırmak için Allah'a eşler kılar. De ki: "Küfrün ile biraz daha metalan (faydalan) Muhakkak ki sen, Cehennem ehlindensin".

Sonra, bir kavim gördüm; dudakları deve ve köpek dudakları gibi idi. Karınları da şişmişti. Zebaniler, ateşten tokmaklarla bunların karınlarına vurup duruyorlardı.

Karınlarında bağırsakları kopuyor; dübürlerinden dökülüyordu. Tekrar içlerinden bağırsak yaratılıyordu; zebaniler yine vurup döküyordu. Onlara böylece azap ediyorlardı.

12 - 58-MUCÂDELE / 8: 

Gizli konuşmaktan nehyedilenleri (men edilenleri) görmedin mi? Sonra nehyedildikleri şeye dönüyorlar. Aralarında günah, düşmanlık ve resûle isyan konularında gizli gizli konuşuyorlar. Ve sana geldikleri zaman, Allah'ın selâmlamadığı bir şekilde seni selâmladılar. Ve kendi aralarında: “Öyle ise (o gerçekten peygamber ise) Allah, söylediklerimizden dolayı bize azap etmeli değil mi?” diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar (atılacaklar). İşte o varılacak yer ne kötü.

Bunlar kimlerdir? Dedim; Malik şöyle anlattı:

Bunlar ümmetinizde yetim malını haksız yere yiyenlerdir.

Bir kavim gördüm, karınları dağlar gibi şişmişti. İçine yılanlar ve akreplerler dolmuştu. Orada hareket edip ıstırap veriyorlardı.

Bunlar ayağa kalkmak istedikleri zaman, karınlarının büyüklüğünden ve yılanların, akreplerin hareketlerinden kalkmaya güçleri yetmiyordu. Yıkılıyorlardı. Sordum:

Bunlar kimlerdir? Dedim; Malik şöyle anlattı:

Bunlar ümmetinizden faiz yiyenlerdir..

14 - 56-VÂKIA / 9

Ve ashabı meşeme [meşeme sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) solundan verilen Cehennemlikler], (ama) ne ashabı meşeme!

Bundan sonra, bir alay hatunlar gördüm; bunları saçlarından asmışlardı. Bunlar için: 

15 - 66-TAHRÎM / 9: 

Ey nebî! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et. Ve onlara galiz (sert) davran. Onların mevası (barınacağı yer) Cehennemdir. Ve ne kötü varış yeri.

Kimlerdir? Diye sordum; Malik şöyle anlattı: Bunlar, şu kadınlardır ki; Yüzlerini ve saçlarını örtmeyip erkeklere gösterirler. Kocalarından başkasına zinetlerini açarlar. Kocalarına eza ve cefa ederler

16 - 67-MULK / 9: 

Onlar (Cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

Bundan sonra, bir takım erkek ve kadın gördüm; bunların dillerinden ateş çengellerle asmışlardı. Tırnakları bakırdandı. Kendi yüzlerini yırtıp parça parça ediyorlardı.

17 - 101-KÂRİA / 9: 

Artık onun anası (onu saracak olan), haviyedir (Cehennem ateşidir).

Bunlar kimlerdir? Dedim; Malik şöyle anlattı:

Bunlar yalan yere şahitlik edenlerdir. Koğuculuk yapıp söz gezdirenlerdir.

Bundan sonra, bir alay kadınlar gördüm; bunların kimisini göğsünden asmışlar; kimisini de ayaklarından baş aşağı asmışlardı. Bunlar feryad ve sayha atıp duruyorlardı.

18 - 5-MÂİDE / 10: 

Ve inkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar alevli ateş (Cehennem) halkıdır.

Bunlar kimlerdir? Dedim; şöyle anlattı:

Bunlar zina edenlerdir; ayrıca çocuklarını düşürüp katil işi işleyenlerdir.

Bundan sonra bir alay adamlar gördüm; bunlar kendi yanlarının etlerini koparıp ağızlarına koyuyorlardı. Yemeyip ağızlarında gizliyorlardı. Ama zebaniler onları:

Yiyin. Diye zorlayıp istemeyerek yediriyorlardı. Tekrar koparıp ağızlarına alıyorlardı. Zebaniler tekrar yemeleri için onları zorluyorlardı. Bu şekilde onlara azap ediyorlardı. Bunlar kimlerdir? Dedim; şöyle anlattı:

Bunlar, ümmetinizden şu kimselerdir ki, insanları yüzlerine karşı ayıplar; zemmederler. Ayrıca arkalarından kötüleyip gıybetlerini ederler. Elleri, dudakları, kaşları ve gözleri ile işaret ederek insanları alay alırlar.

19 - 45-CÂSİYE / 10: 

Cehennem onların arkalarındadır. Ve kazandıkları şeyler onlara fayda vermez. Ve Allah'tan başka dost edindikleri de. Ve onlar için büyük azap vardır.

Bundan sonra bir kavim gördüm ki, Bunlar tam susadıklarından ötürü susuzluktan yanıp feryatla su istiyorlardı. Onların bu isteklerine karşılık ateşten kadehlerle kaynar sular verilip; İç diyerek zorlanıyorlardı. Onlar bu kadehi ağızlarına yakın götürdükleri zaman o suyun şiddetli kaynamasından yüzlerinin etleri pişip kadehin içine dökülüyordu. İçince de, bağırsakları parça parça olup dübürlerinden dışarı dökülüyordu.

20 - 64-TEGÂBUN / 10: 

Âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlar; işte onlar, ateş ehlidirler, orada (Cehennemde) ebediyyen kalacak olanlardır. Ve (o) ne kötü varış yeri (ulaşılacak yer).

Bunlar kimlerdir? Diye sordum; Malik şöyle anlattı: Bunlar, zina eden erkek ve kadınlardı. Peki, bu kötü koku nedir? Dedim; bunu da şöyle anlattı: Onların ferçlerinden çıkan şeyin kokularıdır.

Bundan sonra, bir kısım kadınları gördüm ki, asılmışlar. Bunların elleri boyunlarına sıkıca bağlanmıştı. Bunlar kimlerdir? Diye sordum; Malik şöyle anlattı: Kocalarına hıyanet edip mallarını telef edenlerdir.

Allahım cümlemizi (kendine hakiki kullardan oylamayı nasip eylesin)ve bütün bu kötülükleri yapmaktan muhafaza eylesin. ÂMİN.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com