Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

“Bali/Tinerci ve Sokak Çocukları ya da Zoraki Erozyonlar”


22 Nisan 2014 Salı 18:55

Haber bültenlerinde hemen hemen gün yok ki, “sokak çocukları” ya da “balici/tinerci” olarak bilinen kişiler tarafından yolda yürüyen vatandaşlarımıza bir saldırı olmamış olsun. Bu kimseler bir “Türkiye Sorunu” olarak, Türkiye’nin önünde tüm problemleriyle ortadadır.

Bu problem nerden kaynaklandı ve nasıl gelişti? Bunun izalesi mümkün mü?

Bir şeyin anlaşılmasında; “Tüme Varım” ve “Tümden Gelim” metodları kullanılabilir. Yani eldeki herhangi bir üyeden tüme veya Tümden/gruptan üyeye/ferde gidilebilir. Ya da bir nehirin kaynağından döküldüğü yere veya döküldüğü yerden kaynağa doğru gidilebilir. Her iki metod da aynı sonucu ve doğru sonuca götürebilir.

Şimdi konumuz olan “sokak çocukları” ya da “balici/tinerci” olarak bilinenlerin de, kendileri ve kaynağı doğru tesbit edilip ve iyi irdelenirse; çözümü de öylece kolay olacaktır.

“Sıtma” hastalığının yayıcısı olan “Anofel = Sivrisinek” ile onun “kaynağı” olan “Bataklık” arasındaki ilgi ile, konumuzun öznesi arasında ciddi bir benzerlik vardır. Sıtma hastalığı ve onun amili durumundaki sivrisineğin ortadan kaldırılması için bataklığın ortadan kaldırılması en kesin ve kestirme yoldur.

Eğer bataklık devam ederse sivrisinek ve sıtma hastalığı ortadan kaldırılmadığı gibi, bu yollu çalışmalar da ekonomik olarak oldukça yüksek maliyetlere neden olacaktır.

Aynen bunun gibi, Türkiye Toplumunun “İslami” bir kültür ve ahlak anlayışı vardı. Bu anlayış taklidi de olsa toplumu koruyordu ve makbuldü. Bazı çevrelerin metodlu, ısrarcı ve baskılı uygulamaları sonucunda; toplumun belli bir kesimi, kendisini koruyan bu kutsal değerlerden uzaklaştırıldı. Boşlukta kalan bu insanlar “Milliyetçilik hatta Irkçılıkla” tamamlanmaya çalışıldı. Yani İslami değerler yerine “Milliyetçilik - Irkçılık” ikame edilmeye çalışıldı.

Bana göre, bu uygulamaya “Japonlar” örnek alınarak çalışıldı. Zira, Japonlar’da; kral Tanrıdır ve Milliyet = ırk dindir. Bir Japon, kendi milletine hizmet ettiğinde aynı zamanda milliyet = ırk dinine de hizmet/ibadet etmiş saymaktadır. Onlarda Hizmet = İbadettir.

İslam’da da, İslami emirler ve hizmetler aynı zamanda Allah(CC)a ibadeti netice vermektedir.

İşte Türkiye’de de bunu böyle planlayanlar, İslami kültürden sonra Milli Dinin, mayasının daha başlangıçta çürümüş olduğunu bilemediler veya görmek istemediler. Zira, bir Müslüman İslami terk ettikten sonra daha hiçbir dine giremez. Başka hiçbir din onun yerine ikame olunamaz ve kişileri tatmin edemez. Bundandır ki, bugüne kadar hiçbir Müslüman aklî muhakemesiyle ve hüccetlerle başka bir dine girmemiştir. Bundan sonra da olmayacaktır. Mukallid kişilerin din değiştirmesi bir değer ifade etmez.

Bu uğursuz planın uygulamasına, bir de; o kişilerin zamanımızdaki uzantısı diyebileceğimiz derin devlet ya da Ergenkoncuların son otuz yılda Doğu ve Güneydoğuda yaptıkları sonucu köy ve yer – yurtlarından zorla göç ettirilen toplulukların (- Kürdlerin); gittikleri yerlerde sefalet ve perişanlıklarından çıkan istenmeyen ve ciğer parçalayan neticeler de eklenince, bugün herkesin seyrettiği manzara ortaya çıktı. Bunu tevlid edenlere ithaf olunur..

Gerçi ben, bunları toplumun başına bela edenlere bu ‘dêw asa’ problemi ithaf etsem de boşuna.. çünkü onlar bu sonucu zaten biliyorlardı ve istiyorlardı.. onlar şimdi ancak timsah göz yaşları dökerler..

Allah(CC)a hamdolsun ki, onların planının dışında ve onlara rağmen pırıl pırıl dindar – dürüst – ahlaklı – faziletli, din ve diyanetini bilen bir nesil ve topluluk da yetişti. Bunlar toplumun hem müsbet dinamikleri kimselerdir hemde uygun yerlere ulaşmışlardır. Batmış olan ve batırılmaya çalışılan yurdumuzda rahmet ve muvaffakiyet çiçekleri açtılar.. yavaş yavaş düzelme ve düzeltme işleriyle meşğuller.. her yeni gün bir önceki günden daha güzel geliyor.

İşte günümüzdeki, “sokak çocukları” ya da “balici/tinerci” olarak bilinen kişiler nasılki; İslami Kültürden uzaklaştırılması ve onları ‘taklidle koruyan yurdundan yuvasından kimliğinden’ uzaklaştırarak meydana getirildi.. öylede bunun tersinden yani tüme varım kuralıyla müsbet sonuca ve çözüme gidilecektir.

Özetle; Irkçılıktan uzaklaşıp İslami Kültürümüze dönüşle ve onu hayatımızda pratize ederek toplumumuzun tüm olumsuzluklarını çözümleriz diye düşünüyorum. Nasıl ki şuan için faziletli ve (maddi ve manevi yönden) başarılı olan bir çevre yetiştirildiği gibi..

Eğer, reçete ve tedavisi için merak ediliyor ise; B. Said-i Norsi’nin eserlerinde epeyce materyal vardır.

NOT: İslam Aleminin Hicri yılını tebrik eder Hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan dileri.!...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com