Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Tan; Faruk Çelik Urfayı bilmez

Tan; Faruk Çelik Urfayı bilmez

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2011 Cuma 19:58
Tan; Faruk Çelik Urfayı bilmez

Seçimler için açıklana listeye bir tepki de Stratejik Düşünce Enstitüsü Medya konseyi Başkanı Kürd Aydın gazeteci ALPER TAN “Kim Kazanacak?” başlıklı yazı ile AK Partinin Güneydoğuda kaybedecek. TAN; “Bölgeyle hiç alakası olmayan Faruk Çelik Urfa’dan aday yapıldı. Faruk Çelik Urfa’yı bilmez, Urfa Faruk Çelik’i bilmez” dedi. İşte o yazı;

 

11 Nisan’dan bu yana siyasi partilerin YSK’ya sundukları aday listeleri tartışılıyor. Daha uzun süre tartışılacağa da benziyor.

 

AK PARTİ:

Başbakan Erdoğan geride kalan iki dönemi çıraklık ve kalfalık dönemi olarak görüp 12 Haziran sonrasını yine Ak Parti’nin tek başına iktidar olacağı ustalık dönemi olarak tanımlamıştı. Aday belirleme sürecinde bunu sık tekrarladı. Ayrıca çevresine büyük bir vitrin değişikliği yapacağı mesajı da verdi. Ancak mevcut liste, toplumda oluşan beklentileri karşılamaktan hayli uzak görünüyor. Mevcut vekillerden 167’sini yani yaklaşık yarısını tekrar aday göstermedi. Bu yönüyle önemli değişiklik yapıldı sayılabilir. Ancak Ak Parti’nin yıllardır var olan vitrininde hiçbir değişiklik yok. Bu yönüyle statükocu bir Ak Parti görüyoruz.

 

Ak Parti listelerine baktığımızda adaylar konusunda ciddi bir açılım yapılamadığını görüyoruz. Vitrin açısından mevcut parti statükosunu koruma ve “denge” kaygısının ağır bastığı ortada.

 

Ak Parti, 12 Eylül referandumunda “Evet” yönünde tavır koyan ülkücü camiaya hitap eden isimlere yer vermedi. Ramiz Ongun, Vedat Bilgin, Mansur Yavaş gibi sembol isimlerden hiç biri listeye alınmadı. Merhum Alpaslan Türkeş’in küçük oğlunu aday gösterdiler. Türkeş’in bir oğlunun daha var olduğunu Türkiye bu vesileyle öğrenmiş oldu. Ak Parti’ye ne getirecek bilemiyorum.

 

Yine 12 Eylül referandumunda gece gündüz dolaşarak ve karşılığında ülkeye hizmet dışında bir beklentisi olmaksızın “Evet” kampanyası yapan Süleyman Soylu’nun aday gösterileceğine dair beklentinin ötesinde durumlar olduğunu biliyoruz. Süleyman Soylu’nun böyle bir talebi ve beklentisi yoktu ama toplumun vardı. Bu konuda da Ak Parti doğru yapmadı. Ak Parti yıllardır sırtında taşıdığı veya yıllardır Ak Parti’nin sırtına binmiş adamlara gösterdiği vefayı, karşılık beklemeksizin ülkeye hizmet eden ve hatta bazı konularda Ak Parti siyasetinin önünü açan insanlara göstermedi.

 

Öte yandan bu seçimde Ak Parti, Güneydoğu’da iddialı olmayacağını gösterdi. Kürt seçmen nezdinde fazla bir karşılığı olmayan adaylarla seçime gidecek. Halbuki Kürt vatandaşların içlerinden gelerek destekleyebilecekleri isimler koyabilselerdi “Demokratik Açılım”ın samimiyeti konusunda süreci pekiştirmiş olacaklardı. Bölgeyle hiç alakası olmayan Faruk Çelik Urfa’dan aday yapıldı. Faruk Çelik Urfa’yı bilmez, Urfa Faruk Çelik’i bilmez. Umarım Ak Parti tekrar hükümeti kurarsa bakanlar kurulu listesinde de statükoyu koruma derdine düşmez.

 

CHP:

CHP açısından 12 Haziran seçimi farklı bir önemde. Deniz Baykal’a yapılan bir kaset komplosunun ardından bir plan dahilinde genel başkanlık koltuğuna oturmuş olan Kemal Kılıçdaroğlu bu seçimde teste tabi tutulacak. Kılıçdaroğlu, her ne kadar kendini o makama taşıyan Genel Sekreter Önder Sav ve ekibi ile o komplonun hedefindeki Deniz Baykal takımını da tasfiye ederek ve son olarak da milletvekili listelerine damgasını vurarak liderliğini güçlendirmiş olsa bile seçmen temelinde ilk sınavını 12 Haziran’da verecek.

 

Kemal bey, kendi genel başkanlığına halkın bakışını görmekle birlikte “Yeni CHP” diye tanımladığı dönemin nasıl bir karşılık bulduğunu da görmüş olacak. CHP’de bir zihniyet değişim var mı, yok mu? CHP’de sadece yüzler ve isimler mi değişti, zihniyet mi? Zihniyet değişti ise bunun halkta bir karşılığı var mı? Bu değişim CHP’nin seçmen tabanını sevindirecek mi küstürecek mi? Bunların hepsi soru işareti. Kılıçdaroğlu, listelere damgasını vurarak partide neleri veya kimleri istemediğini gösterdi. Ama bence CHP’nin neyi istediği, ne yapmaya çalıştığı hiç belli değil. Kılıçdaroğlu’nun Sav ve Baykal ekibini istemediği ortada. Deniz Baykal’ı tekrar aday gösterdi ama kerhen..

 

Ama temel konularda Kemal beyin ya kafası hala karışık, ya takiyye yapıyor, ya da güç yetiremiyor. Mesela “Yeni CHP” sosyal demokrat mı olmak istiyor, merkez sağ mı? Mehmet Haberal ve Turhan Tayan gibi darbe artığı statükocular gerçekten CHP’ye ne getirecek? Askeri darbe özlemcisi Süheyl Batum ile Sezgin Tanrıkulu aynı çatı altında aynı hedef uğruna bir arada çalışabilecek mi? Süleyman Demirel kendi kurduğu Doğruyol Partisi’ni ne hale getirdi ortada. Bu Demirel CHP’ye babalık yaparak nereye götürebilir? Bunu anlamak için zeki olmak gerekiyor mu?

 

CHP, Ergenekon avukatlığına devam edecek mi, etmeyecek mi? Kemal bey Ergenekon’un adresini bulmak için Mustafa Balbay’dan mı destek isteyecek Mehmet Haberal’dan mı? Yoksa Süheyl Batum’un mihmandarlığı, Oktay Ekşi’nin varlığı ona yetiyor mu? CHP’yi 12 Haziran’dan sonra hiç iyi günler beklemiyor.

 

MHP:

MHP bu seçimin en statükocu listesini hazırladı. MHP’nin milliyetçilikle hiçbir bağının kalmadığı anlaşılıyor. Bu liste ile tam bir devşirme parti haline geldi. MHP, Ergenekon tutuklusu Engin Alan’ı Meclis’e taşımaya çalışıyor. Abdullah Öcalan’ın akıl hocası Yalçın Küçük’ü de aday yapsa tabloyu tamamlamış olacaktı. MHP ülkücülükten hicap duyuyor olmalı ki direksiyonu, adına “Merkez sağ” denilen içi boş bir alana çevirdi. Çok yazık..

 

BDP:

Bu seçimin en tutarlı ve en iddialı listesini BDP hazırladı. Bu liste ile başarılı olma ihtimali çok yüksek. BDP listesi Ak Parti’yi ciddi şekilde zorlayacak. Güneydoğu’da MHP zaten yok. CHP, Sezgin Tanrıkulu’nu kendi memleketi Diyarbakır’dan aday göstermeye cesaret bile edemedi. İstanbul’dan aday yaptı. Eğer BDP’nin listesi başarılı olursa bu listeden Meclis’e girecek Şerafettin Elçi, Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü gibi isimler Kürt sorunun demokratik yollardan çözümü konusunda faydalı olabilir. Bu isimler BDP’nin katı siyasi tutumunu yumuşatmasına vesile olabilir. Ancak aynı isimlerin BDP’yi ılımlılar ve şahinler gibi bir ayrışmaya da götürebilir.

 

Ne olursa olsun 12 Haziran’dan sonra birinci gündemimiz Anayasanın kökten değişmesi olmalı. Seçim sonucu ne olursa olsun, Türkiye kazansın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com