banner2
Bazı toplumlar yapıları, inançları,gelenekleri ve görenekleri gereği sömürülmeye, aldatılmaya ve aldanmaya mahkümdur. Bu tarz toplumları şu şekilde tasnif edebiliriz.
Sömürüye meydan verecek toplumlarda bazı toplumsal işaretler bulunur.
Bunlar :
YOKSULLUK
DİNDARLIK
EĞİTİMSİZLİK (GELENEKSELCİLİK) TİR.
Şayet yaşadıgınız toplumda bu saydiklarım mevcut ise vay halinize. Aldatılmaya, sömürülmeye ve soyulmaya mahkumsunuz demektir.
Bu mevcutları bazı cin fikirliler , siyasetçiler, dinsiz ve vicdansızlar rant elde etmek için topyekun kullanırlar.
Yoksulları; şunlarla oyalarlar; yoksullara zengin, ferah bir gelecek vaad ederler, yoksulları daima umutlandırırlar. Bir verir üç beş almaya veya idealleri uğrunda kullanmaya çalışırlar. Yoksulluklarını zenginlikleri yolunda birer yapı taşı olarak sıralarlar. vs...
Egitimsiz ve gelenekselcileri; gecmişle, atalarıyla ve hiç birşey yapamayacaklarıyla oyalayıp dururlar. Emelleri için feda ederler. Kendilerini onların gözlerinde ilahlaştırırlar. O kadar ilahlaştırırlar ki yaptıkları hataları, yolsuzlukları feda ettiklerini gözgöre göre sereserpe yaparlar, çünkü yaptıkları şeyler o egitimsiz gelenekselci toplum tarafindan görülmez; görülse dahi kendi kendilerini onları yapmadıklarına inandırırlar. Rantçılar yaptıkları şeylere kılıf bulmalarına gerek duymazlar. Çünkü insanları o şekilde ikna etmişlerdir...
Dindarları; dindar kesimleri hurafelerle, batıl inançlarşa, suni gündemlerle vs... bir çok yapmacık ve kayde değer olmayan duygu ve düşüncelerle oyalayıp dururlar. Dindarları oyalar, yorar ve sonunda derin uykulara daldırırlar. Uzun zaman dindarlık sekteye uğrar, iman ve inanç zayıflar ve sonunda bozularak yok olup gider. Aslında amaç ne yoksulu yolsulluktan kurtarmak, ne eğitim ve gelenekselçileri eğitip modernleştirmek ve ne de dindarlari dinsizleştirmektir.
Tek amaç ve hedef vardır ki o da dunyevi cikarlar( rantlar) uğrunda herşeyi feda edebilmektir. Kendi yaşam koşullarını en iyiye, zirveye ulaştırmak için diğer bütün değerlerden, hayatlardan vaz geçmektir.
Bu unsurları taşıyan toplumlar bazen uyanır, farkındalıklarının farkına varsalar da hiç bir zaman baş kaldıramazlar, birlik bütünlük olusturamazlar. En kötü yanı onları kurtarmak isteyenlere karşı en şiddetli bir şekilde karşı koyarlar ve sömürülmeye, aldatılmaya ve ezdirilmeye malzeme olurlar. Tabiki bu sosyal yapı rantcılara, siyasetçilere, soygunculara, istismarçılara ve sahtekârlara alan açar, meydanı boşlar.
Hal böyleyse ne yapmak lazım derseniz: dine, inanca, adalete, hukuka, birlik ve bütünlüğe ortak sosyal yaşam alanına güvenen inanan herkesin canla başla varlıklarını; hem sömürenlere hemde sömürülenlere en şiddetli şekilde hissettirmesi lazım. Gün gelecek çok güzel olacak duygusuyla mücadele etmeliyiz.
Not: Yazımı okuyan tüm değerli okuyucularımdan şunu istirham ediyorum. Lütfen duygu ve düşüncelerinizi işaretlerle veya yazarak, yorumlayarak destek olmanızı rica ediyorum. Teşekürler hepinize.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner17