banner2

Küçükken her 11 Nisana doğru yaklaştıkça bizim içimizi tarifsiz bir mutluluk kaplardı ki anlatılmaz.

Günler öncesine babamı ikna çabaları sürer giderdi.

Babamı ikna gözüne girip ikna etmek için olmadık şeyler yapardık.

Babamı 11 Nisan şenliklerine bırakması için verdiğimiz güvence ve vaatler arasında istediğin kadar kuzu ve koyunları otlatmanın yanında üzüm-fıstık tiyeklerini bellemek ve at ile çüt sürmek gelirdi. Bunun neticesinde babam Urfa’ya gidip 11 Nisan şenliklerine izleme izini verirdi. Bunun verdiği mutluluk tarifsiz ve bambaşkaydı.

Lastik ayakkabı, yırtık pırtık bir pantolon ve üstümüze aldığımız gömlek-kazak ne bulursak…

Kendimizi o meydana atalım da gerisi mevzu bahis değildi bizim için.

Geleceğimiz günün sabahı mutluluktan uyuyamaz, sabaha kadar bir sağa, bir sola döner, gözlerimi evimizin direkli tavanına dikerdim.

Sabahın ilk ışıklarıyla kalkar, gelen köy pastasına binerdik. Kucağımdaki koyuna-keçiye aldırmadan ve onun kokusunu içimze çeke çeke yola düçar olurduk. (Bazen şikayet ettiğimiz o hayatımızın meğer ki hayatımızın en mutlu yıllarıymış da haberimiz olmadan…)

Bizi Arap Meydanına bırakan köy postasını ardımıza bırakarak Halepli Bahçe Meydanı’na yürürdük. Oraya doğru yaklaştıkça kalabalıkların artığını ve kalabalıklarda karıştığınızı hissedersiniz.

Alanı gören en hakim yeri bulmak için meydanı söyle bir kolaçan ederdik.

Alanı görecek en hakim noktayı bulduktan sonra, izlemeye başlardık. Okulların Geçit töreni,  askeriye ve bando merasim takımı derken Urfa’nın Fransızlardan kurtarılma sahnesi başlar.

Karşılıklı çatışmalarla başlayan sahne Fransız askerleri mevzilerinin bir bir düşmesinden sonra sıra karşılıklı yakın muhabereye geçilir ki karşılıklı silah ile çatışmadan sonra askerlerin artık göğüs gögüsesüngüleşmesinden sonra ve Urfa milisleri Fransız askerlerine galebe çalması ve yere yatırıp süngü ile işini bitirmesinin ardından Türk Bayrağının kalenin burçlarına dikilme sahnesi heyecanın ve çoşkunun en tavan yaptığı yerdi.

O sevinç ve mutlulukla evin yolunu tutar, bir dahaki 11 nisan şenliklerini hayaliyle Urfa sokaklarında yürürdük.

O günkü mutluluk, bir yıllık çalışmanın bedeli ve gelecek senenin motivasyonu mahiyetindeydi.

Bizim zamanımızda basit şeylerden mutlu olabiliyorduk ve mutlu oluyorduk.

Şimdi öyle mi?...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner17