Başı Rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden azattır. Buyurur Peygamberimiz. Ne mutlu sadık insanlara ki bu ayı gereği gibi idrak edenlere, ne mutlu o insanlara ki bu ayda İlahi rızaya ulaşanlara. Allah’a sonsuz şükürler olsun ki bu yıl da bizlere Ramazan orucunu tutmayı nasip etti ve bizi bir Bayrama daha ulaştırdı. İbadetler insanı kötülüklerden alıkoyuyorsa gerçek ibadettir. Ramazan ayı mevsimlik Müslümanlara ise Allah hidayet versin. İbadetlerin devamında tesirini halk eylesin. Yarın Ramazan Bayramı, dinimize göre iki bayramımız var. Biri Ramazan diğeri Kurban Bayramı: Gerçi ülkemizde sayısını unuttuğum bir sürü bayram var. Hani derler ya deliye her gün bayram bizimki de onun gibi bir şey.
Lakin Müslüman olmamız hesabı ile biz, İslam’a göre hareket ederiz. İnsanoğlu her zaman sevinçli veya üzüntülü olamaz. Bazen Sevinçli olmak bazen üzüntülü olmak fıtrat ve ilahi adalet ilkesidir. İnsanın çileli dünyaya gelişi ağlamakla başlar… Çocuk sahibi torun sahibi olanlar sevinir. Veren Allah, can alınca her insan üzülür. Dini Bayramlar Müslümanların sevinç bayramlarıdır. Cuma günleri de Müslümanların hem bayramı hem de sevinç günüdür. Gelenek haline de gelse Dini Bayramlar sevinçle kutlanır. Cuma günü ise hiç kimsenin aklında bile değil, Cumartesi, Pazar günlerin tatili hem Yahudi hem de Hıristiyanları memnun etmek içindir. Laik Sistem hem kiliseden hem de Camiden olmuyor.
Bayram bir zorluktan, bir darlıktan sonra yaşanan bir sevincin, mutluluğun dışa vurumu ve etkinliğidir. Nasıl ki zorlu bir savaştan sonra kazanılan bir zaferin kutlaması insanları tabii bir hakkı ise, açlıkla kısıtlamalarla geçirilen bir aydan sonra yeniden rahat yeme içme ile normale dönen hayatın da bir sevinme hakkı vardır. İşte bayram bu duyguların yoğun olarak yaşandığı bir sevinme ve eğlenme etkinliğidir. Bu ümmetin iki bayramı vardır. Biri Ramazan Bayramı diğeri de Kurban Bayramı! Bu bayramlarda birbirlerini ziyaret eder, ikramda bulunur, sevinir, eğlenir ve sevinç gösterilerini yaparlar.
Müminler, Ramazan ayı boyunca nefislerine, belli bir süre açlığı ve susuzluğu tattırarak, belli bir süre ve belli vakitler dâhilinde ancak yiyip içebileceğinin ve nefsi arzularını tatmin edebileceğinin dersini ve eğitimini vererek onu düzene alıştırdığından onu tebrik etmenin, ona bir ziyafet vermenin bayramını yaparlar. Müminler, oruç vesilesiyle yaşadıkları açlığın nasıl bir hal olduğunu, yoksulların halini daha iyi anlayarak onlara destek olmak, dertlerine ortak olmak için verdikleri Fıtır Sadakaları ve Kurban etleri ile sevinçlerine ortak olurlar. Böyle elde edilen manevi mükâfatın ve sağlanan toplumsal barış ve huzurun sevinciyle, eğlenmek, barışmak, kucaklaşmak ve... Şükretmek suretiyle sevinçlerini paylaşırlar.
Elbette bayramda sevinmek, hoş olmak herkesten ziyade müminlerin, oruç tutanların, teravih kılanların, zekât ve fitrelerini vererek fakir fukaranın yüzünü güldürenlerin hakkıdır. Şimdi bunu umumi bir sevince, gerçek bayrama dönüştürmek için, evvela en yakınlarınızdan başlayarak tüm iman ehli ile kucaklaşmak, dargınlarla barışıp helalleşmekle güzelleştirelim. Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, sağlık ve esenlikler dilerim. Selamla Kalın Selamette Kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner17