banner2

Ben Aylan bebek… Hani kıyıya vuran küçük ve cansız bedenini resmederek dünya televizyonlarında, sanat galerilerinde ve gazete manşetlerinde sergilediğiniz Suriyeli Aylan Bebek var ya işte o..! Hırslarınız, zevkleriniz, paranız uğruna cehenneme çevirdiğiniz dünyada  üç günlük ömrü bile çok gördüğünüz Aylan…  Şu kısacık hayatımda vatanımdan ayrı kaldım. Ve bir ölüm yolculuğunda şahadet şerbetini içerek göçtüm dar-ul-bekaya.

 Ben gittim artık hiçbir şey demeden. Çünkü suskunluğum, bir isyandı bir çığlıktı paslı yüreklerinizin duymadığı… Çünkü suskunluğum, bir haykırış bir feryattı sağır vicdanlarınızın sessiz kaldığı. Hesabımı mahkeme-i kübraya bırakıyorum. Siz, sanmaya devam edin benim boğularak öldüğümü. Asıl boğulan sizsiniz gaflet denizinde… Ve şunu da iyi belleyin: Kıyıya vuran şey benim küçük bedenim değildi sadece; Büyük sandığınız, o büsbüyük sandığınız insanlığınızdı…  

    Ben Halep; Ben Şam, Ben Gazze, Ben Kudüs… Asırlar boyu İslam sancağının dalgalandığı, minarelerinden Allahuekber nidalarının yükseldiği ve kadim bir medeniyetin inşa edildiği şehirim. Ben, toprağının bağrında nice enbiyayı, evliyayı, şehidi barındıran aziz şehirim. Ben ki size ecdadın emanetiydim sahip çıkmadığınız. Şimdi boynu bükük, mahzun bir haldeyim. Her yanım yıkık her yanım enkaz; viraneyim. Talan ettiler, yağmaladılar yakıp yıktılar her ne varsa.

Bomba olup, mermi olup yağdılar üzerime. Sokaklarımda gülen o cennet yüzlü çocuklar da yok şimdi. Kimi varil bombalarıyla yandı kül oldu, kimi bir seher vakti keskin bir elma kokusuna uyanıp sonsuzluğa uyudu. Mutlu insanlarım da yok şimdi. Kimi öz vatanında garip, kimi vatansız bir parya. Kimi dikenli tellerin ardında polis joplarıyla, ayağına takılan çelmelerle, açlık ve sefaletle boğuşuyor kimi gençliğini, hayallerini, bedenini satmaya zorlanıyor.

     Ben Halep, Ben Şam, Ben Gazze, Ben Kudüs! Neredesiniz ey Müslümanlar? Neredesiniz ey uyuyanlar. Bunca ölüm, bunca acı bunca yıkım yetmiyor mu artık sizi uyandırmaya? Yıkılan ben değilim ki yıkılan onurunuz, yıkılan gururunuz.

Ben, Kubbetüs Sahra’yım altın varaklı kubbesiyle güneşi kıskandıran. Ben Mescid’i Aksa’yım: İlk kıbleniz, ilk namazgâhınız. Ve Selahaddin’in almadan gülmeyeceğim diyerek yeminler ettiği kutsal mekânım. Kaç kez ablukaya alındım. Kaç kez Yahudi askerlerinin kirli postallarıyla çiğnendim bilemezsiniz. Üzülmekten öteye geçmediniz ya hani. Tek yumruk olup Allah’ın ipine sımsıkı sarılmadınız ya hani. Artık söndü benim de ışıklarım. Artık secde eden başlara da kapandım. İşte ey Müslümanlar uyanacağınız güne kadar sizden alındım! Resulullah bende yükselmişti oysa yedi kat göklere. Siz ise batıyorsunuz gitgide en derinlere.

Yine soruyorum size ey Müslümanlar! Neredesiniz ey uyuyanlar. Bunca ölüm, bunca acı bunca yıkım yetmiyor mu artık sizi uyandırmaya? Daha kaç Aylan bebek ölecek. Daha kaç kadim şehir böylesine barbarca talan edilecek. Daha kaç mabedimiz yasaklanacak. Sizler Hz. Muhammed’in ümmeti değil misiniz? Aylan bebekler ölürken, Suriye, Filistin, Irak ve daha nice İslam beldesi elden giderken bu rehavet niye? Mescid –i Aksa düşerse Mekke Medine düşmez mi? Katliamlara sessiz kalırsak üzerimizden Allah’ın rahmeti silinmez mi? Zillete düştüğümüz yeter. Allah aşkına uyanın. Resulullah aşkına uyanın!

Uyanın!

Uyanın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner7

banner3