Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Zafer Arzusu Sonuçları Putlaştırır


Müslüm Azizoğlu
10 Haziran 2015 Çarşamba 14:09

İster meşru isterse gayri meşru olsun, hastalık haline gelmiş birçok hareketin temelinde yatan arzu zaferdir. Bu hastalığa yakalananlara göre Zafere ulaşan her hareket hakkı, mağlubiyeti getiren her hareket ise Batılı temsil eder. Hal bu ki; Bu anlayış cahili bir anlayıştır.

Müslümanların böyle bir anlayışı kabul etmeleri mümkün değildir. Bu bir hak- batıl mücadelesidir ve bu mücadele kıyamete kadar devam edecektir. Sonuç ve netice açısından değerlendirilen meselelere en güzel örnek Hz. Nuh as ın mücadelesidir.

Bilindiği gibi Hz. Nuh as ın kavmi At’a ve it’e tapan putçu bir kavim idi. Hz. Nuh as Tebliğ ve talim görevine başlarken, kavmine “ Ey kavmim, Allah ibadet edin, ondan başka ilahınız yoktur”. A’raf s. A. 59.

   “Allah a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah tan sakının ve itaat edin. Buna karşı ben sizden bir ÜCRET de istemiyorum. Benim ücretim ancak Alemlerin Rabbine aittir…”Eş şuara s.a.106-110

Bu açık tebliğ karşısında Nuh kavmi Vahiy düzenini reddetmişler ve “Bir de şöyle dediler; Sakın İlahlarınızı bırakmayın. Hele Vedd’i, Suva’ı, Yegus’u, Yeuk’u, Nesr’i asla bırakmayın” Nuh s.a.23

“Biz senin apaçık bir sapıklıkta olduğunu görüyoruz” A’raf S.a.60 diye haykırmışlardı. Ayrıca Nuh as ma iman eden Mü’minlerin zaif ve fakir oluşlarını da delil göstererek “Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır” Eş şuara S.A111. Diye alay etmişlerdir.

Zaman zaman daha da ileri giderek Nuh as mın deli divane olduğunu iddia etmişlerdir. Bütün bu çirkin ve iğrenç suçlamalar karşısında Nuh as Allah a şöyle yalvarıyordu;

“Rabbim; beni yalanlamalarına karşılık bana yardım eyle” Mü’minun s.a.26

Nuh as Korkunç Zulümlere maruz kalıyor, Üzerine pislikler atılıyor, küçük çocuklara taşlattırılıyordu. Her Önüne gelen alay ederek ”Ey Nuh bizimle tartıştın, hem de çok tartıştın. Doğru sözlü isen tehdit etiğin azabı başımıza getir” diyorlardı. Hud s.a 32

Belirli bir süre sonra daha azgın ve gaddarlaşarak; “Ey Nuh sen bu dediklerinden vazgeçmezsen, gerçekten taşlanmışlardan olacaksın.” Diye tehdit ettiler. Cahiliyeden kalma her türlü kötü adetlerini korumak için her türlü zulmü göze alan kafirler ve Tevagit zümresi Nuh a.s’ma saldırılarını artırdılar. Bunun üzerine Nuh as. “Ben yenildim, Bana yardım et.” “Rabbim, kavmim beni yalanladı. Benimle onlar arasında sen hüküm ver. Beni ve beraberimdekileri kurtar” diye dua etmesi çok önemli ve manidardır.

Tüm bu yaşanan olayları anlatan Ayet-i Kerimelere baktığımızda Dünyevi şartlar ve sonuçlar açısından Hz. Nuh as mın yenildiği vehmine kapılırız. Âmâ hak ve hakikat hiç te öyle değildir. Akıbet yine Mütteki Müminlerindir.

Hz. Nuh as ın Allah ın emri ile gemi yapması, bilginin kaynağını da kavramamızı kolaylaştırmaktadır. Demek ki bilginin kaynağı kitaptır. O tarihe kadar gemi nedir? Hiç kimsenin bir bilgisi yoktu. “Denetimiz altında ve Vahyimiz denetimi gereğince gemi yap. Hem O zulmedenler(Allah ın emirlerine karşı gelerek, heva-i nefislerine uyanlar)hakkında azabın kendilerinden kaldırılması için dua etme. Çünkü Onlar suda boğulacaklardır” Hud s.a 37

Hz. Nuh’un Oğlu Babasının Allah tan getirdiği evrensel kurtarıcı ilkelere iman etmemişi, Yeryüzünde Allah ın hakimiyet hakkını reddetmiş kendi kafasına ve hevesine uymaya ve ona göre yaşamını belirlemeye çalışmıştı. Babasının tüm ısrarlarına rağmen hem iman etmemiş ve hem de gemiye binmeyi gururuna yedirememişti. Ve “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır diye” kendisini teselli etmişti. Hz. Nuh as mın bütün babalık sevgisini kullanarak “Bugün Allah ın emrinin dışında kurtulacak yoktur” demesi bile onu iknaya yetmemişti. Oğlunun şirkte ve küfürde inat etmesi karşısında, Babalık sevgi ve merhametinden dolayı oğlunun kurtulması için Allah a yalvarmıştı. Ancak Yüce Allah;

“Ey Nuh O senin Ailenden değildir. O kütü işlidir. (Müşriktir, kâfirdir) Öyleyse, Bilmediğin şeyi benden isteme. Ben seni cahillerden olmaktan men ederim...” diye buyurdu. Bunun üzerine Hz. Nuh as da;

“Rabbim, bilmediğim şeyi senden istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum” diye Allah a yalvardı, yakardı. Ve Hz. Nuh’un İman etmeyen Oğlunun tufan olayında geberip gittiği Zalimlerden biri olduğunu Kur’an’dan öğreniyoruz.

Buradan şunu görüyoruz. O günün İnsanları da bugünkü İnsanlarımız gibi Allah ın yeryüzündeki Tasarruf hakkını, hâkimiyet gücünü reddediyorlar, Demokrasi, Laiklik, Kapitaliz, Liberalizm vb. putlara tapmaya ve Tağutlara boyun eğmeye karar veriyorlardı. Heva-i Nefsi, arzu ve isteklerine uyarak kendi kafalarından kanunlar çıkararak O kanunlara uyuyorlar günkü ve bugünkü Cahiliye İnsanların ortak özelliği, ortak iddiaları Atalarının yolunda olundukları ve birliklerinin bozulmamasıdır.

Hz. Nuh as mı sapıklıkla, delilikle, fitnecilikle ve kavminin birliğini bozmakla suçluyorlardı. O günün Müşrikleri O döneme göre elde etikleri propaganda güçlerini kullanarak İnsanların topluca İlahi Nizama karşı ayaklanmalarını sağlamışlardı. Ve Tevhidi bir düzenin kurulmasını engellemişlerdi. Ama Sonuç ve netice itibariyle, Cahili ve çirkin olan Örf-adetlerini, Atalarından kalan inanç değerlerini ve kavim olarak bütünlüklerini muhafaza müdafaaya güçleri yetmemişti. Çünkü daha bu dünyada iken toplu olarak Allah ın azabını tatmışlardı.

Bugün Ümmet-i Muhammedi parçalayan, Tüm zenginliklerini talan eden, Allah ın Hakkını reddederek, Irkçı ve kavmiyetçiliğe dayalı (sözde) İnsan haklarını savunan İnsanlar da Sonuçta Galip değil, mağlup olup tarihin çöplüğünde gömülüp gideceklerdir. Her ne kadar bugün dış görünüş olarak Galip gözüküyorlarsa da bu geçici bir oyalama dönemidir. Azap Fırtınası öncesi oluşan meşguliyettir.

Elbette ki; Zafer Allah a ve Peygamberlerine iman edenlerin olacaktır. Adil siyasetin yeryüzüne Hakim olması için çalışanların olacaktır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com