Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Yönetimde Ahlaki Değerler


Emin YAPRAK
27 Temmuz 2015 Pazartesi 21:29


Ahlaki değerlerin, varlığı ve toplumda uygulanır olması da onun üstünlüğüne ve gerçekleşmesinin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Toplumların idare şeklinin yanı sıra, her ilkenin ahlaki ilkelerle birlikte ve insanların severek ve isteyerek yaşama geçirmeleri gerektiğinin bilinci gerekir. Sağlıklı hayat standartlarının oluşabilmesi için insanların benliklerine yenik düşmeyip, toplum için kendini feda eden bir yapı oluşturabilmeleri ile mümkündür.
Kendini toplum için feda eden bireylerin kabullendiği ilkelerle birlikte, fert için toplumunda kendi ilkelerini düzenlemesi gerekmektedir. Yönetimde bulunan insanların her şeyden önce vatandaşların yönetilmesini ahlaki ilkelerle yerine getirme çabalarını göz önünde bulundurarak yerine getirmeye çalışmalarıdır. Tabii ahlaki ilkeler toplum içerisinde yaşayan bütün vatandaşların ortak fikirleriyle ortaya çıkması ve benimsenmesi gerekir. Toplumda bazıların üstünlüğüyle ortaya çıkan ilkeler ötekileştirilmiş diğer vatandaşların kabul görmesine engel bir gerekçe ve düzenleme olarak kabul görmez. Toplumsal bilinç ve mücadele ile ortaya konan ilkeler herkesin ortak malı olarak ortaya konur ve yaşam ilkeleri olarak kendisini lanse ettirir.
Yönetimde bulunan insanların, etik değerlerle ortaya çıkıp, bütün vatandaşların güvenini kazanmaları ve partisel değerlendirmelerini de hep bu yönde oluşturmaları gerekir. Vatandaşında, yöneticiler gibi her şeyi idrak eden anlayan ve ilkeli ahlaki değerlere sahip olduğunu, her şeyin en iyisine layık olduğunu bilmek gerekir. O kendisi için iyi olanı tam anlamıyla bilemez, onun için demokrasi onun çıkarlarını korumak olarak dile getirilen yönetim anlayışı, asıl iktidara gelenin vazgeçmediği ve her şeyi kendi çıkarı için odaklandırarak yapmaya çalıştığı, bir menfeat birliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
İşte yönetimde bulunan insanların asıl sahip olmaları gereken ahlaki değer, toplumdaki bütün birey ve kesimleri kucaklayıcı bir yapıya sahip olmalıdır. Artık toplumun yıllarca zübük veya zübükzadelerle yönetilme anlayışından kurtulması gerekir. Gerçi insanlık var oldukça, batıl oldukça, kötü ahlaki ilkeler kendilerine yaşam alanları buldukça bu tür anlayışlar toplumun herkesimin de olduğu gibi yönetim anlayışında da bulunurlar. Önemli olan bunların azaltılarak, vicdani ve ahlaki ilkelere sahip bireylerden oluşmuş bir toplum meydana getirmektir. Avrupa toplumunda dış görünüşü itibariyle bu tür durumlar oluşmuş, halkın çıkarı tam anlamıyla düşünülerek oluşturulmuş fakat erdemli bir durumun ortaya çıkmadığını ve ön yargılı davranıldığını gözden kaçırmamak gerekir. Ekonomik bunalım oluşunca birbirlerine tam anlamıyla sahip çıkmayıp, ekonomik topluluğun ekonomik anlamda bile yeterli bir birliktelik olmadığını gördüğümüzde, yanıltıcı bir durumda olmadığımız meydandadır.
Bizde ise geçmişten bu yana kendisini devletin tek sahibi olduklarını görenler olagelmiş ve diğerlerini hiçe sayarak, kendi çıkarlarını hep düşünmüşlerdir. Bazı konularda onların haklı olması genel anlamda haklılığını ortaya koymaz. Devletin bekası için ahlaki ilkeleri hiçe saymak bir vaizin halkı kötü huylardan vazgeçirip iyi huylara yönlendirmek için Peygamberin söylemediği bir şeyi söylemiş gibi dilini eğip büküp iftira atarak, yeni bir din ihdas etmesi arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de yanlış yapmış olurlar. Halkın faydasına ve zararına olanı bırakalım halk kendi hür iradesiyle karar versin. Çünkü onun bu kadarını ayırabilecek bir bünyesi ve aklı vardır herhalde. Bazılarını da devlet düşmanı olarak değerlendirip, verecekleri her karar ve sözün altında bu tür yaklaşımlarla değerlendirmek yine safdillik olur kanaatindeyim.
Yönetimdeki bu tür aksaklıklar hep özlemi çekilen yönetimin oluşamayışından kaynaklanmaktadır. Eğer öyle bir yönetim anlayışı gerçekleşir, vatandaş yöneticisine güvenir ve ona adeta açık çek verir. Onun hizmetinden dolayı onu iktidara getirme gayreti ve mücadelesini gösterir. Amaç toplumun genelinde bir huzurun ve güzelliğin oluşmasıdır. İnsanların güven ve istikrar içerisinde yönetime katılmasıdır. Kendisinden çok toplumun geneline hizmet götürmesidir. Hz.Ömer’in; “dağdaki kurdun kuzuya saldırırsa Ömer Allah’a ne cevap verir?” anlayışının gerçekleşmesi ile hayvanların bile yanlış davranışının sorumluluğunu kendinde bulan bir anlayış özleminin gerçekleşmemesidir.
Ya şimdi ise başa gelenler hep kendilerini ve keselerini düşünürken vatandaşın güven içerisinde olması gereken, kendinden emin olmayan, kandırılan, dolandırılan ve etrafındaki herkesim tarafından zor durumda bırakılan bir yönetim girdabı içerisinde kalmaktadır. Başına gelen olaylardan dolayı kendisine muhatap bulamamaktadır. Sorumluluktan çok hep zor kullanarak, insanları yıldıran bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya kalmaktadır. Halbuki vatandaşın hizmetkarlığına soyunmuş ve kendi özel işleri için kullandığı mum ile devlet işleri için kullandığı mumu birbirinden ayıran anlayışı günümüzde yönetici olan insanların her işlerini ve hatta çocuklarının işlerini bile devlet veya çalıştığı kurumun kesesinden görme anlayışı arasındaki ahlaki seviyeyi bir düşünün de değerlerimizin nasıl dumura uğradığını görün?
Tabi bu hovardalık sadece yönetimde görülmemekte, diğer bütün yönetim anlayışlarında görülmektedir. Biz bu yanlışlığın sadece Başbakan, Cumhurbaşkan veya milletvekillerinde olduğunu zannetmekteyiz. Halbuki sendikalara bakın da kimin nasıl oraları çiftlik olarak kullandığını görün? Demokrasinin yanlış olan aksaklıklarından biride seçimle iktidara gelen hertürlü yönetimde bu tür hovardalıklar yapılabilmektedir. Seçimi zorlu geçen her yerin bal tutma olduğunu ve bal tutan parmağın bal yaladığını anlamalıyız. Önemli olan bal tutan parmağın ahlaki ve vicdani ilkelere sahip olarak bu tür yanlışlıklara düşmemesidir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com