Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet Sarmış

YOLCULUK NEREYE?


Mehmet Sarmış
13 Şubat 2015 Cuma 09:59

            Sabah oluyor, akşam olsa da eve gitsek diyoruz. Hafta sonu gelse dinlensek, ay başı gelse de maaşımızı alsak, yaz gelse de izne ayrılsak, emeklilik dolsa daişten kurtulsak… Hayatımız hep “geçsin” demekle geçiyor. İyi de geçip giden ömrümüz…

Zaten biz istesek de istemesek de geçiyor. Saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar hızla geçip gidiyor hem de.

Geçip giden nereye gidiyor? Geride ne bırakıyor? Ve en önemlisi biz nereye gidiyoruz?

Yaptığımız hiçbir şey kaybolmuyor.Bir gün karşımıza çıkarılmak üzere kaydoluyor bir yerlere.

Ne kadar kaldığını bilemediğimiz bir sermayeyi harcıyoruz.

Stres, gerginlik, küskünlük, düşmanlık, kavga, dövüş, para pul, mal, mülk, mevki, makam, şan şöhret, dedikodu, yalan dolan, çalma çırpma, şu bu…   

Mevlana asırlar öncesinden sesleniyor:                                                          

“Beri gel, daha beri, daha beri.             

Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?

Bu hır gür, bu savaş nereye dek?

Sen bensin işte, ben senim işte.”

Ne garip! Kendimizi dünyaya o kadar çok kaptırmışız ki, bazılarımızın bunu hatırlatmasından bile rahatsız oluyor bazılarımız. Öfke baldan tatlıdır ya, çevremizdekiler öfkemizi, hırsımızı beslesin, haklı haksız demeden bizim yanımızda kavgaya tutuşsun istiyoruz.

Oysa hepimizin ara sıra durup düşünmeye ihtiyacı var. Kapıldığımız rüzgarın etkisinden kurtulup kendi kendimize sormamız lazım:

“Yolculuk nereye?”

Allah soruyor bu soruyu. Tekvir Suresi müthiş kıyamet sahneleri ile başlıyor:

“1. Güneş katlanıp dürüldüğünde,  

2. Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,

3. Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,”

Sonra sözü hesap gününe getiriyor:

“10.(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,

11. Gökyüzü sıyrılıp alındığında,

12. Cehennem tutuşturulduğunda,

13. Ve cennet yaklaştırıldığında,

14. Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.”

Ve soruyor Rabbimiz:

“26. Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?”

İşimiz ne kadar önemli olursa olsun. Ne kadar rahat veya ne kadar sıkıntıda olursak olalım. Bir gün her şey bitecek. Geriye dönüşü yok, gidiyoruz, gideceğiz.

Hem iyi ki de gidiyoruz. Gitmek olmazsa bu dünya ilelebet çekilir mi? İyi ki de gitmek var. Ama sonu da var bu gitmenin. Bu ömrün hesabını vermek de var.

Geride ne bırakıyoruz kendimizden? Önden ne gönderiyoruz kendimiz adına?

Karda mıyız, zararda mıyız?

Bir hatırlatmak istedim.

Acaba durup düşünen olur mu?


YORUMLAR
  • yorum2015-02-13 10:20:07Abdullah

    Sayın Hocam ! Allah Razı olsun. Tamda böyle bir halinin zayıflamış olduğu bir dönemde hatırlatmanız isabetli olmuştur.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com