Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

"YATIRIM"


20 Aralık 2011 Salı 12:29
Geçen gün okuduğum bir yazılı açıklama beni bu yazıyı yazmama sevk etti.
Şanlıurfalı İş Adam’ı İbrahim Toru, yazılı bir medya organına açıklama yapıyor, ‘Şanlıurfa’ ve ‘Şanlıurfa’ da yaşayan girişimcilerle ilgili tespitlerde bulunuyordu.
Diyordu ki Toru: ‘’İnsanımız sunî gündemlerle meşgul ediliyor. Maalesef ki insanımız yapacağı işe ve hareketlerine karar verirken aklını % 10 oranında gözünü de % 90 oranında kullanıyor. Aklımız gözümüze inmiş. Surete bakarak zahire inmeden karar veriyoruz. Girişimci ruhumuz yok. Kısa yoldan zengin olmaya çalışan çok insan var memleketimizde. Maalesef emlak piyasası şu anda memleketimizde rant kapısı olmuş durumda. Üretim yok, gelişim yok. Al-sat zihniyeti sebebiyle ilerleme kaydetmekte zorlanıyoruz. Kimse yeni bir iş sahası açayım diye düşünmüyor. Herkes elimdeki parayı en kısa yoldan nasıl 10-15 kat artırabilirim diye düşünüyor.’’
Bu yazı’nın yazılmasına vesile olan bu açıklamayı okuduktan sonra oturup düşündüm. (Hemen dalga geçmeyin ben ayakta iken de düşünürüm!)
Peki bu niye böyle oluyor? Çünkü kafasının çok temiz olduğunu düşünen ama kafasını pek kullanmadığından kafası temiz kalan ‘’yatırımcılar’’ yüzünden bu böyle oluyor..
(Bilirsiniz klavyedeki ‘j’ tuşu diğerlerine nazaran daha temizdir çünkü çok az kullanılır!)
Evet, düşündüm ki; Memleketimiz de ‘’yatırım’’ kelimesi, girişimlerin kafasın da ‘’Menkul’’ ve ‘’Gayrimenkul’’ den başka bir şey çağrıştırmıyor. Parası olan herken parasını ‘’Yastık altı’’ edip, başını yastığına koyup, uyuyarak işte size ‘’yatırım’’ diyorlar.
Bu zihniyette ki ‘’yatırmcılar’’ Sn. Toru’nun da dediği gibi ‘Emlak piyasasının’ eline düşmüş, ‘’paramı en kısa yoldan nasıl arttırabilirim’’ hesabı ile yatıp kalkmaktalar…
İş sahası yaratmayı kesinlikle kimse düşünmüyor, çünkü sahayı kuracak akıl da yok düşünce de.
Henüz ‘’Kuşların uçmadığı, kervanların geçmediği’’ bölgeler de ‘’Kuşları uçurmanın Kervanları geçirmenin’’ hayalini kuruyorlar.
Emlak piyasasını rant kapısı haline getirmiş bu zihniyet, oturup işsizlikten ve ekonomi de yaşanan sıkıntılardan dem vurarak ‘mangal/kül’ metaforuna katkıda bulunmaktan başka hiçbir işe yaramıyor...
Böylelikle kısa yoldan gelir elde etmeyi ‘Örf’ ve ‘Adet’ haline getirip, memleketin ‘’geri’’ kalmasın da en büyük rolü üstlenmekten de ‘‘geri’’ kalmıyorlar.
Hepimiz biliriz ki; bir İl’in ya da bir Ülke’nin kalkınma gücü Ticaret ve Sanayi sektörlerine bağlıdır. Konjonktürel anlamda büyüme, ‘’girişim’’ ile gerçekleşmektedir. Aynı zaman da bu girişimler iş istihdamı sağlamaktadır.
Yani yeterli iş imkanı sağlamak ve dış dünya’ya açılan bir ‘’Marka Şehir’’ yaratmak istiyorsak, yukarıda bahsini ettiğim ‘’Sabit fikirlerden’ arınmak ve Memleketi gerçekten sevmek gerekmektedir…

Son olarak şunu eklemek istiyorum:
Yazdığım bu yazının oluşmasında bana dolaylı yoldan katkıda bulunan, Kanal Urfa ve Mozaik AVM yatırımları ile Şanlıurfa’nın gelişimine katkı sağlayan Sn. İbrahim Toru’ya en kalbi duygularımla teşekkür eder, ellerinden muhabbetle sıkarım!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com