Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet Emin KUŞ

Yalnızlaşan Kalabalıklar


Mehmet Emin KUŞ
22 Aralık 2014 Pazartesi 10:31

Dünya nüfusu kalabalık ve hızla insanlar çoğalıyor. İnsanlar çoğaldıkça da istek ve arzular değişiyor ve artıyor. Bununla beraber teknolojik gelişim, daha hızlı ve kolay ulaşım; kitlelerin çok daha kısa sürede birbirleriyle haberdar olması, temasa geçmesi ve iletişim sağlaması açısından hayatı kolaylaştırıyor. Bunlar fayda sağladıkları kadar;  bazen daha çok zarar da sağlayabiliyorlar.
   
Çağın en büyük imkânlarından biri internet ve internet birçok şeyi insanların ayağına getiriyor. Ulaşım ve zaman açısından çok çok faydalı bir nimet… Fakat insanları bir birleriyle yüz yüze iletişim hakkından mahrum ettiği için; bu konuda çok sağlıklı olduğu söylenemez. Çünkü internet ve benzeri iletişim araçları her bilgiyi insanların ayağına getirip kolaylık sağlarken; diğer taraftan da tembelliği ve yalnızlığı tetikliyor.
   
İnsanların kalabalıklar içinde yalnız kalmasını sadece internete bağlamak tabi ki haksızlık ve eksik bir tanımlama olur. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Mesela paylaşma kültürünün yok olması, komşuluk bağlarının zayıflaması, aşırı derecede mal hırsı ve sevgisi, tüketim çılgınlığı ve dolayısıyla daha çok kazanma savaşı… Karşılıklı güvenin olmaması ve gelecek kaygısı/korkusu gibi tüm faktörler; fertleri, bireyleri yalnızlığa itmektedir.
  
 Yine toplumların çeşitli yollarla, değişik kanallarla soylarından uzaklaştırılması, din-dil, kültür, inanç ve ahlak kaybının yaşanması gibi şeyler; bireyleri çok daha fazla yalnızlığa mahkûm ediyor. Gençliğin daha çok şöhret, para ve cinsellikle ilgilenmesi yâda sistematik olarak o yöne kaydırılması, yaşlıların terk edilmesi, kovulması, yaşlı/huzur evlerine bırakılması…
  
 Her şeyini para, şöhret, makam-mevki üzerine kurmuş ya-da bu şekilde düşünen bir toplum… Kapitalist bir düzen, tüketim çılgınlığı, gelir dağılımında ki dengesizlik, sosyal adaletin zayıflığı ve yanlış/eksik din algısı, dini referans almayan ve devre dışı bırakan bir eğitim sistemi ve benzeri hareket, düşünce ve fiiller; yalnızlığa iten nedenlerdir.
   
Yalnızlık duygusu; insanın yaşadığı en önemli, yerine göre acılı/sıkıntılı duygulardandır. Yalnız kalan veya kendini yalnız hisseden kişiler hiçbir şeyden zevk almazlar. Sorunlarını, dertlerini ve sevinçlerini başkalarıyla paylaşmak istemezler.
  
 Yeri gelmişken bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Genelde doğu ve Ortadoğu bölgelerde; yalnızlık biraz daha az olmasına karşılık; batıdaki toplumlarda/ülkelerde çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.  
   
 Sebebi şudur; genelde dünyada, özelde ise ülkemizde ve doğuda ki İnsanların/toplumların batı ve batı ülkelerinde ki insanlara göre daha az ahlaki dejenerasyona uğramış olması, gelenek-göreneklerine bağlı kalması, aile mefhumunun güçlü olması, imanlı olmak, dini etkenler, çevre ve büyüklerin etkisi gibi öz değerler…
 
   İnancı zayıf, ahlaken çöküntüde olan ve haddi aşanlar… Aile kavramını idrak edememiş/anlamamış, gelenek ve göreneklere eski kafa, eski zihniyet deyip kenara atan, hak-hukuk bilmeyen, sırf dünya malı için çalışan, kapitalist dünya felsefesinin oyuncağı haline gelmiş toplumlar; kalabalıklar içinde yalnız kalmaktan kurtulamazlar.
   
Bu yüzden dinimiz/İslam; insanlara, fertlere ve toplumlara; yardımlaşmayı, paylaşmayı ve cemaatleşmeyi emreder. Cemaatle toplumu kaynaştırır. Cemaatle insanların birbirleriyle haberdar olmasını ve dertlerini, sıkıntılarını paylaşmalarını emreder/kuvvetlendirir.
   
İslam dini bilinçli ve paylaşımcı toplumlara önem verir. Yalnız kalmış, şuursuz ve parçalanmış toplumların; İslam dininin nezdinde fazla itibarı olmaz. Çünkü yalnızlaşmış/yalnızlaştırılmış ve şuursuz toplumlar; sabun köpüğü gibidirler, kuvvetli bir rüzgârla kayboluveren bir köpüğün kendine bile faydası olmayacağı gibi; şuursuz, kimliksiz ve kişiliksiz yalnızlaşmış kalabalıklarında kimseye faydası olmaz. İslam; fertleri cemaatleştirerek; toplumları kaynaştırmak ister ve bu doğrultuda insanlara yön verir. Bunu gerçekleştirmek için muhataplarına, insanlara, Müslümanlara emirler verir, sınırlar ve kurallar koyar.
 
 İslam'ın istediği fert ve toplum; imanlı, şuurlu, paylaşımcı ve katılımcı bir toplumdur. Sosyal hayattan kopmuş-yalnız yaşamaya çalışan ve paylaşımcılıktan uzak, yalnızlaşmış kalabalıklar; İslam'dan uzaklaşmış toplumlar veya gayri İslami olan toplumlardır. Selam ve dua ile…


YORUMLAR
  • yorum2014-12-26 08:54:59NEVZAT BODUR

    balıklıgöl.com taraflı bir sitedir.ne alamet ise benim yorumlarımı içerisinde küfür,hakaret vs.olmamasına rağmen yayınlamıyorlar.Dün saat 09:00-10:00 arası yorum yaptım ki yorumum bakara suresi 44 ayettir.ona rağmen dinci geçinen balıklıgöl.com yayınlamadı.hakkım haram olsun.

  • yorum2014-12-22 15:11:30Abdullah Barış

    Güncelliğini kaybetmeyecek sosyal bir mevzuyu işlediğiniz için teşekkürler.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com