Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Utanılacak Tarihi Bir Olay: Harre


Emin YAPRAK
6 Ağustos 2015 Perşembe 11:03


    İslâm tarihinde utanılacak ve arlanacak olaylardan biri de harre olayıdır. Harre denilen yerde, Medine yakınlarında başladığı için bu isimle anılmıştır.
 Bu olay yapılan kötülükler ve Müslüman halka reva görülen durumla adeta bir utanç vesilesidir. Kendi saltanatlarının devamını isteyen ve bunun devamı için her şeyi mubah sayan anlayışlar ile iktidarda kalanların bir kutsalları yoktur. Onlar için kutsal sadece kendi heva ve hevesleridir.
Tarihçiler; uğursuz harre olayında çocuklar ve kadınların dışında binlerce Müslüman öldürüldü, bine yakın genç kıza tecavüz edildi, kocasız bin kadın hamile kaldı. Nihayet binlerce insan Medine’de Yezid’in kölesi olarak ona biat etti ve biat etmeyenler ise öldürüldü.
Tarihte Moğolların, Tatarların ve hatta bugün İsraillilerin dahi yapmadıkları bu cinayetlerin haberi Yezid’e ulaştığında sevinç çığlıkları atarak Uhud savaşından sonra İbni Zaberi’nin okuduğu şu şiiri okudu: Keşke Bedir'de helak olan babalarım yaşasaydılar da düşmanlardan nasıl intikam aldığımı görseydiler ve sevinip feryat ederek şöyle deseydiler: "Ey Yezid! Ellerin dert görmesin. Helal olsun sana." Biz onların ileri gelenlerini bugün öldürdük ve Bedir'de yere düşen bayrağımızı doğrulttuk. Eğer Ahmed'in oğullarından intikam almazsam, babamın oğlu değilim. Haşim Oğulları saltanat ve hükümetle oynadılar. Yoksa ne bir haber gelmiş, ne de vahiy inmiştir.
(Belazun, Ensab'ul-Eşraf, c. 4, 2. Bölüm, s.30-42; Lisan'ul- Mizan, c. 6, s. 294; el-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 8,s.217-221.)
    Bu şekilde cahiliye dönemine ait bir özlem peşinde olan bir anlayışa nasıl İslam anlayışı denilebilir anlamak zordur. Kendini düşünen ve dini değerleri hiçe sayan, her türlü ahlaki değerlerden yoksun bir kafa yapısı ile kendilerini her şeyin sahibi gören ve değerleri bir çırpıda silen bir anlayışın yok olması herkesin temennisi olarak dillendirilmelidir.
Bu derece şaşılacak ve nefret edilecek bir olayı meydana getiren Yezid’in askerleri bunu İslâm adına ve emire’l-mü’min olarak nitelendirilen Yezid adına yapmaktaydılar. Ne derece İslâm adına yapıldığı, güvenilir tarihçilerin olayın vahametini bildiren nakillerinden de anlaşılmaktadır. Kendi saltanatları her şeyin üstünde tutan yöneticiler, sahabileri, sahabilerin kızlarını ve eşlerini, hele Medine gibi değerli bir yeri mübah görmesinden anlaşılmaktadır. Müslümanların başına Yezid’i bela eden Muaviye’nin bu günahı bile sahabiler arasında zikredilen Muaviye’ye yaklaşımı farklı bir tutuma götürmektedir.
    Peygamberi Müslüman olarak görmüş olan Muaviye, takdir görecek bir davranış göstermemiş ve kendini hep üstün görmüş, ailesini her şeyin temeli olarak değerlendirmiş ve bu amacını gerçekleştirmek için her şeyi mübah olarak görmüştür. Bu düşüncede olan birini dini kuralları, hadisi nakletme hususunda güvenilir olması şaşılacak bir görüş olarak değerlendirilebilir. Bunu düşünmek ve bu saçma davranışların sahibini yermek suç olmasa gerektir.
    Hele Müslümanların başına bu tür belaları saran biri, bu yaptıklarından dolayı masum olmasa gerektir. Müslümanların geçmişinde harre gibi karanlık ve utanılacak hadiselerin oluşmasını sağlayıp, Müslümanların kanını hiçe sayan bir anlayış ile kendini üstün gören bir insanı İslam sınırlarının neresine yerleştirmek gerekir. Müslümanların her türlü yanlışlıkları yermesi ve kimden gelirse gelsin, hakkını vererek kritiğe tabi tutması gerekir.
    Bütün bu yanlışlıkların mimarı olan Muaviye, Amr b. As ve Mervan b. Hakem gibi insanları iyi tanımak ve onların İslam alemine olan zararları, topluma karşı yaklaşımları iyi değerlendirmek, kendimize ait olan İslami kaynaklar olan Kur’an ve Hadise göre iyi yorumlamak ve herkesin hakkını vermek gerekmektedir.
    Tarihi hadiseleri iyi değerlendirmek ve insanlıkta ne gibi zararları ve faydaları olmuştur, toplumun kendisine olan güzellikleri görmek ve herkese faydalı olan bir anlayışa sahip olmak gerekmektedir.
Müslümanın namusuna İslam’ın birliği için saldıran, kanını döken ve malını talan eden bir anlayışı hoşgörmek ne kadar abes olduğunu sadece şu hadise göre değerlendirilmesi gerekmektedir. “Peygamberin bir kötülük gördüğünüzde, elinizle, dilinizle düzeltin veya kalbinizle buğzedin, kalp ile buğzetmek imanın en zayıf durumudur.” Zikredilen kötülüklere kalp ile buğzetmemek, imansızlık durumuna bizi düşürür. Her müslümanın bu tür kötülükleri iyi değerlendirmek ve herkese hakkını vermek gerekmektedir.
    Tarihin tozlu sayfalarında iğrenç tablolardan biri olarak karşımıza çıkan harre olayını iyi değerlendirmek, kendimize ait olanı ve başkalarına ait olanı iyi analiz etmek gerekmektedir. Toplumsal olan sorunumuz kendimize ait olan olayları adeta sümen altı edip kapatmaktayız, fakat başkaları tarafından söylenen ve yapılan olayları ise davul zurna ile cümle aleme ilan etmekteyiz. Kendimize ait olan hataları iyi değerlendirip, İslam’dan önceki hayatın özlemini çeken insanların İslâm’dan bir beklentileri olmamıştır. İslam’dan beklentileri sadece saltanatları daha güçlü bir konuma getirmek ve yönettikleri halkı bu sebeple daha iyi yönetme çalışması olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Medine’yi, Peygamber şehrini mubah sayıp, oraya saldıran ve mukaddes olan her şeyi yok sayan anlayışın tutarlı olan bir tarafı olmamıştır. Karanlık noktalar aydınlığa kavuşturulmalı ve insanlığın faydasına olan ve geleceğini sağlamlaştıran bir yapıya dönüştürmek gerekmektedir.
    Sağlam bilgiye dayalı olan ve güzel bir kritiğe tabi tutulan bilgiler ile cahilliği ortadan kaldıran bir anlayış topluma hâkim kılınmadıkça gerçek anlamda sağlıklı anlayışlar oluşturulamaz. Müslüman olan her birey Medine’ye reva görülen bu hadiseyle geçmişi anlamaya çalışmalı ve Müslüman’ın birliğinin oluşamayışının gerekçelerini anlamaya ve hayatı ona göre anlamalıdır.    


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com