Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Urfa Gerçekten Kurtuldu mu? Veya Kimlerden Niçin Kurtarıldı?


11 Nisan 2012 Çarşamba 20:01

 
1980 yıllarında iyi bir kitap okuyucusu olarak bir kitapta şöyle bir KISSA okumuştum. Karyenin birinde; hiç kimsenin kendisine kıymet ve değer vermediği yarım akıllı birisi yaşıyordu. Günün birinde köy meydanında büyük bir ağacın bitişiğindeki derin kuyuya bir genç düşmüştü. Bütün köylüler toplanmış O genci kuyudan çıkarmanın çaba ve gayreti içine girmişlerdi. Ancak kuyuya inmeye hiç kimse cesaret edemiyordu. Kuyunun dibinde can derdindeki gençten feryad-u figanlar, çığlıklar yükseliyordu. Tam bu sırada kendisine değer verilmeyen ve kendisine ahmak gözüyle bakılan O adam çıka geldi. Baktı ki bağırıp çağırmalar, ahu figanlar ve çığlıklar… O deli adam merak ederek sorar ne oluyor diye? Dediler ki filan genç kuyuya düştü, onu kuyudan çıkarak cesaret sahibi kimse yok. O adam: beni hemen bağlayıp kuyuya bırakın ben onu çıkarırım dedi. O deli adamı ip ile kuyuya yedek bir ip ile bıraktılar. O deli adam boğulmak üzere olan O genci yanında ki yedek ipe bağlayıp çekin dedi. Köy ahalisi genci kuyu’nun dışına çıkardıkları genci sağ olarak görünce derin bir nefes alıp rahatladılar ve hemen akabinde O deli denilen ve hayat kurtaran adamı da kuyudan çıkardılar. O kuralsız yaşayan ve hiçbir prensibi olmayan deli adam kuyunun dışına çıktığında batlı ki O gençten şarıl şarıl sular akıyor. Var gücü ile ikinci bir hamle ile o genci boğazından bağladığı ip ile büyük ağaca çekip astı. Köylüler merak içinde sordular sen ne yapıyorsun çocuğu boğuyorsun diyerek yanına Koşuncaya kadar gerçekten de O genç boğazına bağlı olan ip ile boğulmuştu. Köylüler sordular sen niçin böyle yaptın? O deli Adam; Üstü başı yaştı güneşe astım ki kurusun dedi. Yanı bin bir zahmetle kuyunun dibinden sağ olarak çıkardığı ve hayatını kurtardığı O insanı kuyunun üstünde boğdu ve hayatına son verdi.
Zannı galibimce URFA mızın kurtuluşu da buna benzer bir şeydir. Yani Urfa’yı kim kimden ve niçin kurtarmıştır bu hiç sorgulanmamıştır. Evet, belki Fransızlar bedenen ve biyolojik yapı olarak ilimizi terk ettiler ama onlardan kalan ve sanki hiç gitmeleri de mümkün görülmeyen fikir ve düşünceleri ne yazık ki URFA mız da kalmıştır.
Yani şirkin ve necasetin galibiyeti, kültür emperyalizmi ve ideolojik istilaları canlı olarak devam etmektedir. İşte asıl tehlike ve asıl kurtarılması beklenen budur. Sorgulanması gereken budur. Atalarımız din, iman, fikir, düşünce, ar ve namuslarımız payı mal olmasın, namahrem eli değmesin diye yabancılarla çarpıştılar, Yüksek ahlaki ilkelerimiz ve kutsal değerlerimiz zedelenmesin diye Fransızlarla savaştılar ama yerli birileri geldi Fransızların her türlü ahlaksızlığını, inançsızlığını ve kültürünü bize empoze ettiler.
Yıllar yılı Öğrenci olduğumuz dönemlerde en güzel kızlarımızı baldır-bacak çıplak edip, başlarını açıp bando eşliğinde en yoğun cadde ve sokaklarda yürütüler. Peki madem ki kızlarımızı, kadınlarımızı açıp saçacaktık O zaman niçin Fransızlarla çarpıştık. Mademki Onların inançlarını kültürlerini alacaktık ne diye cansiperane Fransızlarla savaştık. Yanı neyin mücadelesini verdik. Fransızları bedeni olarak buradan çıkarın güç ve kuvvet farkında olmadan inanç ve fikir bazında yerli Fransızların istilası altına girmiştir. Kanaatimce başta ilimiz olmak üzere bütün coğrafyamız imana dayalı yeni bir KURTULUŞ beklemektedir.
Bakınız bu konu da Allah-u zülcelâl ana hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerimde şöyle buyuruyor.’’Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygambere indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba İMAN edin…’’Nisa S.A.136 Yüce Allah bu ayeti Kerimede biz ehli imana tekraren iman ediniz diye emir buyurmuştur. Yanı imanınızı kontrol ederek imanla çelişen ve çatışan kanun ve ilkeleri hayatınızdan çıkarıp batının necis çöplüğüne atınız.
Kurtuluşunuz O zaman gerçekleşecektir. Yoksa kendileri yerli ama fikirleri, düşünceleri, inançları ve kültürleri Fransız olanlar, inanç ve amellerinizle çatışanlar, daha uzun zaman sizi istila etmeye devam edeceklerdir. Bunun için imanımızı yeniden gözden geçirmemizi Allah bize emretmiştir. Yanı imana karşı Fransız kalmayın diye Allah bizi ikaz etmektedir. Cudi’ye yaklaşan HZ Nuh’un gemisinin hasret ve özlemi ile kurtuluşumuzu simgeleyen İslami değerlerin hâkimiyetinin oluşacağı anı TEVHİT DÜNYASINDA VE VAHDET SARAYINDA BULUŞMAK UMUDU İLE.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com