Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Toplumsal Huzuru Bozan “Aydınların“ Karanlığı


Müslüm Azizoğlu
17 Ocak 2016 Pazar 15:00

Ülkemizin değişik Üniversitelerinde kendilerine Akademisyen diyen; Ancak kafaları ve zihinleri Laik eğitim ile zaafa uğratılmış, Ruhları Tağuti rejimin pislikleriyle kirlenmiş, Çarşı kültürünün etkisinden kurtulamamış kişi ve kişiler, Halka ve Halkın değerlerine saldırmaya devam ediyorlar.

Bu çağdaş güruh, bu kravatlı kare kafalı yamyamlar; Müslümanların oy ve desteği ile seçilen bir İktidara ve Cumhurbaşkanına düşmanlık için tüm Halkı suçlu ilan ederek bile bile Hakkı inkâr ediyorlar, Ülkemizde yaşanan ve yaşatılan olayları çarpıtarak HAKKI BATILA karıştırıyorlar. Adı geçen bu insan görünümlü Güruhlar; Birçok yerde “Mikrofonik gevezelik” yapıyorlar. Bu çağdışı söylemleri yetmezmiş gibi ve bir de kalkıp Akademisyenlere yakışmayan sokak eylemlerine girişiyor “politik Terör” ve “Akademik Teröristlik” çeteciliğine başvuruyorlar.

Ülkemizde Terör estiren, Halkın mal ve can güvenliğini ortadan kaldıran, Halkın yaşam Hakkını elinden alan, Çoluk-çocuk, Genç- ihtiyar, Kadın- Erkek demeden binlerce insanın kanını döken, canlarını alan, Şehirleri birer harabeye ve viraneye çeviren, Halkın Cadde ve sokaklarını ateşe veren, Halkın Yolunu keserek Haydutluk ve eşkıyalık yapan, Körpe yavruları anneleriyle birlikte kurşuna dizen, Halkın sokaklarına çukurlar kazarak bombalar patlatan PKK ve Onun maşası olanlara ses çıkarmayıp, HDPKK ye tek kelime söylemeyip, Halkın istek ve talebi doğrultusunda Halkın mal ve can güvenliğini sağlayan Devlet güçlerine ve Devlete Dil uzatanlar AKADEMİSYEN olamazlar. Bunlar İhanet dengesinin cambazlarıdır. Bunların çoğu Allah ın yeryüzündeki Tasarruf hakkını tanımayan ve reddeden, kendi heva heveslerini kanun, ilke ve yasa haline getirmeye çalışan ihanet dengesinin azat olunmaz köleleridir. Nasıl ki Dünya Siyasi coğrafyası ve Askeri güç dengesi gizli bir diplomasi el tarafından tayın ediliyorsa, bizim Ülkemizdeki Bu Akademik ajanlar da gelişen ve gelişmekte olan bu SİYASİ dengenin yapısına göre keyfiyet değiştiriyor ve pozisyon alıyorlar.

Bu kendilerine akademisyen diyenler; Ülkemizde yetişen Batılın Şer çiçekleri gibidirler. Bunlar Halka “sağ” gösterip “sol” vuruyorlar. Bunların yetiştirdiği gençliğin geldiği nokta ortadadır.

Bu Akademik Terör estirenler işlerine gelen yalan ve yanlışı her Hakikatin üstünde görürler. Bu ittihadçı ve Jön Türk kaynaklı yarasalar Halkımızın alnına bir kâfir mührü gibi yapıştılar. Her türlü hile ve desiselerle Üniversiteleri kapıştılar. Bu eşkıyaları tanımak çok ta kolay değil. Çünkü çoğu zaman suret-i Haktan gözükürler. Bunlar gece karanlığında siyah taş üstünde yürüyen siyah karıncadan daha karanlık, gizli ve siyahtırlar. Kendi keyfi, küfri ve cebri iktidarlarını sağlamak için bazen HDPKK yı, bazen Laik zorbalık Balyozunu kullanırlar. Bazen Melek rolüne girerler, bazen de ŞEYTAN… Ne yeminlerine güvenilir, ne de sözlerine…

Bunların ortaya koydukları söylem ve eylemleri “ifade özgürlüğü”n den tamamen uzaktır. Hakka ve Halka tuzaktır.

Hiçbir şart ve hiçbir kayıt bunları mazur ve masum gösteremez. Sayın Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışan ve Maaş alan bu İnsanlarla ilgili olarak Cumhurbaşkanının bir inisiyatif alması ve kullanması çok doğal ve yerinde bir karardır. Eğer bunlar, yanı Akademisyenler (!) samimi olsalardı, Halkın huzur ve Barışından yana olsalardı, saldırgan taraf belli ve ortada iken Dönüp O tarafa birkaç kelam ederlerdi. Yetiştirerek HDPKK ye servis ettikleri öğrencilere ve PKK ya; “ Bu ülke hepimizindir. Bu ülke halkı hepimizin ya babası, ya annesi, ya teyzesi, ya halası, ya amca, ya dayı, ya enişte, ya damadıdır. Bu Ülkeye saldırıyı terk edin. Haydutluğu ve sokak çeteciliğini bırakın” derlerdi.

Akademisyen olmak, Çetelere ve haydutlara sesiz kalmak demek değildir. Akademisyen olmak, Halka ve Halkın değerlerine hakaret etmek değildir.

Akademisyen olmak, Maaş aldığı İktidara ve hükümete saldırmak değildir.

Akademisyen olmak, Rejime uydurulmuş zorba kafalar koleksiyonu değildir. Akademisyen olmak, Mitolojik zorbalara Dalkavukluk yapmak değildir.

Akademisyen olmak, Şirke ve Zulme boyun eğmek değildir.

Akademisyen olmak, Gönüllü olarak Gladyatörlere işçi bekçi olmak değildir.

Akademisyen olmak, Azap kamçısını bekleyen illetli Ruhların macerasına kapılmak demek değildir.

Akademisyen olmak, Cahili sermayedarlara ve mezar soyguncularına kalem oynatmak değildir. Akademisyen olmak, olur-olmaz her işe burnunu sokmak demek değildir. Her söylem ve eylemleri “Hür düşünce” olarak mazur ve makul görülemez.

Sayın Cumhurbaşkanı; “ DEF-İ MEFASİD CELB-İ MENAFİDEN EVLADIR” Usul kaidesini çok iyi bilen birisidir. Bu yüzden ve Haklı olarak, Akademisyenlerle ilgili İnsani, İslami olan yetki hakkını haklı olarak ortaya koymuştur.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com