Şanlıurfa || Balıklıgöl.com - Şanlıurfa'dan Dakika dakika güncel haberler
Son Dakika
İmam Hatipliler buluşuyor Asayîş, Êdî Hîn Qewîne Yerel Gençlik Zirvesi düzenlendi Rihayê Qeza: 3 Mirin û 9 Kes jî Birîndar Şanlıurfaspor şampiyonluk kupasını aldı Toplu Sözleşme Müzakereleri Tıkandı mı? Fêsbuqa Îslamî Derket Bexça kî Dîrokî Bêgerin Komeleya Ayışığım Taştê Da Şanlıurfaspor kongresini ilk balikligol.com duyurmuştu
Efendimiz'in üç aylarda ettiği özel dua
Efendimiz'in üç aylarda ettiği özel dua
 
Asayîş, Êdî Hîn Qewîne
Asayîş, Êdî Hîn Qewîne
 
Prof. Armağan; Yeni Anayasa hemen yapılmalı ve referanduma sunulmalı VİDEO
Prof. Armağan; Yeni Anayasa hemen yapılmalı ve referanduma sunulmalı VİDEO
 
Bu takım hepimizin VİDEO
Bu takım hepimizin VİDEO
Mehmet İMRE
 
TEBLİĞ (ULAŞTIRMAK)
Mehmet İMRE
imrebey@hotmail.com
15 Şubat 2012 Çarşamba 23:10
Facebook
Google
Twitter
Yazdır


Tebliğ: sözlük anlamı itibariyle ulaştırmak manasına gelir. İslam edebiyatında bir terim olarak Tebliğ sözcüğü, Kur’an ve Sünnetin mesajlarını birilerine ulaştırmak anlamına gelir. Tebliğin ilk safhası Hz. Peygamberin Kur’an  metnini insanlara ulaştırması ile gerçekleşmiştir. İkinci safhası, insanların bilmediği hususları, bilmediği Kur’an ayetlerinin manasını onlara ulaştırmak, bildirmek, beyan etmektir. Kur’an’da bu safha “tebyin=beyan etmek, açıklamak” olarak ifade edilmiştir.
Bu anlamda İslam da ilk tebliği bizzat Hz. Peygamber (S.A.V) yapmıştır. Daha sonraki süreçlerde ise hem Allah’ın emri ve aynı zamanda sünnet olduğu için sahabeler tarafından yapılmıştır. Sahabe-i kiram daha önceleri Müslüman olmayan bu günkü İslam coğrafyasına dağılarak bu tebliğ işini insanlarla birebir görüşmeler yapıp insanoğlunu İslam’a davet edip İslamın yayılmasını sağlamış ve günümüze kadar gelmesine vesile olmuşlardır. Bu günde Hz. Peygamberin ümmeti ve varisleri olan biz Müslümanların üzerine farz olan tebliği Âdemoğullarına yapmakla mükellefiz. Bu işi asıl görev olarak yapan merkezi Pakistan’da olan ciddi bir cemaat var Sünni "Tebliğ Cemaati", geçen asrın başında Hint asıllı Muhammed İlyas Kandehlevi (1885–1944) tarafından kuruldu.
Cemaat üyeleri, ulaşabildiği herkese İslâmın emir ve yasaklarını anlatmak ve açıklamakla sorumludur. Cemaatin her mensubu, zamanının büyük bir bölümünü İslam dinini öğretmeye ve yaymaya ayırır, bu amaçla maddi imkânlarının el verdiği ölçüde kısa ve uzun süreli seyahatler yapar. Dini tebliğ amacıyla seyahate çıkan üyeler yanlarına basit bir yatak, az miktarda yiyecek ve temizlikte kullanılmak amacıyla su kabı taşır, tebliğ görevini yaparken siyaset ve aktüaliteden uzak durarak ümmet olma liyakati içinde olurlar.
Cemaatin en büyük özelliği ise tebliğe çıkarken kendi imkânları ile tebliği başka ülkelerde yapmak. Gittikleri ülkelere göre yanlarında mutlaka tercüman bulunduruyorlar.  İşte bu cemaat üyesi 7–8 kardeşimiz, Fransa’dan, Fas’tan, Cezayir’den ve Zambiya’dan Ülkemize gelerek yanlarına İstanbul’dan aldıkları tercümanlarla ilimizi de ziyaret ederek mahalle ve sokakları dolaşarak hane reislerini cami’ye davet edip Hadis ve Ayetlerle İslamı anlatıyorlar. İnsanları namaz kılmaya ve cami cemaati olmaya davet ve tebliğ görevlerini yapma gayreti içindeler. Allah onlardan ve tüm Müslümanlardan razı olsun ve namaz kılmayan kardeşlerimize de hidayet nasip eylesin inşallah. Değişik kaynaklardan aldığım bilgiler aşağıdadır.
İrşad kavramı; Kur’an’da rüşd, reşad, râşid, reşîd ve mürşid şeklindeki türevleriyle geçmektedir. İrşat: İnsanlara hak yolu göstermek, dünya ve âhiretle ilgili zarar ve yararları anlatmaktır. Fert ve cemiyet olarak insanlığın yararına olan faydalı ve hayırlı yola“rüşd”, bu doğru yolu kendi şahsında benimseyip gösterenlere “reşîd”, “râşid”; onu başkasına gösterip benimsetmeye çalışan kimseye de “mürşit” adı verilir.
İrşat kelimesi, maddi mânâda da "yol gösterme" anlamında kullanılması mümkün olmakla beraber, asıl kullanılışı, aklî-manevî yolu göstermek içindir. Dolayısıyla irşat, din terminolojisinde hidâyet kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Ancak "hidâyet" kavramı genellikle Allah’a nispet edildiği halde, "irşat" kavramı insana da nispet edilmektedir.
Emri bil-maruf ise, güzel şeylerin yapılmasına gayret etmektir. Maruf, sözlük anlamı itibariyle, marul olan, tanınan-bilinen şey demektir. Terim olarak iyilik anlamına gelir. Çünkü iyi olan şeyler genelde herkes tarafından bilinir, tanınır. Ancak, emri bil-maruf kavramı, Allah’ın emrettiği güzelliklerdir. Âlimlerin büyük çoğunluğuna göre, Allah neyi emretmişse o iyidir, güzeldir, neyi yasaklamışsa, o çirkindir, kötüdür. Yüce Rabbimiz bizleri kendine gereği gibi kulluk yapmaya çalışan kullarından eylesin inşallah… AMİN.
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
AMİN.... allah bizleride tebliğ için uğraşanlarda eylesin . ne güzel ki bu insanlara hayatlarını peygamber efendimizin yolunda allahın emir ve yasaklarını anlatmakla geçiriyorlar....
ALİ KOLBUDAK - 2012-02-16 00:22:11
 
SPORTMEN OKULU
Yazarlar
Misafir Yazarlar
Anket
Yeni Tasarımımızı Nasıl Buluyorsunuz?
Çok Güzel
Güzel
Fena Sayılmaz
Kötü
Namaz Vakitleri
İmsak
Güneş
Öğlen
İkindi
Akşam
Yatsı
Çok Okunanlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
56725
USD ALIŞ
1.8200
USD SATIŞ
1.8300
EURO ALIŞ
2.3210
EURO SATIŞ
2.3360
POUND ALIŞ
2.8560
POUND SATIŞ
2.9000
ALTIN ALIŞ
92.5990
ALTIN SATIŞ
93.0370
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
M.Ö. 334 Büyük İskender'in orduları III. Darius'u Granikos Savaşı'nda yendi.
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
GALATASARAY
34
23
8
3
77
 2
FENERBAHÇE
34
20
8
6
68
 3
TRABZONSPOR
34
15
11
8
56
 4
BEŞİKTAŞ
34
15
10
9
55
 5
ESKİŞEHİRSPOR
34
14
8
12
50
 6
İSTANBUL BBSK
34
14
8
12
50
 7
SİVASSPOR
34
13
11
10
50
 8
BURSASPOR
34
13
10
11
49
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Get our toolbar!
Basın ve Yayın Haber Siteleri

Yazılım: Haber Sitesi Kur
http://www.ardek.com.tr