Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Recep Akyol

SOVYETLER KÜRTLERE DOST MU…???


Recep Akyol
19 Ocak 2016 Salı 22:52

        Sovyetler Birliği ve Rusların geçmişten günümüze Kürtlere karşı tutum ve politik resmi tavrına İlişkin Rus arşivlerin de bulunan tarihi ve önemli bir belgeyi paylaşarak sunuyorum
      Özellikle Sovyetlerin Mazlum Dünya halklarına vermiş olduğu Siyasi anlamda Marksist görüş olan Ulus ve Milletlerin Kendi geleceklerini tayin hakkındaki görüş ve düşüncelerinde Kürtlere karşı ne kadar samimi olduklarını anlamak bakımından günümüze de Pratikte yaşanan ve çıkar ilişkisine dayalı ikiyüzlü Rus politikaları Kürt sorunu açısından sınıfta kaldığı görülecektir.
     Siyasi hayatımın bir döneminde Amerika ve Rusya nın da Emperyalist Devlet oldukları tezini savunurdum. Bu nedenle o dönem hem sağ kesimden hem de Marksist Kürt Ulusal hareketi Militanları tarafından dövülürdük. Geldiğimiz noktada savunduğum fikirlerden dolayı  tarihin bizi nasıl haklı çıkardığına herkes şahit oldu.                                                                                                                            Bu anlamda herkesin görüş ve düşüncesine saygı duyarım..
2. Dünya Savaşı sırasında ve  sonrasında   Doğu Kürdistan’da yaşanan olaylar ve  Demokratik Kürdistan Cumhuriyeti  tecrübesini anlamak  için Sovyetler Birliğinin  o dönem Kürdlere ve  özellikle Doğu Kürdlerine  karşı yaklaşımın anlamak gerekiyor.
O dönem Sovyetler Birliğinin Dışişleri Bakanı olan  Molotov’un gönderdiği bu talimatlar   SSCB’nin Doğu Kürdistan politikası olarak devam etti.   
 Sovyetler Birliği Tahran Büyükelçiliğinin danışmanı A.Yakubov 4 Mart 1945  tarihinde   Sovyetler Birliğinin Urmiye Konsolosuna  gönderdiği   bir mektupta:  Yoldaş Molotov’un Kürd meselesine ilişkin  talimatını yerine  getirin” diyor. Yani tüm süreç boyunca bu talimatlar Sovyetler Birliğinin resmi politikası  oldu.
Iosif Stalin at 16 Congress of the Communist Party, 1930
 Sovyetler Birliğinin  Kürdlere  dair  arşivlerini  inceleyen  değerli                                Kürd  araştırmacısı rahmetli  Dr. A. Hawrami  bu talimatlara ilişkin yaptığı  değerlendirmede mektubun “çok gizli”  ve “kopyalanamaz”    özelliğinden  dolayı   mektup   imza  karşılığında   bölgedeki   üst düzeydeki   yöneticiler tarafından   okunmuş ve  okuduklarına   dair  imzalamışlar.      
Mektup  Sovyetler Birliğinin   bölgedeki  askeri ve diplomatik  kadroları tarafından   okunmuştur. Bunlardan,  Kızıl Ordunun İran  Genel Komutanı, General Vasilosvsky, General Emir  Aslanov,  Sovyetler Birliği Tebriz, Urmiye,  Maku,  Kirmanşah ve Meşhed  Konsolosları  ve  ayrıca  Tahran,Tebriz ve Urmiye  Konsolos  sekreterleri  tarafından  okunmuş ve  imzalanmıştır.
Molotov  Dışişler Bakanı olarak Doğu  Kürdistan’da bulunan Sovyetler Birliğinin   askeri ve diplomatik kadrolarının Kürdlere  ilişkin yürüttükleri politikaların yanlış    olduğunu, Kürd meselesini kavramadıklarını   ve politik değişikliğini istiyor.
Moskova’da oturan Sovyet  Devletinin elit  yapısını rahatsız eden ne?
Sovyetler Birliği’nin askeri ve diplomatik  kadroları bölgeye  gittikleri zaman  Kürdler tarafından büyük bir sempati ile karşılanıyorlar. Kürdler kendilerine yiyecek veriyor, hayvan  kesiyor, yol  gösteriyor, bölgede  faaliyet gösteren, İran, Türkiye ve Alman  kadroları  hakkında   bilgi veriyor.   Ayrıca  Kürdler Kızıl Ordu için para topluyor ve  bazı  Kürdler Kızıl Ordu yetkililerine  giderek     saflarında savaşmak istediklerini bildiriyorlar..     
Hatta bir Kürd köyü  ismini  değiştirerek  “Stalinabad”ismini alıyor. Kürd toplumunun  farklı kesimlerinden Sovyetler Birliğine karşı   ciddi bir dayanışma ve sevgi  gösterileri var.. Bölgedeki  Sovyet  askeri ve  diplomatik   kaynakları bu gördüklerini merkeze raporlar halinde gönderiyorlar.
Signing of the Molotov-Ribbentrop Pact; treaty between Germany and the Union of Soviet Socialist Republics (USSR), signed in Moscow on August 23, 1939Чa few days
 Moskova, İran ve Kürdistan’da bulunan   kadrolarının Kürdlere  yakınlaşmasından  rahatsız oluyor ve bölgede  bulunan kadrolara  “siz değil, biz  Kürdleri daha iyi  tanıyoruz”   diyerek tutum alıyor.
Sayın  Hawrami   mektupta  gündeme  getirilen bölgede bulunan Sovyet  askeri  ve diplomatik kadrolarının  İran  ordusunun   bölgeye gelmesini  engelleme hususunda   ise  “bu engellemenin Kürdleri korumak için  olmadığını”söylüyor.   
 Bölgede huzur ve güvenlik var İran  ordusunun bölgeye gelmesi durumunda var  olan   güvenliğin ortadan kalkacağı Kürdlerle  İran ordusu arasında çatışmaların çıkacağı  gerekçesiyle   istemiyorlar. Tüm o süreç boyunca  Kürdistan’da ve  diğer Kürd  yerleşim  alanlarında tek bir Sovyet  askerinin  burnu  dahi kanamıyor.
Fakat Moskova  Kürdleri yeniden  İran  ordusunun  denetimi altına  vermek  istiyor.
Zaten Kızıl  Ordu  bölgedeki Kürdleri kontrol altında tutabiliyordu. Bölgedeki Kızıl Ordu  Komutanlığı Tahran Sovyet  Büyükelçiliğine ve  Sovyet  Dışişleri Bakanlığına  gönderdiği bir raporda “Kürdler bir kaç defa Urmiye ve başka  şehirleri almak  istediler ,ama izin vermedikleri ni”söylüyor.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com