Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet AKBAŞ

SOKAK ÇOCUKLARI


Mehmet AKBAŞ
27 Ağustos 2015 Perşembe 15:05


‘Sosyoloji’ye göre her toplumsal olayın arka planında sosyal bir hadise vardır’. Çocuk eğitimi de özelikle, sokak çocuklarına dönük eğitimsel faaliyetler karmaşık bir yapı arzederler. Başta aile olmak üzere okul, toplum ve devlet çocuk politikasını da içeren girift ve ince bir alandır; bağımsız bir değişken değildir. Ayrıca, bu kurumlar da (aile, okul, toplum ve devlet) sürekli etkileşim halindedir.Yöntem ve yaklaşım olarak birbirlerini etkileyen,üreten ve örtüşen davranışlara sahiptirler.Birbirinden bağımsız olmayan bu yapı ve kurumların arasında çocuğun ilk çevresi;sosyalizasyonun gerçekleştiği ortam olması yönünde aile,en önemli ve etkileyici sosyal alandır.
Şanlıurfa Belediyesi’nin 2005 yılında açmış olduğu ‘İlk Adım Rehabilitasyon’da resmi kayıtlarda ismi geçen, söz konusu olan çocuk sayısı yediyüzelli civarındaydı. Günümüzde bu rakamın ne kadar olduğunu, kaç kişiye tekabül ettiğini dair henüz net bir veri elimize ulaşmamıştır Rehabilitasyon merkezine getirilenler kurum kapasitesine göre alınırdı. Orada kalan yavruların sosyo-kültürel ve ekonomik yapıları arasında sarih bir bezerlik gözüküyordu. Aile içi şiddet,.boşanmalar, toplumsal denetimsizlik ve duyarsızlık vs..
Duyarsızlık, sokak çocuğu üreten sebeplerin başında gelir. Görmezlikten gelme, nemelazımcılık ve ilgisizlik duyarsızlığın sonuçları arasındadır.En küçük bir içtimai kurum olan aile tarafından temel ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar varoluşsallığını tahkim etmek için ‘değerli olma,makbul olma’ gibi temel gereksinimlerini başka bir alanda temin edecektir.Hazret-i Muhammed(asv), ‘her çocuk fıtrat üzerine doğar; fakat ana-baba’sı tarafında Yahudi,hristiyan ya da mecusi yapılır’ hadisi veya sözüyle aile içinde çocuğa dönük ‘pedagojik özür’lü iletişim ya da yaklaşımların çocuğu ifsat ettiğini, tabiatından uzaklaştırabileceğine dair tehlikelere işaret etmiştir.
Zararlı arkadaş grubuna katılanlar genellikle ortam tarafında ‘kabul görülme, kendini önemli hissetme vb.’ istekleri karşılananlar, aynı zamanda grup tarafında onaylanmış sayılırlar.Diğer insanlarla eşit mesafede oluğunu görenler grup ve ortama karşı aidiyet duygusunu geliştirmeleri kaçınılmazdır. Örneğin, yukarıda bahsettiğim rehabilitasyan’a gelen 15-16 yaşındaki yetişkin bir çocuğun üzerinde silah yakalanmıştı.Çocuk, bu suç aletinin taşıma sebebini şöyle açıklamıştı: “hocam, aile ,sokak sakinleri ve toplum tarafından dişlaniyorum; dahası Cami’ye bile gitmenize görevlileri tarafından engeleniyor.” Ben de, “sabahları evden çıkarken,milletin ilgisini çekmek için bazen kullaniyoum” tarzında bir yorum getirmişti.
Toplumun geleneksel yapının dışına çıkan, hafiften normları aşan çocuklar çevrenin adeta ‘demir kafes’ten yapılmış adetlerine,maddi-manevi cezalarına muhatap olurlar. Dışlamalar,tecritler ve damgalama ..Akabinde o insan yavrusu hayatın kenarında,periferisinde anlamsız dolaşmak zorunda kalır. Artık endüstriyel bir atığa dönüşür.
Sosyal bilimlerde ‘damga’lama kuramı hem insan eğitiminde hem de kriminoloji de kullanılan bir yaklaşım ve teoridir.Örneğin,çocuk cezaevi’ne konulmuş herhangi bir kişi, damgalanmıştır,sicili daha çocuk yaşta karartılmıştır.Halbuki meleksi bir insan olan çocuk ile hapishane ne kadar paradoksal, ne kadar çelişkili….Çocuk sosyolojinde ekseriyetle pozitif yönde kullanılan bu teoriye göre çocuklar, ‘zeki,başarılı,her problemin üstesinde gelebilecek’ şeklinde konumlandırılır. Ve çocuklar çevreden gelen bu pozitif enerjiye paralel bir başarı elde ederler.Bediüzzaman Said-i Nursi, bir insana kırk defa iyisin iyisin iyileşmesi muhtemel olduğu gibi, fenasın fenasın demekle fenalaşması ihtimal dahilindedir.
Sözün özü, madem geleceğimizi göz nuru olan çocuklarımız üzerine inşa ediyoruz, tasavvur ediyoruz; o halde ‘farkındalık bilinci’ ile kuşanarak güzel ve hikmetamiz sözlerle,davranışlarla dokunmamız bir zorunluluktur.Hayatın bu ‘göz ağrısı’ olan çocuklara karşı zaman ve zemine göre bazen ‘yetişkin annebaba’ rolu,bazen ‘arkadaş anababa’ ve bazen de ‘çocuk anababa’ pozisyona girmeyi başarmak çok eğitici olur.Unutmamak lazım ki, büyük isteklerin gerçekleşmesi büyük sorulumluluk gerektirir. Yüce taleplerle ya da yetişkince isteklerle çocukça mesuliyetler ters orantılıdır..


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com