Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Siyasetin Çözüm Üretememesi


Emin YAPRAK
18 Kasım 2015 Çarşamba 13:27

 

Çözümden bahsedilen bir siyaset anlayışında tıkanıklığın olması, halkın huzursuzluğuna ve insanların bundan zarar görmesine yol açmaktadır. Kendi insanı için siyasi çözümler üreten bir siyaset ahlakı anlayışı ile yoluna devam ettiğinde halkın faydasına olan bir yapılanma oluşturabilirler. Her farklı olan düşüncenin çatışmadan bir arada yaşama anlayışı sergileme, ancak çözümün devamını sağlar.
Kendini üstün görerek, kendi dışındaki düşünceleri, hep haksızlık yapanlar, yok edenler olarak görürken, aslında kendisinin yok ettiğinin, dışladığının farkına varmamak anlayışı, hoşgörüyü dışlayan bir yaklaşım olarak kendisini göstermektedir. Aslında bu yaklaşım kendi varlığını başkalarının yok oluşuna bağlamaktadır.
Siyaset kısır tartışmalar ile zaman geçirdiğinde çözümler üretilemez. Birilerinin ortaya attığı fikir üzerinde tartışmalarla zamanlar geçirilmeye çalışılmaktadır. Halkı için bir şeyler üretmek, toplumun yok oluşuna zemin hazırlayan etkenlerin ortadan kaldırılması için formüller bulunması gerekirken, hep yok oluşa doğru değerlendirmeler yapılmaktadır.
Yirmi dört yıl önce sorun olan bir şey hala sorun olmaya devam etmektedir. Yirmi dört yıl önce Kürtçe yemin sorunu yaşanmış bugün ise yine Türk ve Türkiye kavramı üzerinde sorun yaşanmıştır. Aslında çözüm üretemeyen iki taraf gözükmekte. Fakat büyük sorumluluk HDP tarafında gözükmektedir. Başkan yaptırmayacağız, şeklindeki sloganik yaklaşımlarla çözüm üretilemez.
Anayasa sorunu olan bazı konuların karşılıklı ön yargıların kaldırılması ile çözülebileceğini iki tarafta görmek zorundadır. Kendileri için değil halk için bu tür yaklaşımlar sergileyerek çözüm üretme yarışına girecekler ki, bir daha oyları artsın ve halk onları desteklesin. Dökülen kanların artık durması gerekmektedir. Doğudaki insanlarda bir nefes almalı ve her kesimin taraftarı olan insanlarda işlerine, tarlalarına gidebilmelidir. Bayrakların dağlara dikilmeden önce insanların gönüllerinde taht kurması gerekmektedir.
Çözüm olarak ortaya konulacak ilkeler çözümsüzlüğün zemini hazırlamamalıdır. Yıllardır bir arada yaşayan farklı ırk ve dinden olan insanların iksirlerine insanımızın da alması gerekmektedir. Yoksa aynı dinden olan insanların savaşları, kavgaları onları bir yere götürmeyecek, bu gidişe bir dur diyen olmadığı zaman savaşlar büyüyecek ve kopmalar kaçınılmaz olacaktır. Ne HDP’nin ve ne de MHP’nin milliyetçi yaklaşımları ile bu sorunlar çözülmez. AK Parti iki tarafın müşterek istekleri üzerinden anayasa yapmalıdır. Çözüm o zaman gerçekleştirilmiş olur.
Halkın istekleri siyasi istikballerden önce gelmektedir. Siyasiler bizim mücadelemiz başarıya ulaşsın anlayışı ile olaya yaklaşmaktalar. Kavgalar ve kanlar onları adeta ilgilendirmemektedir. Düne kadar PKK’ya terör örgütü olarak yaklaşılmasa da HDP onlarla kucaklaşmamıştı. Ama Çözüm sürecinden bu yana sanki HDP’nin silahlı kanadı olarak görülmeye başlanılmıştır.
İşte bütün sorunlar gözönünde bulundurularak, kavgayı ve savaşı büyütmeden çözüme götürecek bir anayasa oluşturulmalıdır. İnsanları bir arada tutacak, kardeşleştirecek, düşmanlaştırılmayacak bir yapı oluşturulmalıdır.
Siyasette, elini taşın altına koyacak yaklaşımları bütün kesimlere göstererek, kendi öz fikirlerinden ödün vererek çözüm üretmeleri gerekmektedir. Özyönetim, özerk yönetim gibi kavram üreterek daha çok insan kanı dökülmekten çok, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimi güçlendirecek yapılanmalara anayasa da gidilmesi gerekmelidir. Bu çözüm Başkanlık sistemi ile olacaksa onunla çözüme gidilmelidir. Halkın mutluluğu ve huzuru için bazı değerlerden bile ödün verecek ve kendi siyasi geleceği heba olmasını göze alacak siyasetçilere ihtiyaç vardır.
Halkın tokadını yememek için halkın yanında olan, ona hizmet eden ve çözümler üreten bir anlayış sergilenmesi gerekmektedir. Yemin olayını bile sorun olmaktan kurtaramadığımız bir ülkede ilerleme ve başarılı olmaktan bahsedemeyiz. Batıda dindar olan İncil’e el basarak yemin ederken dindar olmayan istediği şekilde davranarak yemin etmektedir.
Bizler de neden aynı örneklerle bu olayı değerlendirmeyelim ve şablonlar içerisinde kendimizi ve çözüm üreten siyasetçileri buradan bağlayalım. Halk için gitmiş olan siyasetçiyi temsil ettiği kesimin inanışına göre yemin etse acaba sekülerizm iflas mı edecek? Fakat sekülerizmin değişikliğe uğradığını ve hiçbir ülkede tam anlamıyla uygulandığını görememekteyiz.
Halkın huzur ve mutluluğu için değişimlerimizi her alanda gerçekleştirerek, şekilcilikten sıyrılmış bir yönetim anlayışına kavuşmalıyız. Halkın istekleri doğrultusunda değişimin önündeki bütün engelleri kaldırmalıyız ki, siyasetin çözüm üretebildiğini ortaya koymuş olalım.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com