Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Siyaset Arenasında AK Parti


Emin YAPRAK
1 Haziran 2015 Pazartesi 10:51

Yıllardır siyasi gelişmeleri insanımız endişeyle izleyip durmuştur. Alternatifi olan siyasi parti mücadeleleri hep birbirleri için var olmuşlardır. Sağ partinin karşısında hep sol parti ile denge sağlanmıştır. Biri patrondan yana tavır sergilerken diğeri işçinin yanında olduğu imajını uyandırmıştır. Gaye hep dengeyi gözetip, sırayla adeta iktidara gelmek ve devletin ekmeğini ortaklaşa yemektir.

12 Eylül devriminden sonra insanımız belli bir süre bunu uzaktan seyredip, daha katılımcı, daha şeffaf, daha aydınlıkçı iktidarlarla yoluna devam etmek istedi. İktidara yatırımlara yönelmiş olan Anavatan Partisini getirdi. Aynı o dönemde Süleyman Demirel ile Ecevit eski özlenimlerini devam ettirip, insanların eski alışkanlıklarının devamı mahiyetinde kandırmak, onları kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek istediler. İşte o dönemde halkın tekrar ezildiği, horlandığı ve kendi benliklerinden uzaklaştığı 28 Şubat sürecinin oluşmasına ve Postmodern darbe denilen anlayışın iktidarda belli bir süre yuvalanmasını sağladı.
İşte bu ortamda dışlanmış, horlanmış ve üzerleri çizilmiş olan insanların yuvalandığı AK Parti kuruldu. Gaye rejimi istenilen yere çekmekti. Fakat bu parti halkçı olması, insanların sosyal olarak geçimi ile ilgilenmesi yönüyle daha önceki CHP oylarını aldı adeta. Çünkü Patrondan yana gözüken fakat halkı da gözeten bir partiydi. Yeşilkart uygulaması, özürlü aylıkları ve özürlü bakım ücreti gibi yaklaşımlar onun sosyal adalete verdiği önemi göstermekteydi.
Yine emlak piyasasını yanlış yerlere sürükleyen anlayışı TOKİ sayesinde suyun kaynamasına engel oldu. Böylece genel anlamda evden bahsedemeyecek insanlar ev sahibi oldular. Bankaların piyasasını normal seviyeye getirerek, insanların düşük faizlerle kredi alarak, ev araba sahibi olmalarını sağladı. İhracatın artması ile ekonominin herkesimin refah seviyesinin artmasına zemin hazırladı. Hukuk alanında insanların yargılanmalarını ve yargıya güvenini artırdı.
Devletin çeteler üzerine gitmesiyle herkesimin yargılanabileceği imajını kuvvetlendirdi. Sağlıkta yapılması gereken adımları atarak herkesin sağlıktan faydalanmasını sağladı. Bunu yaparken bıçak parası, rüşvet gibi yapılanmaları ortadan kaldırdı. SSK kuyruklarını, ilaç kuyruklarını ortadan kaldırdı. Yine rehin alınan hastaların hatta cenazelerin bu acınacak durumdan kurtardı.
Temeli atılıp bitirilemeyen yatırımların zamanında bitirilmesi gerektiğini ispatladı. İhale kanunlarını değiştirerek her şeyin zamanında da bitebileceğini ispatladı. Yani kısacası devletin hem içerde hem de dışarıda itibarını yeniledi ve değiştirdi.
Kısacası yapılması gereken çok şey yapıldı. Yapılmaması gereken çok şeyde engellenildi. Her şey halloldu mu? Hayır…
Çünkü yıllardır birikmiş olan sorunlar bir türlü çözülemedi. Komşularla sıfır sorun teziyle yola çıkan Davutoğlu ve ekibi gittikçe her şeye müdahale eden ve her şeyi sorun olan bir atmosfere dönüştürdüler. Osmanlı örnek alınmasına rağmen aşırı milliyetçilik yapılarak ve dinden uzaklaşmış bir devlet yapısıyla dindar kesilmeye ve dini kesimlerin hamiliğine soyundular.
Hama ile iyi geçinirken Hizbullah ile ceddelleştiler. Kuzey Irakla iyi geçinirken Irak ile işleri bozdular. Sünnilerle iyi geçinirken Şiilerle kavgalaştılar ve hatta ilişkileri bitirme noktasına geldiler. İran’la kötü duruma gelmesine rağmen onun düşmanı olan İsrail ile de işleri kötü duruma getirdiler. Suudi Arabistan ve Katar şeyhleri ile fikir birliğine varırken İran, Irak ve Suriye yönetimi ile savaştılar adeta.
Başka devletlerin sınırların içerisinde bulunan Türkmenler, Türkler ve Azerilerin haklarını savunurken kendi vatandaşı olan Kürtleri unuttular. Kürt sorununu PKK sorunu olarak gördüler. Terör sorunu dışında Kürt sorununu inkar politikası güttüler. Açılımlarla yola çıkılan değişim politikasını içinden çıkılamayacak bir duruma getirdiler. Siyasal anlamda değişemediler ve hatta daha çok devletleştiler. Devlet tabusunu vatandaşa hizmet lehinde kıracaklarını söylemelerine rağmen daha çok büyüttüler.
Yeni Anayasa değişikliği olarak ortaya çıkılan mücadelede eskiye ait olan hiçbir kurum kaldırılamadı, bazı maddelerin ruhuna ve hatta kendilerin bile dokunamadılar. Daha önce yapılan değişikliklerin üzerinden geçerek yenileştiklerini, değiştiklerini iddia ettiler. Laiklik iddiasında samimi davranmamakta geçmişe ait olan laiklik anlayışını devam ettirmekteler. Diyanet kaldırılmalı, Alevilerin taleplerine cevap verilmelidir. Devlet tahakküm aracından hizmet aracına dönüştürülmelidir.
Muhafazakar olan insanların bir araya toplandığı bir parti olarak seçimlere gitmekteler. Kötü tarafı alternatifi olmayan değişimleri içinde barındıran daha doğrusu kendisinin sunabildiği oranda değişimci muhafazakar bir anlayışı iktidara taşımış bulunmaktayız. Her gün geçtikçe oyu artan, güveni artan, alternatifi olmayan, demokratik tek parti anlayışı ile iktidar olmaktadır.
Kendi yenilikleri, değişimler halk için değişim olarak kabul görmektedir. Yapılan güzel şeyler küçük yanlışlıklarla heba edilmektedir. Farklı araştırmalar ve değerlendirmelerle yola çıkılsa ve bütün kesimler dinlenilse belki başarı ve güzellikler daha iyi olacaktır.


YORUMLAR
  • yorum2015-06-01 14:12:43hüseyin yılmaztekin

    Tebrik ederim sayın yazar güzel bir analiz olmuş. ama bazı noktalarda eleştiri tozunu kaçırmışsınız. yine de önemli tesbitleriniz var...

  • yorum2015-06-01 13:23:54Emin YAPRAK

    Beddua seanslarına katılmış biri gibi yorum yazmaktasınız, Selam veren biri, şer tohumu, fitne gibi kavramlarla öz eleştiri gibi yazılmış olan bir yazıyı değerlendirmesi, körü körüne taklit anlayışına hapsolmuş kişiler için geçerlidir. Müslümanlar her türlü eleştiriye açık olmalı ve yapılması gerekeni bilmelidir. Kimse layüsel değildir.

  • yorum2015-06-01 11:10:24ALİLORAS-KONYA

    s.A. OLUMLU YAPTIĞINIZI SANDIĞINIZ BU TARZ ELEŞTİRİLER NE YAZIK TIR Kİ CAHİL BIRAKTIRILMIŞ MASON M.KAMAL DÜZENİNİN İNSANLARINA AYRICA BİR OLUMSUZLUK DAHA KATAR GÜZELL KARDEŞİM, eleştirilerinizi kendinize saklayınız vede o güzel vakitlerinizi HAYIRLARIN ÇOĞALMASI İÇİN HARCAYINIZ, şer tohumu yada fitne tohumları olmamalı MÜSLÜMANIN GÖREVİ ASLA.... SELAM VE DUA İLE:)

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com