Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Selam vermek


22 Nisan 2014 Salı 18:55

Ahir zamanda İslam düşmanları aramızda sünnetti seniyeyi  çıkararak bizleri acayip hale getirmek istiyorlar. Kardeş kardeşi bilemez oldu. Sevgi, saygı ve hoşgörü kavramlarının içini boşalttık. Aramızda bu sözlerin anlamı kalmadı. İnşallah el ele vererek şuurlu bir şekilde sünnetleri yine hayatımıza geçireceğiz.

Eskiden insanlar karşılaştıkları vakit, birbirlerini “Allah'ın selamı” ile selamlaşıyorlardı. Şimdilerde selamı terk edip, Günaydınlar, tünaydınlar, merhabalar, hoş çakallar la konuşmalar yapılıyor.

Bugün “Selam” konusu işleyeceğim…

Selam nedir, nerden geliyor, önemi nedir gibi soruların cevaplarını bulmaya çalışacağım. Selam kainatın yaratıcısı olan Allah-u telanın bir ismidir. Anlamı şöyle; Es-Selâm: Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran. Cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden.

Selam o kadar önemli ki; “izin almadıkça başkasının evine-odasına(annesinin odası bile olsa) girilmemesi” gerektiğini bildirir ve “Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere izin isteyip selâm vermedikçe girmeyin, bu sizin için daha iyidir, her halde düşünüp anlarsınız”(Nur-27) buyurarak “kendi evine girerken de selâm vermeyi” (Nur-61) emreder. Bu ayeti kerimeye göre; evine giren kimsenin evde kimse olmasa da kendi kendisine “es-selâmü aleyna ve alâ ibadillahi's-salihin” şeklinde selâm vermesi gerekir.

Bu ayetlerle birlikte Allah'u Teala selama neden bu kadar değer verdiğini ve ne kadar faziletli olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Peki biz niçin önemsemiyoruz Allah'ın emrettiği selamı?

Hemmâm bin Münebbih (ra) anlatır: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Cenâb-ı Allah Âdem'i kendi ismini tamamıyla gösterir bir sûrette yarattı. Onun boyu altmış zira'dır (yaklaşık 30 m.). Âdem'in hilkatini tamamladığı zaman ona: ‘Haydi git de, şu oturmakta olan melekler topluluğuna selâm ver. Ve onların senin selâmına nasıl mukabele edeceklerini dikkatle dinle. Çünkü bu, hem senin, hem de senden sonra senin zürriyetinin selâmlaşma nümûnesidir” buyurdu. Bunun üzerine Âdem gitti ve melekler topluluğuna: “Esselâmü aleyküm” dedi. Melekler de: “Esselâmü aleyke ve rahmetullâhi” diye mukabele ettiler. Ve selâmlarına “ve Rahmetullâhi” cümlesini ziyâde ettiler. (Buhari, Müslim)

Bu Hadis Şerif ile Selamın cennetten bize gelen bir sünnet olduğunu gösteriyor.  Maalesef bugün bu sünnet ne hallere gelmiş?

Ben sevgiye çok önem veren biriyim. Geçen yazılarımda da “sevgi”yi işledim. Aslında “sevgiye” giden bir yol da selamdan geçer.

Bir hadisi Şerifte; “İman (Allah'a ve Resulüne iman) etmediğiniz müddetçe Cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de kamil Mü'min olamazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi, aranızda selamı yayınız!" (Müslim İman 93-94)

Başak bir hadiste; " Ey insanlar, Selamı yayınız. Yemek yediriniz. Akrabalık haklarını gözetiniz. Halk uyurken siz namaz kılınız. Selametle cennete girersiniz." (Tirmizi)

Allah cenneti bu kadar kolay yapmış ama biz zorlaştırıyoruz. Cennetin bir anahtarı da selamlaşmaktır. Neden ve kime inat ediyoruz?

Halbuki Allah (cc) bizi yoktan var etti ve “Eşrefel Mahluk” yaptı. Öyle ise neden hakkıyla kul olmayalım!....

Selamın adabı ve sevabını Rasulullah şöyle açıklıyor;  İmran b. Husayn (r.a) rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir:

"Nebi'ye (s.a) birisi gelerek "Esselamu aleyküm" dedi .Nebi (s.a) onun selamı aldı, sonra adam oturdu.Nebi (s.a) :"On sevap aldı" dedi .

Bir başkası geldi ."Es selamu aleyküm ve rahmetullah " diye selam verdi.Nebi (s.a) bu defa :"Yirmi sevap aldı" buyurdu. Sonra diğer bir adam gelerek "Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü "diye selam verdi. Nebi (s.a) " Otuz sevap aldı ." buyurdu.(Ebu Davud ve Tirmizi)

Yine Rasulullah  İnsanların Allah katında en makbulü ve O'na en yakın olanı, önce selam verendir.”(Ebu Davut)

Selam ile evler şenlenir, bereketlenir, rızk artar, huzur ve mutluluk içinde yaşam sürdürülür.

Enes (ra) şöyle demiştir: Rasûlullah (sav) bana: “Yavrucuğum! Kendi ailenin yanına girdiğinde onlara selâm ver ki sana ve ev halkına bereket olsun” (Tirmizi)

Haydi!

Gelin hep birlikte bu sünneti yayalım aramızda!

Asr-ı saadeten esintiler olsun yuvamızda!

Başka bir yazıda buluşmak üzere Allaha emanet olun!...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com