Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Seçime Giderken


Emin YAPRAK
28 Ağustos 2015 Cuma 18:38


Seçimin üzerinden belli bir zaman aralığı geçmeden, yeni bir seçim kararı alınırken bütün partilerin düşünmesi gereken durumları beraberinde getirmiş olmaktadır.
Seçim isteyerek seçime gitmiş olan muhalefet blok halinde hükümet kurabilirken, anlaşamayıp, bir araya gelemediler ve bir hükümet kuramadılar. Az bir fark ile hükümet kurmakta zorlanan AK Parti bütün partilere gitmiş ve onlarla hükümet kurmak istemiştir. CHP kurmak istemiş fakat AK Partinin geçmişini inkar ederek bir koalisyon kurma teklifinde adeta bulunmuştur. Hükümet kurmada adeta samimi olan AK Parti bu şekilde bir durumun kendisinin yok edilmesi anlamına geldiği için bu işten vazgeçmiş olmaktadır.
MHP ise ne kurarım, ne de kurdurturum anlayışı ile bütün tekliflere uzak durmuştur. Seçim hükümetinde destek sinyalleri ve açıklamalarda bulunulmuş, sonra bu durumdan da vazgeçilmiştir.
Yine HDP ise seçimde Alevi kesim ve sosyalistlerden almış olduğu destek ile seçim sarhoşluğu yaşamış ve adeta bendine sığmayan bir baraj edasıyla yanlışlıklar ve söylemler de bulunmuştur. Bunlar da iki yıldır süren Barış sürecine zarar vermiş savaşa doğru sürüklenmemize ve iki taraftan ölümlerin gerçekleşmesini sağlamıştır. Yapılan yanlışlıkları kınamayıp hatta destek mahiyetindeki açıklamaları da işin kızışmasına ve safların belirginleşmesine zemin hazırlamıştır.
İşte seçime giderken yukarıda belirtilen durumlara göre her partinin takınması gereken tavırlar vardır. AK Parti kaybetmiş olduğu oyları alması için seçim stratejisini ona göre belirlemesi, adaylarını ona göre tespit etmesi lazım. Halka giderken daha önce yapmış olduğu hatalardan vazgeçtiğini göstermesi, adayların toplumu kucaklayanlardan olması gerektiğinin bilincinde olması gerekmektedir.
Çalışmayan adayların adaylıklarını bir defa askıya almalıdır. Çalışan mücadele eden ve topluma gelecek vadeden projeler üretenleri öne sürmesi gerekmektedir. Yine yanlışlıklar yapanları adeta kızağa çekmelidir. Yine siyasi ve ekonomik yanlışlıklardan vazgeçerek, halkın genel güvenini kazanan yaklaşımlarda bulunmalıdır.
Bölgesinde yaşayan, orada çalışmalarda bulunanlar dururken, dışardan ithal edilen adaylar ile Doğu ve Güneydoğuda başarının olmadığının bilincinde olmalıdır. Bir defa geriye dönüş niteliği yaşatan adaylardan vazgeçmelidir.
Tabii bu dikkatimizi diğer partiler için de dile getirmeliyiz. HDP’nin bu iki aylık süredeki tavrı, onun halk tarafından ya kabul ya da dışlanmasına zemin hazırlayabilir. Yine emanet oylar olarak nitelendirilen kesimler oy vermese ve daha önce AK Partiye oy verip, son seçimde kendilerine oy verenler bu durumdan vazgeçerlerse baraj altında kalma riski ile karşı karşıya kalabilir. Seçim atmosferinde halkı kucaklayan, savaştan çok barışı alkışlayan söylemlerle ancak bir başarı kazanabilir.
Aynı tehlikeye MHP’de düşebilir. Çünkü halkın teveccühünü zorlayarak, hiçbir teklifi olmadan her şeye istemez bir yaklaşım ile kabul etmemesi, kendi bindiği dalı kesmesine zemin hazırlamaktadır. Halk için çözüm üretmesi gerekirken çözümsüzlüğü dayatması ve her şeyde muhalefeti tercih etmesi, halkın devamlı olarak onları muhalefette bırakmasına hatta meclis dışı ile cezalandırılmasına zemin hazırlayabilir.
Çünkü bu çözümsüz ortamda sorunların temelinde siyasi olan durumdan çok ekonomik sorunlar ortalığı yangın yerine çevirmektedir. Gittikçe esnaf iş yapamamakta, insanlar daha fazla borçlanmakta ve evlerine temel ihtiyaçlarını götürememekteler. Bu da sorunların büyümesine, insanların çözümsüzlüğü üretenleri cezalandırmasına doğru gitmektedir.
İçerden ve dışardan kaynaklanan krizlerin büyümesine, borçlu olanın borcunun çoğalmasına, işi olanın işini kaybetmesine zemin hazırlamaktadır. Ev taksiti olan, bankalara borçlanmış olan, altın ve döviz borcu olanların istikrarsız bir ortama doğru kendilerini sürüklemelerini kimse beklememelidir.
Halkı düşünen, onları istikrarlı bir ortama sürükleyen, siyasi anlamda onları anlayıp sorunlarını çözümleyen bir yönetim anlayışının hakim olması herkesin beklentisidir.
İnşaat sektörünün durduğu, Doğu ve Güneydoğuda savaş hukukunun hakim olduğu, güvenliğin olmadığı bir ortamda, huzur ve güvenden bahsedilemez. Halkın bıktığı bu ortamın hiçbir siyasi partiye faydasının olmadığı bir ortamdır.
Kepenklerin kapatıldığı, ticaretin durduğu, yol emniyetinin olmadığı, iş yapan tüccarın malına zarar verildiği, köprülerin bile yıkıldığı bir ortamın kimsenin beklentisi ve arzusuna cevap vermediği bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun bir an önce durması gerektiği, halka zarar vermediği, halkı kucaklayan bir yaklaşım ile kamunun güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu bölgeye göre savaştan nemalanan siyasetçiden çok halkın refahını ve huzurunu düşünen, bu yaklaşımlarla çalışan siyasetçilere ihtiyaç vardır. Bütün hakların, insanca yaşamın gerçekleştiği, onurlu bir yaşam biçimine ulaşmak bütün siyasetçilerin ilkelerine yansıması gerekmektedir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com