Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Seçim, Hangi Seçim? Neyin Seçimi?


Müslüm Azizoğlu
26 Mart 2015 Perşembe 12:59

Siyaset ilminin temel hedefi; Neseb ve sebep unsurlarını, İnsanların dünyevi ve uhrevi saadetlerine, huzur ve refahlarına vesile olacak şekilde hayatı tanzim etmektir. Ancak gelinen süreçte; Aklı esas alan çağdaş ve modern sihirli hurafelerin, ideolojilerin getirdiği teoriler neticesinde, Müslümanların zihninde değişik bir boyut meydana gelmiştir. İslami siyaset, Namı diğer Adil siyaset; Heva ve heveslerini bir kenara bırakarak, Allah u Tealaya teslim olan ve Şeriat ile amel eden Mü’minlerin teşkilatlı mücadelesidir. Çünkü Seçme hürriyeti ve İrade beyanı insana has üstün bir meziyettir. İradeye dayanan tüm Fiillerde ise; Fikir, şuur, zekâ ve Salih amel unsurları ön plandadır.

İnsanların sahip olduğu üstün kabiliyetlerden bir tanesi de ÜNSİYET tir. Ünsiyet, İnsan kelimesi ile aynı kökten gelir ve Vahşiliğin, barbarlığın ve gaddarlığın zıddıdır. Bir insan; toplum içerisinde Kendi şahsiyetini ve seçme hürriyetini ve İrade beyanını yetirmeden diğer insanlarla birlikte ve beraber yaşama imkânına sahiptir.

İnsanın diğer üstün bir meziyeti de Hafıza sahibi olmasıdır. İnsan Bu meziyet sayesinde geçmişini, içinde yaşadığı halı ve geleceğini tahlil ederek kendine yön verebilir. Başta devlet ve Siyaset olmak üzere; birçok sosyal ve siyasi müessese insanın bu üstün meziyeti olan Ünsiyet kabiliyetine dayanır.

 Gelinen bu süreçte temeli şirke ve zulme dayanan Demokratik-Laik rejim; Cahili eğitim sistemi ile Müslüman kitlelerin hafıza kaybına uğramasına sebep olmuştur. Laik rejimin Müslüman kitlelere vurduğu en büyük darbe; İslami kelime ve kavramlar yerine batılı kelime ve kavramları her türlü hile, desise ve tuzaklarla Müslüman halkın beynine nakşetmesidir. Cebren ve hile ile kurulan Demokratik-Laik-Kemalist rejim Müslüman Halka tek bir seçim sistemini dayatmıştır. Kendi Kontrolünde kurdurduğu ve geliştirdiği Siyasi partileri çembere almış, Siyasi Partilerin tüzüklerini dahi kendi cebri ve küfri kanun ve ilkelere göre hazırlanmasını dayatmıştır. Bunun sonucunda Kurulan Siyasi partiler Laik Rejimin alternatifi değil, birbirlerinin alternatifi haline gelmişlerdir. Dikkat edilirse seçime katılan her parti Demokrasiden ve Laiklikten dem vurur.

Müslümanların enkazı üzerine kurulan, binlerce Müslümanı şehid ederek vampir gibi kan içen, Canları alınan İnsanların bedenleri üzerine kurulan karanlık rejim Laik sistem tek tip seçim sistemini dayatmıştır.

Seçim; Demokratik-Laik rejim ile İslami sistem arasında değil, Laikliğe göre şekillenen partiler arasında meydana gelmektedir. Bu şekilde seçime giren partiler Laik Rejimi ortadan kaldırma mücadelesine değil, Birbirlerinin yanlışlarını tespit etme mücadelesine girişiyorlar.

Seçime katılan kitleler Kendi hür İradeleriyle İslami siyasetin hâkim olması için oy kullanamıyorlar. Laik zorba rejim daha işin başında iken kendini garantiye alıyor, beni tartışamazsınız ve seçime konu edemezsiniz diyerek baskı ve şiddetle kendi yanlı ve yanlış seçim sistemini dayatıyor.

Adeta Şöyle diyor; Bakın istediğiniz kadar parti kurmuşsunuz, kurabiliyorsunuz ve bu partiler arasında seçiminizi yapmak için sandık başına da gidiyorsunuz, daha benden ne istiyorsunuz?.

Müslümanlar Laikliğin kendilerine kurmuş olduğu bu hile ve tuzakları iyi tefekkür etmeli ve ona göre davranarak Alternatif bir çıkış yolu bulmalıdırlar. Kuracakları Siyasi partilerini, diğer partilerin alternatifi değil, direk Laik rejimin alternatifi olarak kurmalı, Tüzüklerini ona göre hazırlamalıdırlar. Bu noktada Kur’an- Kerimi ve Sünneti kaynak alarak tüzüklerini vücuda getirmelidirler.

Laik rejimin dayattığı Siyasi seçim sistemi adil değildir. Tek taraflıdır. Hep kendine taraf yontmaktır. Laik Rejim hem Lisan-ı hal ve hem de lisanı kal ile Müslüman kitlelere; İçinde Zinanın, Fuhşun, Faizin, Kumarın, Sihrin ve her türlü münkir atin işlendiği Umumhaneye dokunmayın gelin oraya idareci olmak için seçime katılın. Kim kazandıysa tamam kabulümüzdür ama bir şartla, Umumhane Fonksiyonunu icra devam etmelidir. Diyor.

Laik rejim bu şekilde yapmak ve davranmak zorunluluğunu hissediyor. Kendi denetiminde, kendi tüzüğüne göre kurmaya müsaade ettiği ve kitleleri Müslüman olan siyasi partiler yolu ile kendi iktidarının devamını sağlamak, kendisine karşı kitlelerde biriken gazı almaktır. Laik Rejim; Laikliğin bir ideoloji olduğunu ve her ideoloji gibi eleştirilebileceğini, asla kabul etmemiştir. Onlara göre Laiklik Çağdaş ve modern insanın Amentüsüdür ve eleştirilerek tartışılması suçtur. Bu sebep asabiyetin; halen devam eden Başta Siyasi olmak üzere tüm krizlerin en önemli unsuru teşkil ettiğini söyleyebiliriz.

Müslüman kitleler artık bu oyunun farkına varmalı, Laik rejimin müsaade ettiği bu hile ve tuzakların kendilerini hor ve hakir kıldığını anlamalıdırlar. Laik Rejimin; kravatlılar, top sakallılar, pırçıklılar gitsin, Sarıklılar, sakallılar ve cübbeliler gelsin Umumhaneye müdür olsunlar hile ve tuzağına düşmemelidirler.

Müslümanlar; topyekûn Laik düzeni değiştirmek için Cemaatleşmeli, İslami cemaat; Ehl-i Hal vel akd Meclisini seçmeli bu Şura heyetinin verdiği karar doğrultusunda ve emrinde Parti kurmalı ve Laik rejime alternatif olarak seçimlere katılmalıdırlar. Yoksa Laikliğe ve Laiklere göre hareket eden Herhangi bir siyasi partiye oy ve destek vermek vebal gerektirir. Zira İktidar olan O partinin işleyeceği her günahtan Ona destek veren Müslüman da sorumludur.


YORUMLAR
  • yorum2015-03-26 13:40:11Mehmet CENGİZ

    Hocam Allah razı olsun.Sakallı hüsnüler bir türlü uyanamıyor.Sizin dediklerinizin yüzde yüzü doğru ulusal bir gazetede kubbeli bir hocamızda oy kullanmamak günahtır diyor.Bu halk kime inansın.İlahi tokadın dışında Müslümanların uyanışı zor görünüyor.Hakkın hakimiyeti için mücadele eden, dert edinenlere selam olsun.

  • yorum2015-03-26 13:39:10Mehmet CENGİZ

    Hocam Allah razı olsun.Sakallı hüsnüler bir türlü uyanamıyor.Sizin dediklerinizin yüzde yüzü doğru ulusal bir gazetede kubbeli bir hocamızda oy kullanmamak günahtır diyor.Bu halk kime inansın.İlahi tokadın dışında Müslümanların uyanışı zor görünüyor.Hakkın hakimiyeti için mücadele eden, dert edinenlere selam olsun.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com