Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Otoriteye Bağlılık


Emin YAPRAK
11 Aralık 2015 Cuma 11:43

İslam yönetim anlayışında en sağlıklı durum, kendisine ait olana değil, genel anlamda otoriteye bağlılık esas alınmıştır. Kimsenin şahsi üstünlük ve isteği ön sıralara çıkamaz. Allah’a, peygambere ve sizden olan emir sahibine itaat edin, anlayışı genel bir istektir. Kendimize ve durumumuza göre bunu değiştiremez ve uygulamada çıkarımızı öne doğru getiremeyiz. Peygamberin yöneticiye itaat hususunda ki kesin emirleri herkesin malumudur. 

Hukuki düzenlemeler açısından bakıldığında da itaat hususunda itirazlar yersizdir. Tabii günaha sevkeden durumlar istisnadır. Fakat İslami olmayan yönetimlerde vatandaş olarak yaşayan insanlar, vatandaşlık sözleşmesinde belirtildiği gibi uygulamalara katılmak zorunlulukları vardır. Keyfi değerlendirmelerde bulunamaz ve kendi düşüncelerinin çıkarları doğrultusunda hareket edemezler.
Otoritenin istediği ve yapmasını önerdiği durumlarda gerekli olan çalışmalar yapılmak zorundadır. Bu hususta dile getirilen gerekçelerle insanların yapılması gereken şeyleri yapmaları önerilir. Müslüman olan, yöneticinin inancına da bakar fakat asıl olan onun İslami ilkelere bağlılığı ve uygulamasıdır.
İslam hukukunun en önemli konularından biri de hakimiyet yetkisini elinde bulunduran emirlere karşı nasıl davranılacağıdır? Onların emirlerine her konuda tam anlamıyla teslimiyet var mıdır? Yoksa nasıl bir tavır ve duruş sergilenecektir?
“Hoşuna gitse de gitmese de Müslüman kişinin Emire itaat etmesi gerekir. Sadece günah hususunda itaat yoktur.”Fethu’l-Bari c.16 s.240, Süneni Ebi Davud c.3 s.93
“Benden sonra size bazı kişiler hükmedecek ki; onlar sünneti kabul etmeyecek, bidatlere tutunacak, namazı vaktinde kılmayacak, Ben dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü bunlarla karşılaştığımda ne yapayım? Resulullah: Ey Kulun oğlu bana mı soruyorsun Ne yapayım diye? Allah’a isyan edene itaat yoktur.”, şeklinde buyurdu. Süneni İbn Mace II/955,956, Süneni Ebi Davud III/92
Bu hadisler İslam otoritesinin neyi açık bir şekilde gösterdiğini ve ona göre amel edilmesi gerektiğini bize açıklamaktadır. Kesin bir teslimiyet kabul edilecek bir davranış değildir. Harama, dinin yanlış gördüklerine itaat hususunda zorlama olamaz. Asıl doğru olan bu tür yanlışlıklar hususunda itaat etmemek, Allah’ın emirleri doğrultusunda hareket etmek gerekmektedir. İslam ilkelerinin uygulanması, Allah’a itaat temel olarak ele alınması gerekmektedir. Müslümanlar arasında uygulanması gereken hukuki düzenlemeleri, adalet ile uygulaması, sınıf, zümre, din ve renk farkı gözetmeden uygulamaya çalışmaktır.
Müslümanlara ayrı, Hıristiyanlara ayrı bir uygulama olamaz. Sadece dinden kaynaklanan ilkelerde farklılık olabilir. İnsanların aralarındaki hukuki düzenlemelerde bu tür ayrılıklar olabilir. Fakat hangi ilke ve hukuki düzenleme uygulanacaksa esas olan adaletle davranılmasıdır.
Yukarıdaki hadislerden de anlaşılacağı üzere, Müslümanların uygulamada ve itaatte sınırı vardır. Fakat kuralsız, kurulu düzene başkaldırmak, isyan etmek anlamına gelmez. Dini ilkelerin uygulanmadığı düzenlere karşı başkaldırı kıyam olarak algılanır. Bütün peygamberlerin mücadeleleri bu isimle adlandırılır. Hiçbirini silahlı bir eylemle işe başlanılmamıştır. Kurulu düzenin Müslümana saldırması, onun hakkını tanımaması, kendisini savunmasını gerektirir. Diğer insanlara zarar vermek şeklinde, hatta intihar eylemleri ile insanları yok etmek, çocuk, kadın, yaşlı olanları yok etmek ile İslami bir mücadele şekli olamaz.
Kurulu düzenin otoritesinin boşluğu, eksikliği farklı bir insan dışı, kural dışı eylemin sebebi olamaz. Müslüman elinden dilinden diğerlerin selamette olduğudur. Tabii bu, kendini savunmaz, savaşmaz, öldürmez anlamına gelmez. Yeri geldiğinde haklarını savunmak için mücadele eder. Bu duruma göre değerlendirilmesi gereken bir olgudur. Fakat topluca bir eylem gerçekleştirerek, topluma zarar veremez.
İslam’ın savaş hukuku olarak ortaya koyduğu ilkeler ışığında harekete geçer. Hukuki düzenlemelerle vatandaşı olunan bir ülkeye ferdi anlamda savaş ilanı kabul edilemez. Hele ferdi savaşta toplumsal olarak, insanlara zarar vermek, onları toplu olarak yok etmek, savaşta olmayan insanların ölmesine ortam hazırlamak kabul edilecek bir uygulama değildir. Bunu yapan insanlar inandıkları ilkelerle çelişmiş olmaktalar. Bu din adına yapılan bir mücadeleden çok yanlış beslendikleri örgütler adına yapılan eylemler olarak görülebilir.
Otoritenin yanlış uygulamalarına karşı mücadele her bireyin hakkıdır. Bu mücadele değişik şekillerde olabilir. Düzeni tanımamak, hukuki uygulamaların yanlışlığını dillendirmek ve insan hakları savunuculuğunu yapmak gibi çok amaçlı değerlendirmelerle olabilir. Bu tür eylemlerin gerçekleştirilmesi için demokratik düzenlerde değişik kuruluşlar ve kurumlar bulunmaktadır. Muhalefet olarak gözüken kesimlerde hep bu amaçla mücadele sergilemekteler. Sivil Toplum Kuruluşları ve partiler bu amaçla kurulan kuruluşlardır.
İnanan insanlar, otoritenin kurallarına vatandaşlık sözleşmesi ile bağlılıklarını kararlaştırdıktan sonra oraya hainlik etmeleri kabul edilecek bir durum değildir. İnsanlığı anlamlandıran, kendine ait olan değerlerle hareket ederken, başka ilkelere hakaret etme hakkına sahip değildir.
Otoritenin kabulü, yanlışlıklarla birlikte değerlendirilerek ele alınması gereken bir yaklaşımdır. Kendine ait olandan çok kendi dışında olanı kabullenme, ona saygı duyma ve ona karşı hoşgörülü olma yaklaşımı ortaya koymaktır. Bunu yaparken temel olan ilkelerden vazgeçerek kendini ilkelerinden soyutlanma olarak anlaşılmamalıdır. Kendisini ilkelerine sahip çıkarak otoriteyi kabullenmedir. İtirazlarını, kıyam ile algılama alanıdır. Kıyam kendini ifade etmek, başkasının yanlışlıklarını dillendirme alanıdır.
Kıyamı yaparken başkalarına zarar verme anlayışı, malları yakmak, yıkmak, canı ve malı kendi çıkarı için değerlendirmek değildir. İlkelerinin üstünlüğünü ortaya koyarken başkalarına da saygı duymak üstünlüğünü gösterme sanatıdır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com