Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

MUTLULUKLARIN EN BÜYÜĞÜ: ALLAH'IN HOŞNUTLUĞUNU KAZANMAK


22 Nisan 2014 Salı 18:55

İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir. (Ankebut Suresi, 2-3)

Allah dünyada iyilikle kötülüğü, kusursuzlukla eksikliği, güzellikle çirkinliği bir arada yaratmıştır. Bu geçici dünya hayatının amacı ise Allah’a kulluk etmek; insanların hangilerinin güzel davranışta bulunacağını ve Allah'tan içi saygıyla titreyerek korku duyanlar ile O'ndan yüz çevirip nankörlük edenleri ayırt etmektir. Sonuçta da Allah'ı hakkıyla takdir edebilenler kurtuluşa ereceklerdir.

Dünyanın aldatıcı bir yer olduğunu, gerçek ve sonsuz yurdun ise ahiret olduğunu bilmek yeterli değildir:  “Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Maide Suresi, 35) hükmüne göre Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek Allah’a yakınlaşmaya ve imanında derinleşmeye vesile aralar.

Fakat insanların büyük bir kısmı "zalim ve nankör" bir karakter göstererek Rablerine şükretmeyi ve itaat etmeyi unuturlar. Bu yüzden tek amaçları da dünyayı yaşamaya yöneliktir. Ölümü unuturlar ve sonrası için hiçbir hazırlıkta bulunmaz. İmkânları doğrultusunda iyi bir yaşam sürmek için yaşamlarının her anlarını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışırlar. Bu dünyadan hiç ayrılmayacakmış gibi buraya bağlanırlar:

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar. (İnsan Suresi, 27)

Allah’tan uzak olan insanlar yaşamları boyunca bu amaçlarının peşinde koştuklarından çok çabuk geçen dünyanın geçiciliğini kavrayamamışlardır. Ahiret bu kişilere anlatıldığında kaçarlar. Ancak ne kadar kaçsalar da ölüm bir son değil, gerçekleşeceği kesin bir gündür.

Bu kimselerin bir başka yanlış düşünceleri de, Allah'ın denemek amacıyla kendisine verdiği güç ve imkanı kendisinden kaynaklandığını zannetmeleridir. Oysa her şey Allah’ın kendilerine verdiği lütuftur; Allah’ın Katında bir şeyi ‘hak etmiş’ olmalarından değildir. Bunun bilincindeki bir kişi Allah'ın verdiği nimetler karşısında azgınlaşmaz, büyüklenmez ve şımarmaz.

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, (eğlence türünden) tutkulu bir oyalama, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir çoğalma tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) da vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka birşey değildir. (Hadid Suresi, 20)

Allah’ın hoşnutluğu için yaşamak ise, hem dünyada hem de ahrette güzellik getirir ve insanın sonsuz cennet hayatı özlemini artırır. Samimi iman edenler, işlerini Allah’ın rızasına uygun yapmaya çalışır; Allah rızasının azına kanaat getirmez, Allah rızasının en çoğunu ister ve vesileler arar. Çünkü bilir ki Rabbimizin hoşnutluğunu kazanmış olmak mutlulukların en büyüğüdür.

Dünyaya Allah’a kulluk etmek ve rızasını kazanmak için geldiğini, dünyanın imtihan yeri ve geçici olarak yaratıldığını, asıl yurdun ahirette olduğunu, küçük büyük olarak yapıp ettiklerinden hesaba çekileceğini düşünmek insanın yerine getirmesi gereken sorumluluğudur. Aksi takdirde sadece doğan, büyüyen, çoğalan ve amaçsızca yaşam süren hayvanlardan bir farkı kalmaz.

Mümin her sözünde, her davranışında ve attığı her adımda tamamen vicdanını dinleyerek nefsinin bencil tutkularından kurtulup Allah’ın beğendiği ve tasvir ettiği Kuran ahlakını yaşamına uygulamalıdır. Böylece her davranış ve güzel sözü salih bir amel olur ve bu sonuç kendisini ahiret hayatında sonsuz mutluluğa kavuşturabilir:

Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Ra’d Suresi, 22)


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com