Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Meşru Veya Gayri Meşru İktidar


5 Mart 2012 Pazartesi 10:05
Yazıma geçmeden önce şunu vurgulamak istiyorum; Bundan böyle, Rabbi Rahman’ın izin verdiği kadarıyla siz değerli www.balıklıgöl.com haber ve köşe yazarı sitesi okurlarıyla her hafta yeni bir yazımla beraber olacağız, İnşallah… Şimdi;
MEŞRU VEYA GAYRİ MEŞRU İKTİDAR
Biz seçmen kitleleri; Ak partiye oy ve destek verirken; daha katılımcı, daha çoğulcu ve daha paylaşımcı adil ve hakkaniyet ölçülerine riayet eden bir iktidar oluşsun diye oy ve destek verdik. Aslında iktidar karşılıklı ilişkiler biçiminin hak ve adalet ölçüleri içerisinde düzenlenmesidir.
Seçim sürecinde adeta sadık bir dilenci gibi davranıp oy toplayan siyasetçiler, seçildikten sonra Milli iradeyi ben temsil ediyorum, dilediğim gibi yaparım, ey bize oy verenler ve bizi destekleyenler taraftar olarak sizin göreviniz her yaptığımızı bir hikmeti vardır deyu onaylamaktır. Bu anlayış ve işleyiş çok tehlikeli ve yanlıştır. Toplumsal huzursuzluğa kapı aralayan olumsuz bir eylemdir.
İktidar olanlar elbette ki ona oy ve destek olan kitleleri ve toplumsal kesimleri gözetirler. Ancak AK parti gibi gücünü kolektif halk kitlelerinden alan bir iktidar sadece belli bir kesimi veya tarikat mensuplarını değil, konjöktürel olarak bütün dini cemaat ve grupların oyu ve desteği ile iktidar olduğu için o zaman her kese ve her kesime hak ve adalet ölçüleri doğrultusunda davranmak zorundadır.
Adalet ve hakkaniyet sadece belli sosyal grupları değil, bütün toplum katmanlarına karşı adil davranan onların ihtiyaç ve taleplerini gözeten iktidardır. Katılımcı, çoğulcu ve kalıcı bir iktidar en az böyle davranmak zorundadır. Elde edilen nimet ve kazanımları kendisine oy ve destek veren bütün kitlelerle paylaşmak, liyakat ve ehliyet sahibi kişileri gözetmek meşru bir iktidarın asli görevidir. Bugün liyakat ve ehliyet sahibi, deneyimli ve Ak parti ye büyük destek veren ve sözde değil özde Ak partili olan onlarca Doktor, hizmet için görev beklemektedir.
 İdari ve mesleki tecrübeleri ve performansları yüksek olan bu Doktor arkadaşlarımız ne zaman nerede ve ne şekilde hizmet için görevlendirilecekler hala belirsizliğini korumaktadır.
İktidar ve muktedir olmanın elbette ki büyük bir maliyeti ve sorumluluğu vardır. Zira her bir nimet bir külfet karşılığıdır. Ancak iktidar olunduktan sonra kibir ve Gurura kapılıp dünyevileşirse ve sadece özel yandaşlarını kayırıp diğerlerini ayırıp ötekileştirirse, daha doğrusu sağlık bakanlığında olduğu gibi sadece belli bir tarikat mensuplarını kurum ve kuruluşların başa getirmek suretiyle ideal siyaseti reel politikaya feda ederse O zaman Ak partiye oy ve destek veren kitlelerin ve toplumsal kesimlerin haklı olarak birçok kaygıları olur.
Bu kaygı ve çekinceler sonucu O iktidar ve onun sırtından geçinenler kendi meşruiyetlerini kaybederler. Şu anda sağlık bakanlığında bu açık bir şekilde yaşanmaktadır. Daha dün görüştüğüm bir Şanlıurfa vekilimiz bu olumsuzluğu açık bir şekilde sekiz insanın huzurunda itiraf ettiler. Sağlık bakanlığında bir kurumun başına gelebilmek için filan tarikat mensubu olmak lazım dediler.
AK partinin bakan ve yöneticileri şu hakikati unutmamalıdırlar. Evet, bizler AK partiye oy ve destek verdik ama bu demek değildir ki onların yaptığı her şeye sesiz kalacağız. Yaptıkları her icraatı hoş karşılayacağız. Hayır, Yeri geldiğinde aslan gibi çıkıp eleştirilerimizi de yaparız. AK partililerin bir kısmı belki bundan rahatsız olabilirler. Ama şunu da unutmasınlar ki kardeşlik, hakkaniyet ve adalet doğrulukla icra edilir. Yalan, yamuk ve işleri savsaklamakla olmaz Zira iktidarlar gelip geçicidirler. Zaman gelir ondan daha iyisi olabilir.
Müslüman olarak asli dava ve idealimize ve Hak ölçülerimize sahip çıkmak elbette ki vaz geçilmez görevimiz ve sorumluluğumuzdur.
Bakınız yüce Rabbimiz al-i İmran suresinin 104.ayetinde şöyle buyuruyor. "SİZDEN HAYRA DAVET EDEN, İYİLİKLERİ EMREDEN, KÖTÜLÜKLERDEN MEN EDEN BİR ÜMMET BULUNSUN. İŞTE İFLAH OLANLAR ONLARDIR.’’
Önderimiz HZ. Peygamberimiz efendimiz (sav) de bir hadis-i şeriflerinde: "SİZDEN KİM BİR KÖTÜLÜK GÖRÜRSE ONU ELİYLE DEĞİŞTİRSİN. EĞER ELİYLE GÜÇ YETTİRMEZSE ONU DİLİYLE DEĞİŞTİRSİN. EĞER BUNA DA GÜCÜ YETMEZSE ONA KALBİYLE BUĞZETSİN Kİ BUDA İMANIN EN ZAİF DERECESİDİR.’’
Şu hakikati her kes bilsin ki zulüm kimden gelirse gelsin ve kime yapılırsa yapılsın onun karşısında dik duracağız ve hak ve adaleti savunacağız. Bu böyle bilinmelidir.
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com