Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Laik Düzen Ve Yaşama Şansı


11 Haziran 2012 Pazartesi 10:38
İçinde yaşamakta olduğumuz bu coğrafyayı modern bir put hane haline getiren, tuzu kuru laik perestlerin desteklediği 80 yıllık sosyal ve siyasal adi düzen artık yaşama şansını kaybetmiştir. Çünkü fıtratın varlığına aykırıdır. Kendisini yıkılmaktan kurtaracak bir güce ve ona yaşama şansını verecek bir meziyete sahip değildir.
Laik rejim denilen bu kısa ömürlü düzen tam anlamıyla insani hak ve hürriyetlere, yüksek ahlaki ilkelere ve insanlık edebiyat ve medeniyetine zıt olduğu gibi, icap ve kabulleriyle de çağın ve fıtrat dini olan İslam’ın ruhuna da aykırıdır. Bu Laik zorba rejim şuradan buradan toplanarak uydurulmuş bir düzendir. Bu laik zorba rejim başkalarının enkazı üzerine kurulmuştur. Hep kan döktürerek ve kan içerek beslenmiştir. Hiç bir zaman bir medeniyet olgusunu sunamamıştır. Bu laik despot düzen kışlasıyla, maarifiyle, maliyesiyle ve mülkiyesiyle insanlarımıza huzur ve güven verememiştir. Çağın anlayış ve idrakine aykırı bir düzendir. Bu laik rejim yaşama şansını kaybettiği gibi, yaşama ümidini de kaybetmiştir. Bu düzen nasıl yaşayabilir?
İnsanın üstün değerlerini çiğnemiş, evrensel ahlak ilkelerini ve vicdanı bozmuş, adaleti ayakta tutan bütün iyilikleri alt üst etmiş, devletle millet arasındaki zorunlu ve zaruri olan sosyal dayanışmayı ortadan kaldırmış, toplumsal huzursuzluk ve sıkıntıyı alabildiğine yaymış, emanet, ehliyet, liyakat ve güveni silip süpürmüştür.
Bakınız Allah-u zül celal Kur’an-ı Kerimin İsra suresinin 16.ayetinde ferman buyuruyor:
“Biz bir memleketi helak etmek istediğimiz zaman onun nimet ve refahtan şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz. Onlar bu emirlerimize rağmen o memlekette gerçeğin aksine hareket ederler. Ve artık o memleket azaba layık olur. Biz de onu kökünden mahvederiz.”
Evet, bu sefil ve bu uyduruk rejim yaşama şansını yetirmiştir. Artık gelinen bu süreçte; Kudurmuş vampir sömürücüler, rejime uydurulmuş kafalar koleksiyonundan dalkavuk din adamları, kiralık yazar ve çizerler, ücretli gazeteci ve ölü ağlayıcıları, sesleri çıktığı kadar bu rejimi devirip yerine evrensel İslam inkılâbını gerçekleştirmek isteyen kahraman mücahitlere; bunlar huzuru ve sükûnu bozuyorlar diye bağırıp çağırabilirler. Hatta orta çağ zalimlerinin yaptığı gibi çağdaş bir cehennemi imkânlarla insanlık için konuşan insanları hapishanelere, belki tımarhanelere tıkayabilirler, birçok mevki ve makamdan kovabilirler. Belki hayat ve hatıratlarını dahi ortadan kaldırabilirler.
İnanınız ki bütün bu işkence ve eziyetlerden sonra bu kutsal topraklarda susturulması imkânsız bir ses yine yükselecektir. Çünkü bu ses kanını ve terini olanca gücüyle döktükleri halde bir parça kuru ekmek ve bir giyecek bulamayan milyonların sesidir. Bu ses dilini ve dinini serbestçe yaşayamayan milyonların sesidir Bu ses ezilmiş, horlanmış, itilmiş, bastırılmış milyonların diliyle hak ve hakikatin haykırışıdır. Bu milyonlar ki gaddar ve zorba laik düzen onları hayvana benzetmiş, manevi duygularını zalimce felce uğratmış, yokluk, yoksulluk ve yolsuzluklarla bellerini bükmüştür. Öyle ki bu ses adeta sokaklara dağılan, duvarlara tırmanan, kedi ve köpekler gibi çöp tenekelerinden ekmek kırıntısı toplayan on binlerin sesidir. Bu mazlum ve mağdurlar ki bedenlerinin tabiilikleri değişmiş yaralı derili, batık gözlü, çatık kaşlı, soluk yüzlü bu boynu bükük, bu ürkek bakışlı fakir ve fukaralar her yerde gözümüz önünde. Bunların yanında villalarında zavallıların kanıyla ve alın teriyle süslenmiş salonlarda, localarda tepinen, gezinen ve nefis sofraların başına kurulan seçkinler zümresi vardır.
Bütün bu gerçekler ortada iken kim çıkıp diyebilir ki bu zalim ve despot laik düzen sahte din adamlarının fetvaları, kiralık gazetelerin makaleleri, sömürücü şımarık oğlanların beyinsiz iddiaları ile desteklenirse ayakta kalabilir ve yaşama şansı devam edebilir. Kurumuş iskelete kan pompalamakla çürüyen iskelet yaşayamaz. Evet, bin yıl devam edecek denilen zalim ve despot diktatörlük rejimi inşallah 100 yıl devam edemeyecektir. Yerine her kesin bir birine denk ve birbirine eş insani bir düzen gelecektir. Zira zalimler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com