Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Kur’an-ı Kerim’in Anlaşılması


Emin YAPRAK
3 Temmuz 2015 Cuma 21:45


    Kur’an apaçık, Mübin,Arapça ile nazil olmuş ama aynı zamanda da kendine has bir takım özel kavramlar kullanmıştır. Yani birçok kelime orijinal lügat anlamı dışında özel bir semantik alana sahiptir. Birçok kelime muhtelif yerlerde muhtelif anlamlar taşımaktadır. Dolayısıyla Kur’an’ın anlamda olduğu gibi kelime tercümesinde bu hususları gözetmek çok güç olur. Bu hususlar gözetilmediğinde ise, bazı okuyucuların zihninde türlü türlü istifhamlar oluşur ve ayetleri yanlış anlama tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
    Anlaşılmasında zorluk çekilen bu kavramların, anlaşılmasında hem başka ayetlere, hadislere ve Arapça dilinin kendine has özelliklerine, anlam zenginliğine ihtiyaç duyularak çözüme gidilmesi gerekmektedir. Kendine has bu özellikler ile Kur’an anlaşılırken Allah ile iletişim kurularak manevi bir anlam derinliği içerisinde kendimizi bulmuş oluruz.
    Kur’an’ın anlaşılması ve yorumlanması daha çok kelime tercümesinden uzaklaşılarak, mealler şeklinde kendini göstermiştir. Kısa değerlendirmelerle anlaşılma farklılığı, onun zenginliğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani bir kelimenin vermiş olduğu derinliğe dalarak, anlam okyanusu içinde kendimizi bulmaya ve Rabbimizi tanımaya, anlamaya ve idrake ulaşırız.
    Çok sayıda çalışmanın, tefsirin, mealin yapılmış olması, değişik çalışmalara ihtiyaç duyulması, Müslümanların ona verdiği önemin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hukuki ayetler değerlendirilirken, daha çok bir bütün olarak anlaşıldığında hükümlerin farklılığı ve güzelliği ortaya çıkmaktadır. Hukuki ayetlerin azlığı, hukukun ve yaşamın bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bütün olarak Kur’an’ı anlamaya çalışmak, onun anlaşılmasını sağlamak ve kendine dönük tedbirlerin sağlıklı bir şekilde ele alınmasını sağlamaktadır.
    Kur’an, herhangi bir dil gibi, amacını anlamında bildiren bir dil kullanır. Hiçbir zaman bir gizlilik taşımaz. Kur’an’ın kullandığı kelimelerin, kendi anlamlarından başka anlamlar taşıdığına inanmak için hiçbir delil yoktur. Basitliğinin delili, kelime bilgisine sahip herhangi bir kelimenin, diğer Arapça cümleleri anladığı gibi, Kur’an ayetlerinin anlamlarını da kolayca anlayabilmesidir. Fakat bu sadelikle birlikte anlam zenginliğini de içinde bulundurarak, kişilerin akıllarınca, bilgilerince anlamalarını, zenginliğe dalmalarını ve kelimeler arasındaki insicamın güzelliği ile anlamın bütünleşmesi sağlanmaktadır.
    Kur’an’ı anlamak için Peygamberin ve Ehli beytin ifadeleri başvurulması iddiası ile ilgili olarak, belirtilmelidir ki, bu iddialar kabul edilemez. Çünkü, Kur’an’ın geçerliliği onların ifadelerine bağlı değildir. Peygamber, Kur’an’ı açıklayan ve hukuk literatüründe yeni hukuki düzenlemeler koyucu olarak gözükmektedir. Çünkü Kur’an’da Allah’a ve Resulüne itaat edin, temel emriyle ona ait sınırlamalar belirtilerek, yapmamız gereken ve sınırları belirtilmiş olmaktadır. Yoksa onlarsız anlaşılmaz olduğu vurgulanmamıştır. Bir bütün olarak olaya yaklaşılması, zenginliğin göstergesi, insan ufkunun zenginliği olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
    Peygamberin ve imamların ifadelerinin kendileri Kur’an’dan süzülerek çıkarılmış olan ve yorumlanmış olan ifadelerdir. Bununla birlikte bu, Peygamberin ve Ehli beytin Kur’an ayetlerinde açık olmayan şeriat kanunlarını açıklamakla sorumlu olmaları gerçeğiyle çelişmez. Peygamberlerin emirleri, görüşleri bağlayıcı nitelikte ve hatta hukuki emirler olarak kabul edilmelidir. Fakat imamların, yöneticilerin emirleri ise bağlayıcılıkları, Allah’ın emirleri ile sınırlıdır. Haram ve din dışı durumlarda itaat sözkonusu değildir. Mezhep içtihatlarını kabul eden anlayışlar, Sünnet ve imam görüşlerini neden tereddütle karşılamaktalar?
    Kur’an’ın açıklamaları ve değerlendirmeleri, inanan insanların itirazını kabul etmez. Sadece anlam zenginliği içerisinde kalınarak, manevi atmosferin ağırlığı ile kendimizi anlamamızı ve değerlendirmemizi sağlar. Yorum zenginliği içerisinde kendisini bulan ve anlamlandıran durumlarda, insanlar kendilerine ait olan zenginliklerle, Kur’an eşsiz anlam yapısı ve değerlendirmesi ile karşı karşıya kalmaktalar.
    İnsani değerlerin en üst seviyede ortaya koyduğu, anlamlandırıldığı ve kendilerini tanıyabilmenin ifadelerini sunmuş olurlar. Anlaşılan ve kabul edilen değer yargılarının ortaya konulması amaçlanmış olmaktadır. Kendilerini tanıyabilmenin yolları olarak anlaşılan, Kur’an’ın bilinmesi, anlaşılması ve hayatta uygulanması temel amaç olarak ortaya konulması gerekmektedir.
    Kur’an’ı anlamayan ve hayatta uygulamayan insanın, beklentisi ne olabilir ve kendini nasıl bir cenderede tutabilir? Bilginin, irfanın temelini hep Allah’ın göndermiş olduğu prensipleri ve ilkeleri anlamaya bağlamak esastır. Bu olmadığı sürece yetersiz insani bir durum ortaya çıkar ve kendimizi anlamamış oluruz. Anlamın içerisinde bulunan yaklaşımları bir bütün olarak değerlendirilmesi, farklılıklara da yaşam hakkı tanımış olur. Kesin olan konularda farklı yaklaşımlar kabul edilemez. Çünkü Kur’an, başta kabulü gerektiren bir anlayış ile ilahi vasfını ortaya koymuş bulunmaktadır.
    Bu anlam derinliği ve zenginliği içerisinde kalındığı sürece her aklın anlayabileceği basitlikte ve zenginlikte anlamları bir arada bulunduran ilahi bir mesaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’an’ın bu yapısı ile anlamak her kesime bir yaşam biçimi ve anlama zenginliği sunar.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com