Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Neslihan Sultan PALA

KIZ KISMISI


Neslihan Sultan PALA
14 Ocak 2015 Çarşamba 22:03

Telefondaki o konuşmaya şahit olmamla birlikte aylardır içimde biriken o öfke patlamasını yaşamamam bir oldu.
“Allah bağışlasın kaç aylık cinsiyeti belli mi, kız mı erkek mi,  Eeee olsun…”
Ne olsun teyze ne olsun? Nereden geldiyse bir olgunlukla gülerek “kesin kızdır” dedim yanımdaki ablaya. Teyze duyulduğundan mahçup telefonu kapatıp yüzüme baktı.
“Yok, yavrum evladın kızı erkeği olur mu? eli ayağı düz olsun yeter.”
Aha teyzeden pot üstüne pot. Ah ah teyzem sen temelin altına dinamiti koyup patlatıyorsun şimdi hiç eline malayı alıp sıvama yapma. Diyemedim tabi… Evlat bu eli ayağı düz olmasa ne olur, daha mı az sevilir?
“Haydi haydi çevirmeyin şimdi” dedim yine gülerek. Gülüyorum ama sinirden… Teyze sıvacılığı çok sevmiş olacak devam ediyor. Yok, kızım olur mu, benim de oğlum var ama kızım şöyle böyle. Tabi gözüm hemen şöyle irisinden bir tüy aradı da bulamadım.
Bu toplumda kadın-erkek problemi diye bir şey yok. Kadın-kadın problemi var. Kadınlar eğitilip kendi hemcinslerine karşı vicdan ve muhakeme sahibi olmadığı sürece erkeğe yüklenmenin ne anlamı var? Kadın yıllarca kazanamadığı gücünü evlendikten sonra erkek anası olarak kazanma çabasına düşmüş. Erkek doğuran kadın kocasına, kaynanasına, atasına dedesine “soyu sayemde yürütüyorsunuz.” Mesajını vermiş sinsi sinsi. Yılların acısını (erkek anası olarak almak) isteği içinde bir çığ gibi büyümüş. Ana olarak yetiştirdiği erkeğin bir başka kadına (ki bu en çok da karısı ve kızı olur) iyi davranmasını ise deli gibi kıskanmış. Bunu önlemenin tek yolu olarak da erkek çocuğunu “tam bir kadın düşmanı” olarak yetiştirmekte bulmuş. Kadınlar değersizdir ama ana kutsaldır.
Ne yaman çelişki….
Bekara avrat boşamak kolaydır derler, bana da atıp tutmak belki. Ama sonuçta ben gelinini kıskanan kaynanayı anlayamam, torununu kıskanan babaanneyi de. Kız çocuğunun hor görüldüğü Arap cahiliye devri Peygamber Efendimiz ile kapanmış olması lazımken, Müslüman kimliğindeki toplumların kız çocuklarına bu kadar alt sınıf mahluk muamele yapmasını hoş görecek kadar gözlerim kapalı değil. Gelini hakkında konuşan her kaynanaya söyleyecek lafım da şu: “Ne yani oğlunu sen mi koynuna alıp yatıracaksın ömür boyu.”
Ağır mı, evet… Ama gerekli. Birilerinin artık bunları söylemesi lazım. Hoş ben de bir erkek anası, Allah nasip ederse bir kaynana adayıyım. Bakalım devran ne gösterecek, nasıl bir kaynana olacağım? Ama ben şunu bilir şunu söylerim. Kızını seviyorsan gelinini de seveceksin o da ana baba kuzusu. Eşini seviyorsan onu doğuran kadını da seveceksin.
Kalpler büyüklerden küçüklere akar. Büyük büyüklüğünü bilir, sevgisini saygısını hesapsızca çıkarsızca verirse, küçük kalpler daha temiz, daha tecrübesiz verdiğin o sevgiyle şefkatle dolar.
Sanırım teyzeye bu kadar sinirlenmemin ardında son zamanlarda toplumda asimile edilmeye, geri plana atılmaya çalışılan ve bunu bir politika olarak izleyen insanların söylemleri aynı zamanda. Erkeğin alabildiğine özgürce yaşadığı –din-örf-adet-gelenek-mantık kadına farklı işletiliyordu.
Babamın güzel bir lafı vardır “Bunlar Allaha dini öğretmeye kalkıyorlar.” der. Bu söz derin bir söz. O kurban olduğum Allah ki erkeğe günah kıldığını kadına, erkeğe haram kıldığını kadına, erkeğe yap dediğini kadına yap demiş, O üstünlük takvayladır demiş, bana kul hakkıyla gelmeyin demiş. Ama sanki Yüce Yaradan böyle dememiş de, kadına şu bu haram, bu yasak, bu günah demiş be mübarekler Allah insanı insan olarak ele almış. Kadına ayrı erkeğe ayrı din indirmemiş. Ama ataerkil toplumların bu kadar eşitlikçi bir dini hazmetmesi kolay değil, ona biraz ayar çekmişler. Dinin içine örfler, ananeler, değer yargıları, çıkarlar, keyfe kederler sokulmuş.
Yüce Peygamberimiz “Kadın evin işini yapmak, çocuğunu emzirmek zorunda bile değildir yaparsa bu onun ikramıdır.” diye buyurduğu halde, yemeğin tuzu fazla kaçtı diye kadına dayak atılması hak görülmüş.
Yani konu uzun, uzatmayayım bunun üzerine kitaplar yazılır ki yazılmıştır yazılacaktır da, şöyle bir ucundan kıyısından bir bam teline dokunayım dedim. Belki birkaçımızın kulağına, gönlüne, vicdanına şöyle bir teğet geçmişimdir umuduyla… Kız kısmısının da insan sayılacağı günlerin özlemi, umudu ve hayaliyle…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com