Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

Kelepçeli Beyinler Ve Ehl-İ Bid’at


Müslüm Azizoğlu
7 Şubat 2016 Pazar 13:55

Halkı Müslüman olan Ülkelerde Cahili eğitimlerin sihirli huraflerle İnsanların Kalplerine,beyinlerine, ruhlarına ve akıllarına musallat olan ve onları “Robotlaştıran” bir çok mikrop vardır.İnsanların Allah a kul, Peygambere Ümmet olmasını engelleyerek onları “Militanlaştırmak” için kullanılan bu mikropların, genç nesiller üzerinde çok büyük etkilere sebep olduğu ve bu genç nesillerin dünya ve ahiretlerinin telef olmasında büyük oranda “Rol” aldığı ortadadır. Hatta bir çok Mü’minlerin birbirleriyle olan beşeri münasbetlerinde ve sosyal ilişkilerinde bile bu Mikropların etkisini görüyoruz.Bu kuduz ve öldürücü Mikroplardan bir tanesi hiçşüphesiz “Made-in Avrupa” damgasını taşıyor. Ve Müslüman Kitleleri kaşıyor. Bu Mikrobik damga, Aydınlar(!) arasında itibarlı ve şerefli bir yere sahip… Bu çağdaş Felsefi mikrop; 1789 Fransız devriminden sonra ortaya çıkmış “Obscurantism” yanı Gericilik,yanı İrtica diye adlandırılmıştı. Beyinleri tahrib eden ve Gayri İslami ve insani eylemlere yön veren bu İsim bize oldukça yabancı,ancak Mahiyeti asırlarca İslam Topraklarını Yangın yerine, kan gölüne çevirdi. Tanzimattan,Meşrutiyete,Meşrutiyetten günümüze kadar değişik Maskeli Haydutlar ve Sloganlarla karşımıza çıkmış, “kan içen vampir” gibi kitleleri etkisi altına aliyor. Bu kuduz mikrobu gibi Felsefi Mikrop; düşünen beyinleri tahrib ediyor,kitlelerin zihinlerine ambargo koyuyor,İslami ve İnsani tüm değerleri kundaklıyor. Osmanlı da bu Felaketi gören Basiretli ve Ferasetli Müslümanlar Bu Mikroba “cehalet taraftarları” adını vermişlerdi. Ancak Bu amansız düşmana karşı bütün direnişler boşuna… Çünkü çağdışı olan bu çağdaş Felsefi Mikrop, doğulu Müttefiki olan “ Ehl-i Bid’at” ile izdivaç etmiş, “söyletmen, vurun ha” Sihirli hurafe Sloganı ile bütün islam Coğrafyasını hala kana buluyor. Beyinleri ve kalpleri bu Mikrop ile Sansürlenmiş olan kitlelerin kimisi “DİN” adına bu Vahşiliği yapıyor, DAEŞ terör örgütü gibi. kimisi ise”DİL” İdeolojisi adına bunu yapıyor,HDPKK ve PYD gibi. Dikkat edilirse her ikisi de, Emperyalist Müstekbirler ordusunun emrindedirler. Birisi “ Bel’am” kesilmiş, Allah adına İnsanları aldatmakla,İnsanların dünya ve ahiretini sömürmekle meşgul, diğeri ise “TAĞUT” adına… Kitlelerin beyinlerini “Sansürleyerek” kitlelere Öldürücü darbeler indiren her ikisini de tanımak ve bilmek çok ta kolay değil, ve herkesin hakkı ve haddıda değil. Çünkü “Halk/kitleler sürüdür,onları güdecek çoban lazımdır”sihirli hurafeyi dillerinden düşürmüyorlar. Halk ise;Emperyalist,Müstekbirler ordusunun dışında kalan herkestir. Bu kuduz mikrobu; emri altına aldığı azat olunmaz köleler ve zorba Örgütler vasıtası ile İslam Coğrafyasında “Siyasi Şuur”un gelişmesi engellenmiştir.Bu zorba anlayış ve işleyiş sonucunda; İslam topraklarının bir kısmı Komünistler tarafından işgal edilerek talan edilirken, diğer tarafta da Kapitalistlerin gizli sömürü hortumları Müslüman Kitleleri iliklerine kadar soyarak emmiştir. Sosyalizm’i “İşçilerin hakimiyeti”, Kapitalizm i de “Burjuvazi’nin Şirin çiftliği olarak Lanse eden bu mikrobik hastalık; iktisadi ve ekonomik dengeleri alt-üst ettikleri halde her şeye rağmen Ekonomi üzerinde Gevezeliği de ahlaki bir ilke haline getirmiştir.

Gerçekten de “çağdaş uygarlık” adı altında yapılan ve tapılan Batı Hayranlığı büyük bir hastalık halin egelmiştir.Batı denilen “kravatlı yamyamların” Meçhul ve kaypak mefhumları ve Sihirli hurafleri düşünen ve idrak eden beyinleri darmadağın etmiştir.Beyinleri Sansürlemiştir. Batı hayranlığını hastalık haline getiren Aydınlar(!) Aklın ve hayalin sınırları içerisinde uydurdukları sihirli huraflerin Köleleri haline gelmiş.Hatta Cemil Meriç’in deyimiyle; “Aydınlarımız(!),Batının ve Batılın her hastalığını ithale memur bir Anonim şirket” haline gelmişlerdir. Kalpleri ve zihinleri Kur’andan uzaklaşmış ve İslam ile ilişkileri sonderece zayıflamış durumda. Beyinlerini Kelepçeleyen İdeolojiler ; birer Vahiy sistemi gibi işlem görme arzusundadırlar.

“Made-in Avrupa” Nam-ı diğer “çağdaş uygarlık” Mikrobik hastalığa yakalanan JönTürklerden Abdullah Cevdet; Avrupanın Gelişen Mimsiz Medeneiyeti için Cezayir’in İşgalı sırıasında Şöyle diyordu: “Medeniyeti Hazıra bir seyli huruşandır. Önüne çıkan her engeli darmadağın eder.Ona teslim olmaktan başka yol yoktur”. İşte Jön Türklerin ve ittihat Teraki Eşkiyalarının İhanet belgesi…

Bunlara karşılık;Kelam ilminde Müctehid olarak kabul edilen Osmanlı’nın son Şeyhul İslamı Mustafa Sabri Efendi ise Mimsiz medeniyet için Şöyle diyordu: “ Müslümanların İnkirazını(hastalığını)Şiddetlendiren ve onları yakalandıkları hastalıkların en sonuncusu “madde-in Avrupa” demek, nam-ı diğer “Batı’yı taklit” hastalığı… Bu hastalık kötülük ve hasarda Frengiden daha şiddetli… İşin Garip tarafı Tedavi için gayret sarfedenlere de bulaştı.”

Halbu ki, 1500 yılana kadar Klisenin dayatması ve baskısı altında ve Engizisyon mantığı ile yönetilen Batı İnsanı; “Din de Reform” çığlıklarıyla Hürriyetlerini istemişlerdi. Geleneksel Dini iktidarı temsil eden Katolik mezhebi; Yaptığı zorbalıklarla değişik sosyal ve siyasal sınıfların taarruzuna uğramış,Kitle partileri Protestanlık ve Calvinizm’den kaynaklanan ideolojilerle teşkilatlanarak beslenmişlerdir. Dikkat edilirse Batıda “Hür Düşünce” tabiri ; Vahyiden tevali eden Tevhidi inkar etmek manasınadır. Bütün İDEOLOJİLER “Hür Düşünceden” yana olduklarına göre, meselenin mahiyeti kolayca kavranır. Engizisyon anlayış ve işleyişi ile insanları diri diri ateşe atan Katolik Mezhebi; Çemberi daraltılan etki alanını genişletmek amacı ile “Haçlı Seferlerini” düzenliyordu. Tıpkı Şimdi Terör örgütlerinin Yaptığı ve İşledikleri Çukur ve hendek vahşeti gibi…

Bütün bu Hastalıklardan kurtulmanın Çaresi Vahiy düzenine dönmek,Allah ın indirdiği Ahkama teslim olmaktır. Tek çare ve Çözüm Ümmet, İmamet ve Bey’attadır. Buyrun hep birlikte; Kahrolsun İdeolojiler, Yaşasın Kur’an Nizamı, diyelim.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com