Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ

KADINLAR VE MAKYAJ


Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
11 Ekim 2013 Cuma 16:47


Bir kardeşimiz soruyor: “Hocam, kadınların süslenip makyaj yapmaları ve koku sürünüp dışarı çıkmalarının dindeki hükmü nedir?”
Doğrusu kadınların makyajı ile ilgili mesele umumu’l-Belva (sakınılması çok güç olan yaygın bir bela) niteliğinde bir mesele haline gelmiştir. Elbette ki, kadınların süslenmeye ve güzel kokular sürünmeye hakları vardır. Çünkü güzel olanı sevme ve güzel görünmeye çalışma duygusu insanın fıtratında, yaratılış hamurunda bulunan doğal bir durumdur. İslâm ise fıtrat dinidir. Bu itibarla dinimizin, fıtratta bulunan duyguları yasaklaması ve köreltmesi değil, fıtrata uygun biçimde düzenleme yapması beklenir. Öyleyse süslenmenin fıtrata uygun olanı mubahtır. Süslemenin kadın fıtratını değiştiren ve bozan ya da kadını insanî ve ahlakî gayesinden uzaklaştıranı kısmı ise anormal olup yasaklanmıştır.
Bilindiği gibi, Allah'tan başka her şey çifttir. Çiftler ise bir bütünün yarım parçaları demektir. Çiftler bir araya gelince bütünü oluştururlar. Kadın ile erkek nikâh yoluyla bir araya gelince birbirlerini tamamlarlar. Kur’an’da da ifadesini bulduğu gibi çiftler huzur ve sükûn bulurlar. İste normal ölçüleriyle yapılan süslenme ve kokulanma, bu bütünün tutmasını sağlayan ara yapıştırıcılardandır ve tabiî ölçülerinde kaldığı sürece helaldir.  Eğer kadın bu süs ve makyajlarını başka insanlara göstermek için yapıyor ve bu konuda çaba sarf ediyorsa bu kesinlikle haramdır. Çünkü kadın süsünü yabancılara göstermemekle emrolunmustur. (Nûr 24/31.) Öyleyse kadının süsleneceği yer bellidir; o da evidir. Hatta kadının tabii güzelliklerini koruması, pasaklı olmaması onun fıtri ve şerî görevleri arasında yer alır. Onun bu vazifesi, kocasını haramdan koruyabilmesi için de gereklidir.
Konuyu biraz daha açmaya çalışalım: Kadını süslenmeye iten iki ana sebep vardır: Birincisi, Kadının yaratılışında olan süslenme tutkusudur. İkincisi ise, kendisi dışında onu süslenmeye zorlayan güçlerdir. Kadınlar bakmaktan çok bakılmayı seven edilgen varlıklar oldukları için, onların büyük bir ekseriyeti cicili bicili giyinmeyi, süslenip ortalıkta dolaşmayı sever. Bu yüzden kadınların süslenmesine engel olmak, onlara vücutlarının ihtiyacı olan bir gıdayı verememeye benzer. O halde biz kadınlarımıza süslenmenin değil, süsünü yabancılara göstermesinin anlamsızlığını ve zararlarını öğretmek zorundayız.
Her baba kızına ve her erkek eşine bunları anlatmalıdır. Hatta başkaları için süslemenin marazî ve psikolojik bir yetersizlik olduğunu anlatmak gerekir. Makyaj yapmaya meraklı olan kadının kocası da süslenmesini istiyorsa ne âlâ; ama kocası makyaj yapmasından hiçbir zevk almıyorsa, aksine eşini tabii haliyle görmek istiyorsa, eşinin süslenmesine engel olamaz. Kocası onun süslenmesine engel olmak değil, yabancılara göstermemesini sağlamakla yetinmelidir. Unutmamalıdır ki, Allah kadınlara hitaben: "Süslerini göstermesinler... Gizlediklerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar... Kalplerinde hastalık olanların hastalığın depreştirmemek için seslerini kadınsı kadınsı inceltmesinler... Cahiliyyet dönemi kadınları gibi, süslü-püslü, kırıla döküle gezmesinler...” buyurur. (Ahzâb, 33/32) Bu âyetler bir yönüyle, kadının tabiî olarak zaten süslenmiş olduğunu anlatır.  Peygamberimiz (s) de, "Erkeklerin göreceği şekilde süslenerek ve koku sürünerek çıkan kadının, evine dönünceye kadar Allah'ın gazabı altında olduğunu" haber verir.
Kadının makyaj yapması kendi arzusundan değil de, bir dış isteğe dayanıyorsa, bu da helâl, ya da haram olabilir. Süslenmesini kocasından başka birisi istiyorsa bu anlamsızdır ve haramdır. Eğer kocası meşru çerçeve içerisinde süslenmesini istiyorsa bu, helâl olması bir yana, aynı zamanda bir görev ve zorunluluktur. Hatta denilebilir ki, kocanın, karısının süslenmesini istemesi, iyi bir davranıştır.  Kadının da bunu fırsat bilmesi ve kocasının gözüne girmesi gerekir. Denilebilir ki, kadın süslenmeyi iyi duygularla yapması halinde kendisine ibadet sevabı kazandıracaktır.
Sonuç olarak, namahreme göstermemek şartıyla süslenmenin günahı değil sevabı vardır. Çünkü kadının görevlerinden biri de kocası için süslenmektir. Ancak önemli bir mesele vardır: Islâm’da "Gaye, vasıtayı meşru kılmaz" şeklinde bir kural vardır. Yani varmak istediğimiz meşru bir hedefe, hangi yolla olursa olsun değil, yine meşru bir yolla varmak zorundayız. Kadın için süslenme eğer meşru ise, bunu hem meşru araçlarla, hem meşru biçimde yapacak, hem de meşru şekilde kullanacaktır. Süslenmeyi kocası için yapacaksa ve kullanacağı kozmetik ilaçlarda haram madde katkısı yoksa bu süslenme şekli mubah hatta kocasının gönlünü yaptığı için sevaptır. Ama makyaj ve süslenmeyi başkaları adına yaparsa bu yanlış bir hareket olacaktır ve caiz değildir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com