Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

İsyan Hukuku


Emin YAPRAK
11 Eylül 2015 Cuma 19:49

Hukuk olarak isyan ve onun karşılığı olarak vatan hainliği kavramları, bütün hukuk sistemlerinde mevcuttur. Genellikle bütün hukuklarda, bu siyasi suç olarak kendini gösterir. Devletlerin veya düzenlerin değişmesiyle dünün bir numaralı vatan haini ülkeye bir numaralı kahraman ve kurtarıcı olarak dönmüştür. Kendini algılama, kendi dışındakilerinin rahatlığını hep düşünen, yapısal değişimleri algılayarak yok etme endişesi ile hareket eden kesimler kendilerine ait olan rahatlıktan toplumun ve bütün bireylerin faydalanmasını istemekteler.

İsyana kalkışan bireyler, toplumdan çok kendi fikirlerini ve çıkarlarını düşünerek etrafa zarar vermeye, yapısal reformlardan çok kendi dışlarındaki insanlara zarar vermeye yeltenirler. Elde etmeye çalıştıkları amaçlara ulaşmak için her şeyi yapmaya ve kendilerine bile zarar vermeyi mübah sayan bir anlayış ile hareket etmeye çalışmaktalar.
Yapısal değişiklikler, anlaşmazlıklar, kendi anlayışlarını tetiklemeler, her şeyi yakıp yıkmalar, insana ve mala zarar vermeyi erdem sayan bir anlayıştan çok, yok eden, bir anlayışı sergilemeye çalışmaktalar. Hak ve hukuk anlayışını dışlamış, ileriye dönük yapısal anlayışlardan soyutlanmış bir hareket kabiliyeti sergilemeye çalışmaktalar.
Önlerinde ve amaçlarında belirli olan bir durum yoktur. Onlar sadece slogan atmaya ve sokağa dökülmelerinin gerekçesinden bir şey düşünmeden, yakıp, yıkmaya ve zarar vermeye yeltenme cüretinden başka amaçları olmaz. Var olma bilincinden çok yok etmeye dönük hep amaçları olagelmiştir.
Yola çıkarken bir amaçları olmaktan çok onları sokağa çıkaran kişilerin beklentileri vardır. O da etkili olduklarını gösterip, ulaşmaya çalıştıkları alanda ellerini güçlendirme pozisyonundan başka bir durumları yoktur. Orada insanların zarar görmesi, malların telef olması, çoluk, çocuk ve masumların etkilenmeleri önemli değildir. Önemli olan bir insanlık anlayışları yoktur. Onlar sadece kendi davalarında, başarılı olmaya çalışmaktalar. Daha doğrusu kaos çıkararak, isyan hukukunu meşrulaştırmaktalar ve kendi dışlarındaki insanlara hayat hakkı tanımama üzerinde adeta çalışmaktalar. Yok etme üzere kurulan yapı ile benliklerini yitirirken, hep birilerine zarar vermeyi amaçlamaktalar. Tabii bunu yaparken de onlarında hep dışlanmış olmaları, kendilerini kaybetmeleri, başkalarının da onlara hayat hakkı tanımamasından kaynaklanmaktadır. İkinci vatandaş olarak yaşamakta olanların ellerine biraz güç geçtiğinde yok edici pozisyonunu en sert bir şekilde ele alarak, orman kanunu uygulamaktadırlar.
İsyanın dili, var olanı kabul etmemek, kendinden başkasını kabul etmemek, yok etmek üzere kurulu bir yapılanmadır. Dışlandığı sürece başkalarını dışlamaya dönük çalışmalar icra etmek en temel sorunu olarak gözükmektedir. Hatta yok etmeye, tahrip etmeye dönük öncelikli olarak çalışmak birinci vazifesidir. Kontrolsüz yapılan sokak eylemleri, kendisi dışındaki hiçbir kesimi memnun etmemektedir. Kurulu düzeni bozmak, insanların memnun olmadığı, asayişin ve kamu düzeninin sağlanmaması hususundaki isteklerin hiçbiri masumane bir eylem, gösteri ve hak arama mücadelesi olarak nitelendiremez. Hak arama mücadelesi, başkalarının haklarının bilincinde olarak sınırlı bir eylemi ve mücadeleyi tetikler. Sınırsız eylem ve mücadeleler, sonu alınamayan düzensizliklerin oluşmasını sağlar.
İslam adına hak arama şeklinde yapılan anarşik eylemler ve İslam adına hareket ettiğini söyleyen çeteler, hiçbir zaman dini bir istekle yola çıkmamışlardır. Onların yapılanmalarına ve durumlarına bakıldığında kendileri dışında hiçbir oluşumu dini saymazlar, sadece kendilerini hak yolda görürler.
Hatta dini bir istekleri de olmamış, insanlara yardım etme anlayışı ve mevcut düzenin isteklerine göre kendilerini dizayn etme, anlaşılmaz bir bilgisiz dini durum ortaya koymaya esas almaktadır. Onlar sadece örgütlenmelerine dönük çalışmalar yaparak kendilerini en iyi duruma getirme, gittikleri yerlerin maddi ve siyasi güçlerini kendi çıkarları doğrultusunda harekete getirebilecek yapılanmalara dönük çalışmalar yapmaktadır. Kendilerine dönük eleştirileri kabul etmeyip, kendi dışlarındaki güçlü yapılanmaları bile yok etmeye dönük çalışmalar hep yapmışlar ve yapmaya devam etmişlerdir.
İsyan, kurulu olan düzenin yönetim anlayışından, yapılanmasından, hukuki durumundan, yapılan yanlışlıklardan, hukuki düzenlemelerin uygulanmasından ve daha başka durumlardan kaynaklanan herhangi bir sebepten başlamış olan yönetime aykırı davranışa, eleştiriye denir. Her alanda bu tür bir yapılanma olabilir. Hatta demokratik ve hukuki olarak başlamış olan bir tepkinin daha sonra anarşiye, teröre ulaşması, silahlı eyleme dönmesi bile görülmektedir. Düşman olarak algılanıp, hapis cezası alan bu tür isyancıların devlet başkanı olarak seçildikleri bile görülmektedir.
Gençleri yanına alıp çeteleştiği, çocukları kandırdığı, mazlumları yanına aldığı gibi söylentilerle eleştirilen çok lider sonraları kabul gören, takdir edilen bir lider olmuştur. Ayrılıkçı, bölücü olarak değerlendirilen oluşumlarda bu tür değerlendirmeler hep olagelmiştir. Ama o değerlendirmeleri yapanlar, yaptıklarıyla hep kalmışlardır.
İsyankar olarak nitelendirilen bu insanların, arkalarında insanları yaralayıcı durumlar bırakmamaları en tutarlı davranış olurdu. Hz.Musa’nın Firavun’a karşı mücadelesinde arkasında kara bir yazgı ve davranış bırakmamıştır. Hz.Muhammed, hep güvenilir olarak kabul edilmiş, inanmayanlar bile değerli eşyalarını ona emanet etmişlerdir.
Çocukları öldüren, kadınlara zarar veren, malları telef eden veya gasp edip kaçıranlar, arkalarında sağlam bir duruş bırakmamış ve kendi dışındakilerinin mallarını, canlarını ve namuslarına zarar verdikleri ölçüde yanlış tutum ve davranışları ile lanetleneceklerdir. Biz hakkımızı savunuyorduk anlayışı ile başkalarına zarar vermeyi davalarını üstün tutma açısından bir mazeret olamaz.
Bunun içindir ki İslami alanda makul olan başkaldırıya kıyam olarak isim verilmiş ve bütün peygamberlerin kurulu düzenlere karşı başkaldırıları bu şekilde isimlendirilerek, meşrulaştırılmış ve hatta teşvik edilmiştir. Diğer ayaklanmalara da hırabe veya isyan olarak isimlendirilerek kötü görülmüş ve yerilmiştir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com