Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Mehmet OYMAK

İstiklal Marşı'nın TBMM’de Kabulü (1)


Mehmet OYMAK
15 Aralık 2014 Pazartesi 09:27

12 MART 1921

 

                           MİLLİ MÜCADELE- İSTİKLAL SAVAŞI:

                Osmanlı imparatorluğu'nun toprakları savaş alanına dönmüş; maddi manevi, büyük acılar yaşanıyordu.

                Anadolu'da ise kurtuluş ateşi yakılıyor, her bölge ve şehirde bir ölüm-kalım savaşı veriliyordu.

                Bir millet topyekun ayakta idi. Kadın-erkek, çoluk-çocuk, yaşlı-genç; 7 den 70'e herkes bu savaşa katılıyordu. cephelerde, cephe gerisinde ve TBMM'de bütün gücünü ve varlığını ortaya koyuyor; her imkan ve yolu kullanıyordu.

                İşte bu dönemde bir İstiklal marşının ihtiyaç ve gerekli olduğu fikri de gündeme gelmişti.

Neden İstiklal marşı?

                                      İSTİKLAL MARŞI'NA DUYULAN İHTİYAÇ:

            Bunu en güzel Eşref Edip dile getirmiştir: "bu mukaddes mücedelenin büyüklüğünü, kudsi heyecanını terennüm edecek, onu gelecek asırlara nakşedecek zaman gelmiştir."

                Dönemim maarif vekili Hamdullah Suphi Bey de şöyle der: " İstiklal savaşında duyulan heyecanı, bir sanatkârın kelimeler haline sokması, yalnız sonraki nesiller için değil, İstiklal savaşı devresinde yaşayanlar için de kuvvet kaynağı olacaktır."

                Feridun Kandemir ise: Ankara'ya resmen gelen yabancı devletler sefaret heyetleri karşılanırken; kendi marşları çalınıyor, fakat biz milli marş diye çalacak birşey bulamadığımızdan müşkül vaziyete düşüyorduk,demeki  TBMM-Milletvekilleri, Ordu ve diğer kişi ve kurumlar da bu kanaatte olunca; bu görev maarif vekaletine verildi.

                               MAARİF VEKALETİ ÇALIŞMA BAŞLATIYOR:

                İlk çalışmalar ilk maarif vekili Rıza Nur zamanında başlatılır. Ama asıl çalışma ikinci maarif vekili hamdullah Suphi döneminde yapılır ve neticelendirirlir.

                Öncelikle bir yarışma açılması kararı alınır. Şartları çeşitli yollarla duyurulur, mesela 7 Kasım 1920 Hakimiyeti Milliye gazetesindeki ilan şöyledir. Türk Şairlerinin nazarı dikkatine/Maarif Vekaletinden, diye başlar.Eserlerin 20 Aralık 1920 tarihine kadar gönderilmesi istenir.(Sürenin uzatıldığıda idda edilir)

                Yarışmaya 724 Şiir gönderilmiştir. Bunların içinden 6 tanesi seçilmiş, geriye kalanlar, tercihe değer görülmemiştir.

                Bu 6 Şiir elimizde mevcuttur. Ama malesef hiç birisi gayeye uygun ve güçlü şiir değildir.

                Büyük bir medeniyetin varislerinin verdiği bu çetin savaşı ve sonunda ulaşacakları zaferi anlatmaktan uzaktırlar. Genel kanaat bu yöndedir. böyle olunca da yeni arayışlara girilmiştir.

                               YENİ ARAYIŞLAR VE MEHMET AKİF:

                Gerek 724 Şiir ve gerekse seçilen 6 Şiir tatmin edici değildir. Ancak dikkat çekici olan Mehmet akif bu yarışmaya katılmamıştır.

                Özellikle  "Umur Maarif Vekili"  Hamdullah Suphi Bey ve büyük bir çoğunluk Mehmet Akif'in şiir göndermemesini kabul edemez.

                Mehmet Akif, milletvekilidir. İstiklal Harbini, Milli mücedeleyi çok iyi bilmektedir. Birebir  içindedir. Şairliği dört bir yanda bilinmekte ve hürmet görmektedir.

araştırma sonunda sebep anlaşılır. Marş için 500 lira gibi önemli bir para ödül olarak verilecektir.

                Akifin seciyesi, İstiklal Marşını para için yazma durumunda kalmayı elbette kabul edemez, etmez.

                bunun üzerine Mehmet Akifle görüşmeler yapılır. İstiklal Marşını yazması için ricalar edilir. Gerekirse ödülden vazgeçilecektir. Onun yazması konusunda ısrarcı olan Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey .............................

 

                               MİLLİ EĞİTİM BAKANI'NIN MEHMET AKİFE MEKTUBU

            Umur-ı Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi, Mehmet Akif'e şu ifadelerle müracaat ederek İstiklal Marşını yazmasını rica eder:

            "Pek Aziz ve Muhterem Efendim; İstiklal Marşı için açılan müsabakaya iştirak bulunmamalarındaki sebebin izalesi için pek çok tedbirler vardır.

            Zat-ı alilerinin matlub şiiri vucuda getirmeleri, maksadın husulu için, son çare olarak kalmıştır. Endişenizin icab ettiği ne varsa hepsini yaparız.

            Memleketi bu müessir telkin ve tehheyyuc vasıtasından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbetlerimi arz ve tekrar eylerim efendim." 5 Şubat 1337 (1921)

                                                                                          Umar-ı Maarif Vekili

                                                                                             Hamdullah Suphi

 DEVAMI GELECEK....


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com