Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

İslam Dininde Komşuluk Hakları Önemi Ve Mahiyeti


22 Nisan 2012 Pazar 18:46
Yaratıcımız, yaşatıcımız, Rezzakul âlemin ve Rabbül âlemin olan yüce Allah’ ın biz mü’min kullarına kesin ve evrensel bir emri de KOMŞULUK haklarına riayet etmektir. Zira cemeyit bünyesinde içtimai hayatın müspet ve menfi yönleri ilk olarak komşular arası ilişki ve münasebetlerde yansıyacağı için İslam dini komşularımızın hakkımızdaki kanaatlerini Müslümanlığımızın değer ölçüsü olarak kabul etmiştir. Ancak günümüzde İslami eğitimin büyük oranda zaafa uğraması sonucu komşuluk hak ve hukuku adeta unutulmuştur.
 
Hal bu ki yüce rabbimiz ana hayat yasamız olan Kur’an-ı Kerimde komşulukla ilgili ve alakalı olarak şöyle buyuruyor.”Allah a ibadet edin. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anneye, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ elinizin malik olduğu(hizmetçilere)kimselere iyilik edin. Allah kendisini beğenen ve daima böbürlenen kimseleri sevmez.”En Nisa A.36.
Dikkat edilirse bu ayeti Kerimede; gerek yakın ve gerekse uzak komşuya iyilik edilmesi emredilmiştir. İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu; bir kimsenin komşusu her yönden kırk hanedir, derken bir kısım ulema ise Ezan okunduğu zaman O ezanı duyabilen herkes birbirinin komşusudur, demişlerdir.
İslam dini Komşuya eziyet etmeyi ve ona sıkıntı vermeyi kesinlikle yasaklamış ve haram kılmıştır. Nitekim hayat mektebimizin muallimi Tek Önder Peygamber(sav)in;”Allah a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin. Ve Komşusu şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.” Hadisi-i şerifleri komşuluk hak ve hukukunun ne kadar hassas olduğunu ortaya koymaktadır.
Peygamber efendimize bir Sahabi gelip, Ya Resulellah Bana yapabileceğim öyle bir iş öğretiniz ki ben onu yaptığımda cennete gireyim.
Hz peygamber efendimiz de; İyi bir insan ol. Diye emir buyurdu.
O Sahabi Ya Resulellah ben iyi bir insan olduğumu nasıl bileyim.
Peygamber efendimiz de(mesken, meslek ve ticaret) komşularına sor. Senin iyi olduğunu söylüyorlarsa iyisin, kötü olduğunu söylüyorlarsa sen KÖTÜ sün.
Yine bir gün peygamber efendimizin huzurunda sahabe-i kiram bir Kadının çokça namaz kıldığını, her gün oruç tuttuğunu ve bunun yanında pek çok sadaka verdiğini ancak gerek hal ve hareketleriyle ve gerekse diliyle komşularına hakaret ettiğini söylerler. Bunun üzerine peygamber efendimiz(SAV) de; O kadında hayır yoktur ve O kadın CEHENNEM liktir. Diye buyurmuştur.
HZ.Muaz b.Cebel den rivayet edildiğine göre, Resul-i Ekrem (sav) e Komşunun hakkı nedir? diye bir sual sorulmuş,efendimiz sav de cevaben; “senden ödünç isterse yardım etmen,hastalanırsa ziyeret etmen,ölürse cenazesiyle meşgul olman,bir hayırla sevinirse beraber sevinip tebrik etmen,bir musibete uğrarsa onunla beraber üzülüp teselli etmen,Tencerede pişen ile ona eziyet etmemen veya ona da bir miktar vermen,Onun izni ve müsadesi olmadan üstün görünmen veya RÜZGARINI KESMEN İÇİN BİNANI ONDAN İZİNSİZ YÜKSELTMEZSİN….”
Yine peygamber efendimiz(sav)ın hadis-i şeriflerine devam edelim. “Allah a yemin ederim ki …(sözleri, davranışları ve işleriyle) zararlar vermeyeceği hususunda komşusunun kendisine güven duymadığı kişi gerçekten iman etmemiştir.”
Peki, bu ayeti Kerime ve Hadis-i şerifleri dikkate aldığımız zaman Müslüman’ım diyen kaç komşu birbirlerinden emniyet ve güvendedir? Burada, şurada, cadde ve sokakta, köyde ve kasabada, şehirde çarşıda ve mahallede komşusuna eziyet eden, sıkıntı veren kişi ve kişiler acaba niçin milyarlar döküp Mekke ve Medine’ye gider? Güya peygamber efendimizi ziyaret eder de ondan şefaat diler ve O na konuk ve Komşu olmayı ister. Ey ben Müslüman ım diyen kişi ve kişiler! Şu hakikati iyi bilin ki Peygamber Medinede değil senin yanındadır. Senin içindedir. Yeter ki sen peygamberin ahlakını al, hayatına tatbik et, komşularınla islamın emrine göre yaşa Mekke ye ve MEDİNEYE GİTMESEN de olur. Zira senin Medinen senin afakî ve enfüsi yaşayışındadır. Peygambere ümmet olmak istiyorsan Mekke ye gitmeden Allah a kul, medineye gitmeden de Hz. Resul-i Ekrem efendimize ümmet olabilirsin. Çünkü Hz. Resul-i Ekrem (SAV) Veda haccın da 120 bin Sahabe-i Kirama; Ey Ashabım !”Ben bu yıldan sonra bel ki aranızda olmayacağım,ancak ben aranızda olmasam da geride size iki şey bırakıyorum,bunlara sım sıkı sarıldığınız müddetçe yolunuzu sapıtmaz ve delalete düşmezsiniz.Bunlar; Allah ın Kitabı Kur’anı Kerim ve benim SÜNNETİM dır.”  Demek ki efendimiz sav dememiş her sene hacca gelin kabe-i Muazzamayı ziyaret edin,Medineye gelerek benim kabrimi ziyaret edin, demiş ki nerede olursanız olun yeter k i siz Allah ın Kitabı kur ana ve sünnetime sarılın O zaman sanki benimle beraber olmuş olursunuz.İşin hikmet ve ehemmiyeti Mekke ve Medine değil.Yaşadığın mekanı Mekke ve Medine’ye çevirmektir.Yeter ki KOMŞU HAK VE HUKUNU GÖZET. SOSYAL İLİŞKİLERİNDE VE BEŞERİ MÜNASEBETLERİNDE KOMŞU HAKLARINA RİAYET ET. Yoksa Uzun sarık sarmakla, Takke takmakla, cübbe giymekle, sakal bırakmakla, hacı ve hoca geçinmekle Allah a kul, peygambere ümmet olunmuyor. Komşuluk haklarının en asgarisi; birbirlerine faydaları olmuyorsa bari birbirlerine zararları da olmamasıdır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com