Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Müslüm Azizoğlu

İdam Mı Yoksa Kısas Mı ?


Müslüm Azizoğlu
19 Şubat 2015 Perşembe 12:52

Kâinatın Halikı, yaratıcısı, yaşatıcısı Yüce Allah tır. Allah mutlak manada egemenlik ve hâkimiyet hakkını kendisinde görerek İnsanı kendine halife olarak yaratmıştır. İnsanların hem dünya ve hem de ahiret saadetine kavuşmaları, huzur ve güven içinde yaşamaları için de İnsanlar içerisinden Peygamberler seçmiş ve O peygamberlere de İnsanları sevk ve idare etmeleri için kitaplar vermiştir. İnsanlar Allah u Teâlâ’nın emir ve yasaklarına göre hayatı tanzim ederlerse, İslam şeraitine göre bir OTORİTE tesis ederlerse kendi menfaatlerinedir. Yapmazlarsa da kendi aleyhlerinedir.

Allah ın emirlerinden bir tanesi de hiç şüphesiz KISAS tır. Can emniyetinin, can güvenliğinin sağlanması, Allah ın Kısas emrine bağlıdır. Nitekim Yüce Rabbimiz; “ Ey İman edenler! Maktuller ( öldürülenler) hakkında size kısas farz kılındı. “Hüre hür, dişiye dişi, köleye köle kısas edilir” (Bakara, 178)

Fakat kimin (hangi katilin) lehinde, maktulün kardeşi(velisi) tarafından cüz’i bir şey affolunursa (kısas düşer). Artık örfe uymak, ona (maktulün velisine) güzellikle ödemek lazımdır. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve esirgemedir. O halde kim bu (af ve edadan sonra) tecavüzde bulunursa onun için pek acıklı bir azap vardır.

Ey akıl sahipleri !.. Kısasta sizin için umumi bir hayat vardır. Ta ki adam öldürmekten sakınasınız.” Bakara S. Ayet 178–179. Hükmünü beyan buyurmuştur.

Kısas; Yüce Allah ın muhkem bir emridir. Hükmü Kitap, Sünnet ve İcma-i Ümmetle sabittir. Ben Müslümanım diyenler ve Müslümanların İRADE beyanına dayanan İdareler, Otoriteler Allah ın kısas emrine uymak ve onu uygulamak zorundadırlar. Bu emre uymak keyfi bir tarz değil, mecburi bir FARZDIR.

Kısas yapılan bir fiilin aynısının Faile icra edilmesidir. Yanı kısasta bedel olma ameliyesi vardır. Bu sebepten kasten Adam öldürmede kısas; Öldürmenin misli ikinci bir öldürmedir. Yani öldürülene mukabil katil de öldürülür. Düşünün bir kimse, insan öldürdüğü takdirde, kendisinin de “kısas” yolu ile öldürüleceğini düşünürse, tefekkür ederse az da olsa kendini ferinler ve insan öldürmekten vazgeçer, bu durumda her ikisi de hayatta kalır.

Kısas ’ta kesinlikle caydırıcılık vardır. Kısası İnsanlar kendileri kendi isteklerine göre uygulayamazlar. Kısas sahipleri inin isteği doğrultusunda kısası devlet uygular. Kısasın uygulandığı Otoritelerde suç oranları büyük oranda düşer. İslam şeraitine göre Kısas; kasten ve taammüden insan öldürenler için uygulanır. Hata en olursa O zaman kısas değil, Diyet söz konusu olur. İslam şeraitine göre şekillenen Devlette “kısas” ve “diyet” sadece Müslümanlar için değildir. Zimmet akdini İmzalayan tüm gayri Müslimler için de geçerlidir. Yani Bir Müslüman bir zimmîyi öldürürse O Müslüman da zimmî karşılığında kısas edilir.

Günümüzde içinden çıkılmaz bir hal alan Öldürmelerin tek Müsebbibi Gayri İslami ve İnsani olan LAİK rejimdir. Laik rejim bir açıdan Cahili ve Cani bir rejimdir. Katil yetiştiren ve sokağa salan katil ve ideolojik bir rejimdir. İnsani haysiyet ve şereften, yüksek ahlaki ilkelerden ve manevi değerlerden yoksun olarak yetiştirdiği insanların yapmayacağı ve işlemeyeceği çılgınlık yoktur. Ama ne yazık ki Ülkemizde Aydın geçinen Kürt ve Türk Laik aydınlar bu gerçeği kabul etmez, hak ve hakikati görmezler. Çünkü aydınlarımız batının pisliklerini ithale memur, kafaları yiv tutmaz somuna dönmüş kör tapalar haline gelmişlerdir. Umumhane karılarının bakireliği ne kadar gülünç ise Aydınlarımızın aydınlığı da o kadar gülünçtür. Onlar için en iyi ortam suçların artığı ortamdır.

İDAM a gelince;

İdam Beşeridir. İdeolojiktir. Bu yüzden Biz Müslümanlar İdam’a hayır, Kısasa evet diyoruz. İdam; sınırsızdır, seviyesizdir, sahibi İnsandır, beşerdir. Ama kısasın sahibi Allah tır… Onunla hükmetmek kesin bir farz ve ibadettir. Çünkü kısas ilahidir. İdam genellikle siyasi mülahazalarla uygulanan temeli şirke ve zulme dayanan gayri İslami bir ceza usulüdür. Nitekim Adnan MENDERES Başta olmak üzere, şeyh Said ve İskilipli Atıf hocalar katil olmadıkları halde Ceberut Laik devlet onları idam etmişti. İdam cezasını devletler genellikle kendi otoritelerini sağlama almak için cebren ve hile ile uygularlar.

İdam; kişilerin mevki, makam ve yetkilerine göre şekil alan, bağlayıcı usul ve kaidesi olmayan, heva ve hevese dayanan bir öldürme şeklidir. İdamda öç alma vardır. Kin ve nefret vardır. Gelinen süreçte dikkat ederseniz günde onlarca insan öldürülmekte iken; kaypak ve ideolojik akıl tutulmasına yakalanan bindirilmiş ve indirilmiş kıtalar sadece kendi ideolojik hareketlerine mensup insanlar için sokağa dökülüp, nara ve hamasi nutuklar atarlar. Kana kan intikam derler. Bu söylem ve eylemler; İdam cezalarının ne kadar yanlı, yanlış ve ideolojik olduğunun göstergesidir. Bilimsel diye geçinen ve kitlelere dayatılan ideolojilerin “ilkel insan ve karanlık çağ” safsatası ve teorilerin ciddi hiçbir temelleri yoktur.

Bütün Felsefi ve ideolojik rejimler insana insanca bir değer vermezler ve veremezler. Çünkü Felsefi ve ideolojik sistemler İnsanı tanımaktan ve tarif etmekten uzaktırlar. Hatırlanacağı gibi Ülkemizde Laik zorba devlet tarafından yüzlerce masum, suçsuz ve günahsız insan ve Âlim yakın bir geçmişte idam edildi. Geçmişte devlet birçok insanı katil olmadıkları halde idam etmiş, Katil ve cani olanları ise af etmişti. Hal bu ki devletin böyle bir yetkisi olamaz. Benim babamı veya kardeşimi veya oğlumu öldüren kişiyi devlet ne hakla af edebilir?. Bu yüzden diyoruz ki; bu insanların yapacağı ve uygulayacağı idam cezalarını Demokles’in kılıcı gibi küfri ve cebri kanunlarını uygulamada kullanırlar. İdam ’da hak sahibi ve yetkili merci genellikle devlet iken, Kısas ‘ta ise hak sahibi öldürüleninin velisidir. Tabiî ki Öldürülenin velisi isterse kısası düşürüp diyet’e razı olabilir.

Kısasta hak ve yetki sahibi devlet değildir. Devletin kendi keyfine göre af etme, diyet alma veya kısas yapma hakkı yoktur. Yetki ve salahiyet tamamen Öldürülenin velisinin elindedir. İsterse kısas hakkını devlet eliyle kullanır. İsterse diyete razı olur ki bu diyet te 100 deve veya 200 sığır veya iki bin koyun veya 1000 dinar veya 10000 dirhem gümüştür. İsterse de Karşılıksız af edebilir. Yetki ve etki tamamen velinindir. Ama idam da böyle bir usul ve kaide yoktur.

 


YORUMLAR
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com