Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Cennet NEVA

İçimizdeki Işık


Cennet NEVA
20 Ağustos 2015 Perşembe 12:32

Sizlere bir evvelinde Rabbimizin bizim fizik bedenimizin içersine 19 Afetli nefs yaratıp bize verdiğini, bunun tamamen kötülüklerden ve karanlıklardan oluştuğundan bahsetmiştik. Karanlıklarla Oluşan bu nefsin birde zıddı olan yine fizik bedenimizin içersine, annemizden Dünya'ya geleceğimiz anda, yaradanımın bizlere bahşettiği nefesinden üfürdüğü (ruh) bedenimiz var. Bu ruh bedenimizde nefs bedenimizin tam tersini, yani aydınlıklarla ve iyi hasletlerle yaratılmış. Rabbimin nefesinden olduğu için asla bize kötülük emretmez. Aksine nefsimizin o iç sesi dediğimiz sesle hani birisi için sürekli bana niçin onu yapıyor, oda çok çirkin, falanında söyledikleri hiç güzel değil, diye bize sürekli şeytanla birlikte kötülüğü emreden, nefsimizin tersine, bize hayır öyle yapmasaydın, niçin vermedin diye sürekli iyilik telkin edende nefsin zıddı ruhumuzdur. Tabi ruhumuzun da 19 hasleti güzellikleri vardır. Bunlar sırasıyla şöyledirler: 

1-Sevgi, 2-İman, 3-Doğruluk,  4-Adalet, 5-Edep, 6-Kemalât,  7-Cömertlik, 8-Sükûnet, 9-İtaat, 10-Sabır,11-Tevazu, 12-kemalât, 13-Şükür, 14-Ketumiyet, 15-Hakikat, 16-Meziyet, 17-Vefa, 18 Samimiyet, 19-Tevhit

 

1- SEVGİ;

AL-İ İMRAN-119: 

(Ey! mü’minler) Siz öyle kimselersiniz ki; onlar, sizi sevmedikleri halde siz, onları seversiniz ve siz Kitab’ın bütününe îmân edersiniz. Onlar, sizinle karşılaştıkları zaman: “Îmân ettik.” derler. Ama tenhada, kendi başlarına kaldıkları zaman size olan öfkelerinden (dolayı), parmak uçlarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle ölün.” Hiç şüphesiz Allah, sinelerde olanı bilir. 

Karşılıksız çıkarsız o ne derse desin sadece sevgiyle yaklaşsanız, acaba bana hiç kötü bir şey yapmayan bu insana ben ne yapıyorum diye düşünmez mi size kötü davranan insan? Zaten sizin iyi davranışınıza kötü davranan şahıs, her yaptığını aslında size değil, kendi kaşığına, kendi kaderine yazılıyordur da farkında değildir.

 

2- İMAN; 

EN'ÂM-82:

Âmenû olan kimseler ve îmânlarını zulümle karıştırmayanlar, işte onlar (korkudan) emindirler. Ve onlar hidayete erenlerdir. 

 Kalben yarabbi bende senin sevgili kullarından olmak istiyorum diyen ve mürşide tabi olup nefs tezkiyesi yapan Amenu olmuştur, iman sahibidir.

 

3- DOĞRULUK; 

ANKEBÛT-3:

Ve and olsun ki onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah sadıkları da (doğru söyleyenleri de) tekzip edenleri de (yalancıları da) mutlaka bilir. 

İman eden biri yalanla işi olur mu? Bilir ki şah damarından daha yakın olan rabbi her anını biliyor. Bir gün her yaptığından hesap verecektir.

 

4- ADALET;

A'RAF-181: 

Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaleti (sağlarlar). 

Kimseyi kayırmak için doğruluktan haktan ayrılmaz. Tartıda sözünde, mirasında ve diğer her işinde adil, adaletli olur.

 

5- EDEB; 

FURKAN-63: 

Ve Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazuyla yürür. Ve onlara cahiller hitap ettiği (lâf attığı) zaman “selâm” derler. 

Büyüklerine ilim sahibi olanlara mahremlerine karşı her an her yerde o sözü hiç unutmaz. (Edep ya hu)

 

6- KEMALAT; 

KASAS-14:

Ve erginlik çağına erişip kemâle erdiği zaman, ona hikmet ve ilim verdik. Ve muhsinleri, Biz işte böyle mükâfatlandırırız. 

İnsanın bilgi ve ahlak bakımından güzelliği, olgunlaşması ki her halinden belli olur.

 

7- CÖMERTLİK, 

AL-İ İMRAN-134: Vallâhu yuhibbul muhsinîn (muhsinîne). 

O (takva sahipleri) ki; bollukta da, darlıkta da (Allah için) infâk ederler (ihtiyaç sahiplerine verirler). Öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah, muhsinleri sever. 

Onlar bilirler ki her nimetin Rabbimden olduğunu hiç bir şeyin Allah için vererek eksilmeyeceğini. 

 

8- SUKÜNET; 

FETİH-4: Mü’minlerin kalplerine, îmânlarını îmân ile arttırsınlar diye sekîneti indiren, O’dur. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Ve Allah; Alîm’dir, Hakîm’dir. 

Ahlak ve terbiyelerini hiç kaybetmeden işin sonunu sabırla beklemeyi bilirler.

 

9- İTAAT; 

ENFAL-46: 

Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin, niza etmeyin (anlaşmazlığa düşmeyin), yoksa zayıf düşersiniz ve kuvvetiniz (elinizden) gider. Sabredin. Muhakkak ki; Allah, sabredenlerle beraberdir. 

Söz dinlerler verilen emri, sorgusuz sualsiz yaparlar ve çok sevilir böyle kişiler.

 

10- SABIR; 

SECDE-24: 

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk'ul yakîn seviyesinde) yakîn hâsıl etmiş oldukları için. 

Yoksulluk, acı, haksızlık karşısında Karşılık vermeden neticeye dek beklerler.

 

11- TEVAZU; 

FURKAN-63: 

Ve Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazuyla yürür. Ve onlara cahiller hitap ettiği (lâf attığı) zaman “selâm” derler. 

İnsanın kendisini kulluk mevkiine koyması ve kimseye  karşı kibirli ve gururlu olmamasıdır.

12- KANAAT; 

 

NAHL-30: 

Ve takva sahiplerine: “Rabbiniz ne indirdi?” denildi. “Hayır (güzellikler).” dediler. Ahsen olanlara (iradesini Allah'a teslim edenlere) bu dünyada haseneler (iyilikler, güzellikler, sevaplar, pozitif dereceler) vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Ve gerçekten muttakilerin yurdu ne güzeldir. 

Yeterinden fazlasını istemez elindekiyle yetinir.

 

13- ŞÜKÜR:

İBRÂHÎM-7:

Ve o zaman Rabbiniz size bildirmişti ki; eğer şükrederseniz (ni’metlerinizi) artırırız, eğer küfredenlerden olursanız muhakkak ki azabım şiddetlidir. 

Bütün nimetleri verenin Allah olduğunu bilir ve teşekkür eder şükreder.

 

14- KETUMİYET; 

NİSA-83: 

Onlara emniyet veya korku haberi geldiği zaman onu açıklarlar. Eğer o haberi Resûl’e ve kendilerinden olan ulûl’emre iletselerdi (açıklamasalardı), o haberi çıkaranlar, ne olacağını elbette onlardan öğrenirlerdi. Ve Allah’ın fazlı ve rahmeti üzerinize olmasaydı, pek azınız hariç şeytana uyardınız. 

Ağzı sıkıdır bir kale gibi verilen onda kalır asla kimseye ölse de söylemez.

 

15- HAKİKAT; 

İSRÂ-81: 

De ki: “Hak geldi, bâtıl zail oldu (yok oldu). Muhakkak ki bâtıl yok olacaktır (yok olmaya mahkûmdur)

Yani Allah’la ahdim üzere şeriate uyarım fakat şu andaki halim Allah’a giden yol üzerinde istikrar üzere oluşumdur. Varacağım nokta ise Hakikat’tir çünkü bu bana ezelden nasip olmuştur.

 

16- MEZİYET; 

FURKAN-64: 

Ve onlar, geceyi Rab’lerine secde ve kıyam ederek (ayakta durarak) geçirirler. 

FURKAN-72: 

Ve onlar yalancı şahitlik yapmazlar. Ve boş sözle karşılaştıkları zaman vakarla (kerim olarak) geçip giderler. 

İnsanı başkalarından üstün yapan hal davranış biçimidir.

 

17- VEFA, 

MUTAFFİFÎN-2 Onlar, ölçerek satın aldıkları zaman insanlara vefalı davranırlar (dürüst olup tam ölçerler). 

İyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık verme demektir.

 

18- SAMİMİYET; 

FUSSİLET-34:

Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. 

Dışa dönük olma içten verici yapıcı olma hali.

 

19- TEVHİD; 

ÂLİ İMRÂN-103:

Ve hepiniz, Allah'ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki ni'metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O'nun (Allah'ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

Birleşmek tek hakikate Allah'a ve onun buyurduğu ve bizim insanoğlunun kullanma Kılavuzu'na (Kur'ân-a) eksiksiz uymak ve tasdik edip hayatımıza geçirmektir. Allah’ın ipine sımsıkı sarılıp doğru (HAK) yoldan ayrılmamak dileklerimle…


YORUMLAR
  • yorum2016-01-27 08:27:02mehmet orhan

    hocam allah razı olsun güzel konular yazmışın.allahın dinine kalemin yardım ediyorsun.

Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com