Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
Emin YAPRAK

Hz.İbrahim’in Kıyamı ve Babası


Emin YAPRAK
31 Mayıs 2016 Salı 13:40

 

Peygamberlerin atası ve babası olan Hz.İbrahim, doğru sözlü olduğu, güzel sözlerle muhataplarıyla konuştuğunu Kur’an ifadesiyle tanımaktayız.

Meryem suresinde zikredilen en önemli konulardan biri, Hz.İbrahim’in babası ile aralarında geçen konuşma ve tevhid mücadelesinin nasıl sürüp gittiğidir. Tevhid mücadelesinde aşırılığa ve kabalığa yer olmadığı dillendirilmekte ve güzel bir üslup bize bildirilmektedir.

           “Kur'ân'da İbrahim'i(n kıssasını da) an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi.”[1] Peygamber kıssalarının, öyküden farklı gerçek tarihi olaylar olmasına rağmen, bilgilendirmenin yanı sıra tedip, ibret, ders alınması gereken olaylar olarak dile getirilmektedir. Kronolojik olarak zikredilen, sadece bilgilendirme amaçlı kıssalar değildir. Kıssanın en güzel özelliği gerçek olaylar olarak zikredilmesi ve ibret alınmasıdır. İşte o tarihi olaylardan biri olarak da Hz.İbrahim, kavmiyle tevhid mücadelesinde bulunarak, Hanif anlayışının temsilcisi ünvanını bulunduran Peygamberlerin atası olarak zikredilmektedir. Onun gayesi insanların taptıkları putları kırmak, tağuti düzenleri yerle bir etmek, geçici dünya saltanatını insanlara hatırlatıp, kalıcı olan saltanatı insanlara göstermek ve tevhidi mücadeleye sımsıkı sarılmalarını sağlamaktır.

“O, bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"[2] En güzel mücadele şeklini, puta tapan, put imal eden babasına saygıda kusur göstermeden mücadele ile onu ikna etmek ve onu bu yanlışlıktan vazgeçirmeye çalışmaktır. Görmeyen, işitmeyen ve insana herhangi bir faydası olmayan bu taş parçalarına niçin tapıyorsun? Saygılı bir dil kullanarak, incitmeden ve onun adeta beynine inecek noktayı tespit ederek ona yaklaşmaktadır. Onu kırarak, alçatarak yaklaştığında onun daha şiddetli bir yaklaşım gösterebilecek ihtimalini göz önünde bulundurmaktadır.

"Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni doğru bir yola eriştireyim."[3] Sevgi ve saygıyla hitap edilen babaya karşı, sana gelmeyen, sende olmayan bir ilim ve bilgi kendisine geldiğini, bu özelliğinden dolayı yanlış yoldan vazgeçip, İbrahim’i dine uyması gerektiğini dile getirmektedir. Farklılığını ortaya koymakta ve vahiy aldığını belirterek onu ikna etmeye çalışmaktadır. Kendinden konuşan biri olmadığını, Allah tarafından kendisine ilim verildiğini belirterek onu ikna etmeye çalışmaktadır.

"Babacığım! Şeytana tapma, çünkü şeytan Rahmân (olan Allah)a âsî oldu."[4] Puta tapmak, Allah dışında bir şeyler kabullenmek, şeytana tapmakla eşdeğer kabul edilmekte ve böyle bir fiili yapmaması gerektiğini söylemektedir. Allah dışında tapılan her şey, kabul edilmemektedir. Şeytan, kendi heva ve hevesi olarak da kendini gösterebilir. Bunu yaptığında da yanlışlıkları sergilediğini görebileceğini söyleyerek, insanın her konuda ikna olmaya ihtiyacının varlığını belirtmektedir. Şeytana tapan bilecek, o Rahman’a baştan beri, Hz.Adem olayında olduğu gibi isyanı tercih etmiş ve böylece dışlanmasına sebep olmuştur. Doğru olan gerçek bilgi ile Allah’ın üstünlüğünü kabul etmek ve O’nun dışında hiçbir şeye tapmamaktır.

"Babacığım! Doğrusu ben korkarım ki, sana Rahmân'dan bir azap dokunur da şeytana (cehennemde arkadaş) olursun."[5] Eğer bu yanlış yolda devam eder, puta tapar, şeytanın isteklerine boyun eğersen Allah’ın azabına düçar olabilirsin. Böylece cehennemde şeytanın arkadaşı ve yaranı olursun. Gerçek davranış ve tutum hak yol üzere olup, şeytani isteklere ve arzulara başkaldırmak ve onları kabul etmemektir.

“Babası "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçekten veya söz ile- sana taş atarım). Haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.”[6] Babası taptığı ve değer verdiği putlarına tapmaktan vazgeçen oğlunu bu davadan vazgeçirmeye çalışmakta ve kendi inandığı çizgiye çekmek istemektedir. Sevilen ve tapılan ilahlara karşı saygısızlık kabul edilemez. Onlardan yüzçevirip başkasına tapmak kabul edilemez olarak algılanmaktadır. Bunun cezası da taşlanmaktır. Recm cezası, işlenen en büyük suçun cezasıdır. Taşlanmak sadece gerçek anlamda taşlanarak öldürülmenin yanı sıra söz ile eleştirilmek, yerilmek yapılan yanlışlığın cezasını vermek olarak algılanmaktadır. İnsanların birbirlerini taşlaması mecazi anlamda, yanlışlıklarını dillendirip ondan vazgeçirme için yapılan tartışma biçimi olarak değerlendirilebilir.

Hz.İbrahim, halim ve yumuşak karaktere sahip olduğunu, babasının taşlamasına karşı dik durup ve hoşgörü ile yaklaştığını, onun için Rabbinden mağfiret ve bağışlanma dileyeceğini, Allah’ın selamı ve esenliğini dileyeceğini söyleyerek, onu yatıştırmaya çalışmaktadır.

“İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."[7]

Çünkü Rabb, bağışlanması çok olan ve lütufta sınırsızlığı olandır. O yapılan yanlışlıları affederek, bağışlanma yolunu açarak, her türlü yanlışlığın hal çaresi olabileceğini belirtmektedir.

Rabbin üstün özelliklerinden dolayı, babasının yanlışlıklarından uzaklaşıp, Rabbe kulluk etmek, onun yüceliğini kabullenmek, yalvarıştan mahrum kalınmayacağını ve mükafattan azade kalınmayacağını göstermek bahtiyarlığın zirvesi olarak telakki edilebilir.

Allah dışında tapılan her şeyden uzaklaşmak Hanif Dininin temeli, tevhidin yegane sebebidir. Müslümanlık her yönüyle Rabbe ve onun emirlerine teslim olmaktır. Rabbe teslim olmak, O’nun dışındaki her şeyi inkar etmekle olur. Tevhid “La” ile başlayıp, ilahların hepsini dışladıktan sonra “illa” ile “ALLAH” tek kabul etmek, birlemek esası üzerinde devam etmek ile gerçekleşmektedir.

"Ben, sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden çekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım."[8]

Bunu ifade ile söylemekle yetinmeyip, onlardan eylem bazında uzaklaşmakta ve bildiği doğru yoldan ayrılmamaktadır. Kavminden bu yanlış inanışları dolayısıyla ayrılmakta ve Rabbin emirlerine boyun eğmektedir. Bu yapılan eylemden dolayı, ona iki evlat İshak ve İshak’ın oğlu olan Yakup’u ihsan etmekte ve onları da Peygamber olarak kavimlerine göndermektedir. Ortadoğu’nun bu kasvetli ve çok Peygambere ihtiyaç duyan eylemlerine karşı tevhidi eylemi gerçekleştirmektedir. Ortadoğu en fazla Peygamberin gönderildiği, kargaşa ve bozgunculuğun eksik olmadığı bir alan olarak görülmektedir tarih sahnesinde.

Kıyamı, en güzel şekilde icra eden, tağuti düzenlere başkaldıran, küfrü inkar eden ve dışlayan bir anlayış ile isyanını dünyaya duyurmaktadır. Ordadoğu’nun neresinde olduğu tam anlamıyla bilinmeyen, kimisine göre Şanlıurfa’nın, kimisine göre Irak’ın Basra şehri yakınlarında Ur şehrinin harabeleri İbrahim’i sahiplenir, kendi bölgelerine gönderilmiş bir Peygamber olarak belirtirler. Hatta Şanlıurfa’nın Balıklıgöl ismiyle meşhur olmuş olan alan Hz.İbrahim’in ateşe atıldığı alan olarak dillendirilir ve Dünya’nın değişik yerlerinden insanlar o duygu ile ziyarete gelirler.

“İbrahim, kavminden ve onların Allah'tan başka ibadet ettikleri şeylerden uzaklaşınca, biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakup'u ihsan ettik. Ve hepsini de peygamber yaptık.”[9]

“Biz onlara rahmetimizden lütuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde güzel ve yüksek bir övgü verdik.”[10]

İşte yapılan bu tevhidi mücadele sonucu hepsi lütuflarla karşılandılar ve övgülerle günümüze kadar yadedildiler. Her toplum onları kendilerinden zikrederek, üstünlüklerini dile getirdi. Kötülerden uzak kaçarak, iyilerden olmaya çalıştılar. Onların hep iyi olarak zikredip, övdüler, rahmetle dile getirdiler.  Onların bu üstün karaktere sahip eylemleri ve kıyamları övgülerle dillendirildi. O güzel ve üstün özelliklere sahip olan kutlu insanlara selamların en güzeli gönderildi. Kötülük sahipleri, tağutlar ve belamlar ise lanetle hep dile getirildiler.

 

 

[1] Meryem:41

[2] Meryem:42

[3] Meryem:43

[4] Meryem:44

[5] Meryem:45

[6] Meryem:46

[7] Meryem:47

[8] Meryem:48

[9] Meryem:49

[10] Meryem:10


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com