Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

HİTAP ETMENİN SAYGINLIĞI


13 Ekim 2011 Perşembe 16:15
Çok kültürlü, uygarlıkların harmanlandığı, dillerin birbirinden etkilendiği bir coğrafyada yaşamamıza rağmen, toplum olarak birbirimize nezaketli davranmadığımız gibi, hitap şekillerimizde; aile içinde olduğu gibi, sokakta iş yerinde kahvede, alış verişte aynı telaffuzların kullanıldığına rastlıyoruz.

Özellikler son dönemlerde, esnaf arasında, pazar yerlerinde  "hacı," resmi dairelerde de "hoca" hitap etmeler oldukça yaygın bir hal almış. Benim en üzüldüğüm bu iki kelimenin söylenmesi. Parası olan hacca gider, tahsil yapanda hoca olur. Ama adam hacılığı bir paye olarak kabul edildiğinden çocuklar bile kendiyle arasında yaş farkı olan insanlara ya "hacı" ya da "hoca" şeklinde hitap ediyor. Bu da insanların etik değerleri nasıl alaşağı ettiklerinin ifadesi olsa gerek.

Bazen; abisi, birader, kardeş, alo, Heyy, bakar mısın, ağe, hemşerim, yeğen, delikanlı, hanımlar için ablası, bayan, bacı hitap şeklerini duyuyoruz, duymasına ama elden ne gelir. Bunun en çok kullanılmasında "argo" dediğimiz dilin, kenar mahalle yakıştırmaların çokça konuşulmasından ileri gelmektedir. Bu hitap şekilleri yörelere göre de kendine yeni bir şekil, telaffuz ve kimlik taşır.

Aslında bu şekilde hitaplar, seslenmeler, saygı anlamından ziyade bir laubalilik ve kabalığa kaçtığının farkında değiller. Ama onlara göre belki de bildikleri en güzel kelime ve saygının ifadesidir.  Toplumda her gün bu hitap şekillerine ve kimi zaman gösterilen tepkilere rastlıyoruz.

Bir gün adliyede bir vesileyle, bir davayı dinleyici olarak katılmıştım.  Suçlanan kişi ha bire hâkime hanıma, "hanım abla" diye hitap ediyordu.  "Hâkime Hanım" denmesi için onu ikaz etmesine rağmen, o söylemini sürdürdü.
Eminim suçlu kendine göre en güzel kelimeyi kullanıyordu. Hanım abla kelimesini belki de ilk olarak kullanıyordu. Hâkime Hanıma yaranma, masumiyetini gösterme adına olduğu kesin...

Hele  "yaho", ya da "yoğlo" telefondaki "söyle" demeler yok mu? Hitap ve cevap şekilleri insanı kahrediyor… Bir zamanlar okuma yazma bilmeyen ama saygıda kusur etmeyen, faytoncuların, at arabacılarının "sakının, sakın" gibi kelimeleri telaffuz ederken şimdiki seslenmelere bakınız.
Hooop!… Gözünün önüne baksana! hayde! Hatta yalnız Türkçe yetmez, Kürtçe "veda", Arapça "veğır" deyip seslenmeler insana verilen değerdi. Şimdi çalınan kornalarla insanların sağır, aptal görürcesine koparılan gürültüler insanı ne kadar da huzursuz etmektedir.

İnsan ilişkilerinde ve özellikle resmi ilişkilerde, insanların hitap şekillerinde insanlığın erdemini yücelten medeni söylemlerin, görgü ve nezaket kuralları içerisinde kullanılması toplumsal barışa, huzura, komşu ilişkilerine büyük yararları olduğuna inanıyorum.
Uyulması gereken kaide ve kurallar manzumesi yaşamsal alanda sürekli ihtiyaç ettiğimiz söz ve davranışlar bizleri mutlu etmektedir. İşlene, işlene, en güzel şekli insanlar arasında,  oluşa ve alışa gelen yaşamsal alandaki hitap, görgü ve nezaket kurallarının, toplumsal döngünün beraberinde getirdiği ifade ve kavramlardır. İnsanların bu hitap şekilleri ile birbirlerine karşı kullanarak saygı ve sevgi gösterisinde bulunmak olduğu anlamındadır.
Adam kavramları yeni öğrenmiş olacak ki kendisiyle alış veriş eden adama "arz ettiğin gibi " deyince; adam tahsilini, kültür seviyesini güzellikle anlattı, yaşını söyledi. Ukalalık yapan adama dönüp; "ben sana arz etmem, etsem, etsem emrederim. Çünkü sen mal satıyorsun bende alıcıyım."  Adam ne uğradığını şaşırdı, heyecanlandı, özür diledi.  Bir yerlerden duymuştu. Arz etmenin, buyur demenin, istirhamın, ricanın ne anlama geldiğini kendisini anlatılınca anladı.

Konuşmanın hitap şeklinin bir edebi vardır. Bunu belirleyen bir kaide kural olmamasına rağmen insanlığın doğuşundan bu güne kadar kaide ve kurallar saygı ve sevginin bir eseri olarak toplumun içinden yoğrularak en güzel şeklini alarak bu güne kadar gelmiştir. 

Aslında bizler tüm güzel kelimeleri biliyoruz. Saygının ifadesi olan en güzel hitap şeklinin de ne olduğunu anlıyoruz.  Ancak o ilkel benliğin, müsveddeliğini üstümüzden atmadığımız kurreliğin ağalığın kırsaldaki benliği, lümpenlik bizleri bu güzelliklerden bu nazenin davranışlardan bizleri alı koymaktadır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com